Samet Pelen

Samet Pelen

sametpelen@hotmail.com

Hocalı katliamı

HOCALI KATLİYAMI!

“...Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.”[MaideSuresi,32.Ayet]

Tüm dinlerde masum insanların katledilmesi, insanlığın yok edilmesine eşdeğer bir günah olarak kabul edilmiştir ve her birimiz Allah ve insanlık karşısında adaletin sağlanması adına sorumluyuz.

Dün olduğu gibi bugün de, Dünyanın büyük  sahnesinde ve sahnelenecek oyunda, karanlık  güçler figüran  bulmakta  hiç  zorlanmadılar. Bazı devletlerin ve milletlerin  oynayacakları  roller yüzyıllarca önce  biçilmiş, ya da  zorla  verilmiştir. Bizim coğrafyamızda rol verilen milletlere baktığımızda Ermenileri, İsrail’i ve Yunanlıları görürüz. Dünyadaki fitne ve fesadın merkezleri bilinirken biz doğulu halklar, hep bu üç figürana kızıp dururuz.Bu yazımda, bu figüranlardan biri olan Ermenilerin yapmış olduğu Hocalı katliamını insanlığa hatırlatmış olacağız.

26 Şubat Hocalı Katliamı’nın yıldönümü. Ne olmuştu Hocalı ‘da? Yatıp kalkıp 'Ermeni soykırımı' diyenler hatırlamakta zorlanabilir ama biz unutmadık unutma ya da niyetimiz yok! Bu gün İslam düşmanlığı yapanların, dünyayı kandırmaya çalışanların hile, tuzak ve iğfalleri fark edilerek oyunlarının bozulması milli, tarihi ve insani bir görevdir.

1992 yılında 25 Şubat'ı, 26 Şubat'a bağlayan gecede Hocalıda yapılan katliamın sadece Türk milletine değil insanlık âlemine yapılmış bir suç olduğu gerçeğinden yola çıkarak o gece nelerin yaşandığını hatırlamaya çalışalım.

Ermeni güçlerinin 1991'in sonlarına doğru ablukaya aldığı Hocalı, 936 kilometrekarelik alana sahip, 2605 ailenin, toplam 11 bin 356 kişinin yaşadığı bir kasabaydı. Aralık 1991'de Karabağ'ın başkenti olarak kabul edilen Hankendi şehrini işgal eden Ermenilerin bir sonraki hedefi, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı'yı ele geçirmekti.

Hocalı'nın etrafındaki bütün köy ve yolları tek tek ele geçiren Ermeni güçleri, kasabanın diğer illerle karayolu bağlantısını kesti. Hocalı'nın diğer bölgelerle tek bağlantısı olan helikopter ulaşımı, 28 Ocak 1992'de Şuşa Ağdam seferini yapan helikopterin Ermeniler tarafından vurulmasıyla ortadan kalktı. Bu olayda çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 44 sivil hayatını kaybetti.

Ocak ayının başlarından itibaren elektrik enerjisi de kesilen Hocalı'nın savunması sadece hafif silahlara sahip yerel savunma güçleri ve az sayıdaki milli ordu askerinden ibaretti. 25 Şubat 1992'den itibaren Hocalı'ya saldırıya başlayan Ermeniler, bölgede bulunan Sovyet ordusuna bağlı 366. Zırhlı Alayı'nın bütün araçlarını kullanarak şehri iki saat boyunca top ve tank ateşine tuttu. Saldırıdan bir gün sonra ise hafızalardan yıllarca silinmeyecek olan "Hocalı katliamı" ortaya çıktı.

Resmi verilere göre, Hocalı katliamında savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulurken, Ermeni güçleri 1275 kişiyi rehin aldı. Bunlardan 150'sinden haber alınamadı. Esirler yıllarca uluslararası kurumlardan gizli olarak köle gibi çalıştırıldı. Hatta esir kadınların fuhşa zorlandığı haberleri alındı…

Tarihi, ansiklopedik bilgileri uzatmak mümkün.  Bir köşe yazısının boyutlarını zorlamamak adına bu kadar ile iktifa edelim.

Şüphesiz Hocalı stratejik bir amaç olmaktan ziyade, bir öç alma eylemiydi.(Tıpkı soy ismi Öcalan olup, bebek katili olarak anılan birinin, Kürtlerden; sözüm ona, katledilen Ermenilerin öcünü alması gibi!) Hocalıda yaşananlar insanlık tarihi için büyük bir utanç, uluslararası hukuka göre, insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamındadır. Bu katliam, insanlığın bugün ve gelecekte dersler çıkartması ve bugüne kadar gösterdiği  /gösteremediği tepki konusunda bir vicdan muhasebesi yapması gereken önemli bir olaydır.  Bu katliamın kurbanlarının çektikleri acıların tüm dünya halkları tarafından anlaşılması gerekmektedir.

Bu ve benzeri katliamların bir daha yaşanmaması için; Yeni neslin tarih bilincinden, milli ruh ve heyecandan yoksun bırakılmaması gerekir. Batının yürüdüğü yollara ayak basalı, kendi yürüyüşümüzü yeni nesillere unutturduk. Öyle ki geriye dönüp baktığımızda tarihteki izlerimizin silindiğini bir milletin hafızasının formatlandığını gördük! Yabancı kafasıyla bakmaya ve düşünmeye başladık ve böylece mazlumu zalim, zalimi mazlum gördük!

Geleceğinden emin, kendine güvenen, kimliğini bilen, yaşadığı coğrafyanın farkında olan gençlerimiz bu milletin geleceğidir şüphesiz. Milli kimliğimizi ve bilincimizi yaşatmak, düşman oyunlarına fırsat vermemek için millet olarak birliktelikle diriliş ve direnişe geçmeliyiz!

Bugünde İslam dünyasında süregelen, Şahit olduğumuz katliamlar var. Ortadoğu kan ağlıyor, İslam dünyası perişan. Mısır, Irak, Suriye, Myanmar ve Doğu Türkistan'dan, her gün katliam, gözyaşı haberleri geliyor. Ne yazık ki uluslararası medya kuruluşları, Suriye, Mısır, Myanmar ve Doğu Türkistan'da akan kanı görmüyor, görmek istemiyor veÜç maymunu oynuyorlar.

Ayaklarımızın sağlam basabilmesi için geçmişte yaşananları iyi bilmemiz gerekir.Yalanı üretmek için büyük çaba gerekmiyor. Asıl zor olan yalanı teşhir etmek, yalancıların ipliğini pazara çıkarmaktır. Hocalı, bu yüzden çok önemlidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 455
Bu Ay : 1710
Toplam : 1710

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom