Ayşe ÜNÜVAR

Ayşe ÜNÜVAR

42ayseunuvar@gmail.com

KALBİNLE DİNLE YOKSA GÜRÜLTÜDÜR DUYDUKLARIN!

   KALBİNLE DİNLE YOKSA GÜRÜLTÜDÜR DUYDUKLARIN!

Dinlemeyi ne vakit öğrenecektik? Ya da anlamayı! Birbirimizi görmeden duymadan hem de kalbin aklıyla dinlemeyi ne vakit nasip edecekti Yaradan bize? Suskun kaldık, üzüldük, yaralarımız derinleşti diyelim, istemez miyiz birileri tutsun elimizden? İsteriz elbet! Herkes ister. Hepimiz isteriz. İsteriz ki sevelim, sevilelim, anlaşılalım her sedirde yerimiz olsun, her davete icap edelim, herkese selam verip herkesin selamını alalım… İstedik ama olmadı! Olmuyor işte! Peki neden? Neden bu kadar uzaklaştı insanlar birbirinden? Mesafeler git gide ıraklaşırken bizi bize ne yaklaştıracak diye soruverdi aciz gönlüm ve kendi sorumun cevabını aramaya koyuldum…

Biz yeterince dinlemiyorduk birbirimizi. Dinler gibi yapıyorduk. Ya da kulak kesiliyorduk sadece. Oysa gönül kesilirdi eskiler. Gönül ile dinler gönül ile anlar gönül ile duyarlardı. Gönül ki Yaradanın evi, gönül ki derleyip toplamamız suyun en durusuyla yıkamamız gereken yer. Ne vakit kaybettik onu ne vakit yıkamayı durulamayı eğitmeyi unuttuk o vakit öldü gönlümüz. O vakit öldü insan. O vakit öldü ruhumuz yaşayansa bedendi idrak edemedik…

Lakin Allah dedi ki kalk kurtar gönlünü doğrularla hemhal et ki yaşayasın yaşatasın varlığın her rengini kendin bilip sevesin! Peki nasıl yapacaktık bunu, nasıl durulayacaktık gönül dediğimiz evin pasını pisini? Elbette varlığın her halini gönül ile dinleyerek. Aracısız mesafesiz can kulağıyla…

 Dinle o halde!

Kalbi, ruhu, taşı, ağacı, kuşların kanadında ki uçuşun sesini, yağmurun toprağa ilk değişini, taze bir çocuğun ağlarken gülüverişini, aşkın kanatsız gelişini dinle!

Dinle; Yıldızların karanlıkta ki zarafetini, suyun akışında ki manayı dinle. Okumadan okunmanın sırrını dinle! Seven kalbin ağır adımlarla bekleyişi dinle, gelmeyecek olana yakılan ağıtlarda ki yangıyı dinle. Dinle duyulacak öyle çok şey var ki öylesine vazgeçip hissetmeden geçip gittiğimiz şey. Duy onları. Dinlemeden duyamazsın işte! Kalbin son atışını dinle! Şehidinin ardı sıra ağlayan ananın sükût halini dinle! Sevmeyen kalbin taş kesilmiş oyuklarında saklanmaya kalkan minik bir serçenin çığlığını dinle!

Neden dinleyemiyorsun? Neden dinleyemiyorum? Duymayı kulağa bıraktık da ondan. Sen ey insan aç kalbini onun hürmet eden Hak’ı bilen haliyle dinle yarattığı her şeyin sesini. Bil ki her oluşun bir oluş sesi var. Bil ki sessizliğin sesinde saklı aşk bile… Vazgeç dünyanın o angarya sesine kulak kesilmekten gel beni duy ve kalbin ile gönlünün sesini dinle; Duyacaksın! Diyecek ki sana; Manâsı derin olanlar olmamışların habercisidir. Eğer hakikate yaklaşmak gibi bir derdin var ise kulak değil gönül kesil; Evrene insana oluşa ve de olmamışa. Dinleyince anlayacaksın bu güne kadar duydukların gürültüden ibaretti ve insan ruhu gürültüden değil evrenin sesinde ki müzikten tat alır… Öyle ise aç kalbini su sesinde duyduğun her şey bir olup aksın gönlüne ve sen gönlünün tüm tortularından kurtul böylece o vakit hakikat daha bir dokunacak gülkurusu hayallerine…

          Kalbî Selam İle…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

    

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 146
Bu Ay : 20327
Toplam : 39469

Son Eklenen Firmalar

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI

Ay Nakliyat

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: Medya İnternet