Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Karlov'a suikastın bozamayacağı üçlü zirve

KARLOV’A SUİKASTIN BOZAMAYACAĞI ÜÇLÜ ZİRVE VE GÜÇLÜ İRADE


Türkiye’nin Rusya ve İran’la yoğun görüşmeler sonrasında Halep’te abluka altına alınmış sivillerin güvenli yerlere tahliye edilmeye başlanması, sağlanan ateşkes anlaşmasının kapsamının genişletilerek yaygınlaştırılma çabaları ve en nihayet Suriye’de kalıcı bir barış için masaya oturma iradesinin fiiliyata geçirilmesi ile Rusya’nın Ankara Büyükelçisine yapılan suikast arasında doğrudan bağlantılar vardır.
 

Moskova’da üçlü görüşmenin yapılacağı sabahın önceki akşamında yapılan bu suikastın zamanlaması, seçilen hedef ve yapılma tarzı bakımından son derece profesyonel bir eylem olduğu açıktır. Suikastı yapan terörist, tam manasıyla adanmış, inanmış bir kişidir. Başka türlü olamaz. Hele bu kişinin FETÖ örgütüne bağlı olması, bireysel iradeyle yaptığı gibi başka seçeneği ortadan kaldırıyor. Çünkü bu örgüt mensuplarının kendi yararlarına bile olsa iradeleriyle hareket etmedikleri, edemedikleri, kendi zararlarına bile olsa göz kırpmadan verilen talimatları yerine getirdikleri, getirecekleri bilinmektedir. Bunlar, hem angut hem de mankurttur. Bu kişiler, hemen her örgüt elemanı gibi beyinleri kilitlenmiş, korkunç bir teslimiyetle benlik ve kişiliklerini yok etmiş adamlardır. Bu aşamadan, bu psikolojik ve ruhsal sapmadan sonra bu insanları tanımlayacak en isabetli tarif, doğrudan Fethullah Gülen’e tapmakta olduklarıdır. Kendini feda etme derecesinde adanmış fedaileri, belli aşamalardan sonra doğrudan CIA ve Mossad yönlendirmekte, yönetmektedir. Bu kapsam ve organizasyon içinde Fethullah Gülen de kendine verilen rolü oynamaktadır. Yani tepeden tırnağa bu yapı içinde hemen herkes, bu gizli bu karanlık servislerin görevlileridir.
 

Görevliler, zamanı geldiğinde görevlerini yaptılar, yapıyorlar. Bu ‘hizmet’ ehli, bulundukları her kademede efendilerine işte böyle ‘hizmet’ ediyorlar. Bu hizmetin amacı, millete hezimet yaşatmaktır. FETÖ’yü bu bağlamda düşünmelidir. Açık bir dille söylüyorum: Muhtemelen bu suikastı CIA, Mossad veya ikisi birlikte planlamıştır. Bir önceki yazımda, ‘Fesadın asıl odağı Siyonizmdir.’ derken yaptığımız tespitin bir gün bile geçmeden bizi haklı çıkaracak bir olayla doğrulanması ilginçtir. İlginç olan veya aslında ilginç olmayan, kendi kurgularını bozacak her bir gelişmenin engellenmek, sabote edilmek istenmesidir. Bu terör saldırısının amacı da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Eylem, görünürde FETÖ’ye ihale edilmiştir. Terörü, amacına ulaşmak için yeni savaş aracı olarak kullanmak gibi kanlı, kirli bir yol seçen Siyonist odak, emrindeki her bir terör örgütünü değişik yer ve amaçlarla kullanmaktadır. Tam da bölge barışı için güçlü bir iradenin ortaya konduğu, konulacağı bir sırada Rus Büyükelçisine suikast yapılarak masa dağıtılmak veya hiç olmazsa taraflar arasında bir güven bunalımı yaratılmak istenmiştir. Şiî-Sunnî çatışması kışkırtılırken, iki hassasiyeti temsil etme durumundaki güçlerin konuşma yolunu seçmiş olmaları, Siyonistleri delirtmeye yetmiştir diye düşünüyorum.
 

Artık bu olaylar, ‘kör gözüne parmağım’ açıklığı ile devreye sokulamaz. Emperyalist komplocular, kendilerini akıllı, başkalarını aptal sayma pis huylarından vazgeçmelidir. Ayrıca bundan böyle şimdiye kadar bir şekilde görme yetenekleri zayıflatılmış kitlelerin, milletlerin gözleri açılmıştır. Büyü bozulmuştur, bozulmaktadır. Bunların işgal ve egemenlikleri, evvela zihinlerde, algılarda yıkılmıştır; yıkılmak üzeredir.
 

Bu saldırının bizce birinci sorumlusu, ABD ve CIA’dir. Değilse bile FETÖ elebaşını Pensilvanya’da korumakla bu suça ortak olmakta, suçluları korumaktadır. Eğer ABD aksini iddia ediyor, aksi bir tutumu benimsiyorsa iyi niyetini göstererek Gülen’i hemen iade etmelidir. İade etmediği her gün dünyanın her yerinde sıkışacaktır. Uçağının düşürülmesi ve bu olayla birlikte Rusya ile aramızın kasıtlı olarak açılmak istenmesinin anlaşılmasından sonra FETÖ ile mücadele Rusya’nın etkili olduğu alanlarında daha açık, sorunsuz ve sert devam edecektir. Çok yakında özellikle Asya ülkelerinde FETÖ’nün kökünün kazındığını göreceksiniz. Düne kadar bu örgütün, meselâ Kırgızistan gibi yerlerde az çok tehlike yaratma potansiyeli vardı. Bu saatten sonra kalmamıştır.
 

ABD ve İsrail, bütün engellemelere ve her şeye rağmen Türkiye’nin hem sahada hem de diplomatik alanda başarısını engelleyememiştir. ABD, İsrail’in önünü açmak için yıkıma ve kıyıma dayalı bir politika izlemiştir. Sorunu çözecekmiş, çözmek istiyormuş gibi görünerek aslında sorunu daha da ağırlaştırmış, içinden çıkılmaz hâle sokmuştur. ABD’nin 2000 yılından beri izlediği temel politika budur. Bölgeyi mezhep ve etnik ayrım temelinde bölmek, parçalamak ve her bir parçayı birbiriyle vuruşturmak. Tam bir İngiliz politikası. Bölge ülkelerinin yönetimlerini, terör örgütlerini, Rusya’yı, İran’ı karanlık amaçları için kullanabilmiştir.
 

Türkiye’nin sabırlı direnci ve doğrudan bölge insanına yardımcı olması, onları himaye etmesi ve bunu kimsenin öngörmediği kadar fazla ve uzun zaman yapması yanında, doğrudan Irak ve Suriye’de mevzi alması oyunu bozmuştur. Şimdi özellikle mülteci sorununu karşısında iflas eden Avrupa’nın, Suriye ve Irak için bir önerilerinin olmadığını, bir çözüm düşünmediklerini söylediği bir sırada Türkiye’nin girişimi ile Rusya, İran ve Türkiye bir karar almak için buluşuyor. Yani Avrupa, saha dışına itilmiştir. Sonra bu yaklaşım ve birliktelik, iradesini oldukça net ortaya koyması hâlinde ABD de saha dışına itilmiş olacaktır. Ya adam gibi ve doğru dürüst siyaset yapacak veya def olup gidecektir.
 

Suikast sonrasında en üst düzeyde Rus ve Türk yetkililerin iki ülke arasındaki ilişkilerin bu sabotajdan olumsuz etkilenmeyeceğini, hatta artarak devam edeceğini söylemeleri, Siyonist odakları çılgına çevirmiştir. Oyun tutmadı; başarılı olamadılar. Allah’ın izniyle başarılı olamayacaklar. Yalnız Türkiye’nin hem Rusya’ya hem İran’a çok açık izah ve uyarılarda bulunması gerekiyor. Asıl yapmak ve yapmamak durumunda olduğumuz hususlar, çok iyi ve tatmin edici izah edilmelidir. Ola ki İran’ın endişesini Rus aklı daha iyi analiz eder; Rusya’nın beklentisi, İran ve Türkiye perspektifinden daha iyi anlamlandırılır. Olur ki çözüm ve önerilerimiz karşılık bulur. Bu üç açının, üç bakışın ortak müştereği, barış ve işbirliği olmalıdır. O zaman bu suikastın birçok gerçeği anlamamıza katkısı olduğu gibi, şer gibi gözüken birçok şeyden hayır çıkacaktır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 55
Bu Ay : 2258
Toplam : 2258

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom