Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Stratejimizi basiret ve ferasetle belirlemeliyiz

STRATEJİMİZİ BASİRET VE FERASETLE BELİRLEMELİYİZ

Halep’in şarkısı, şiiri bitmeyecektir. Bunun için Türkiye Suriye’deki varlığını tahkim etmelidir. El Bab operasyonu neticelendirilmeli, Menbiç ve Afrin hattında DAEŞ’le birlikte PYD’nin etkisi kırılmalı hatta imha edilmelidir. Son bitirici hamle için bir ay sonra Trump’ın başkanlığı devralması beklenmektedir. Obama yönetimi giderayak Irak ve Suriye’de PKK ve uzantısı PYD’yi ağır silahlarla donattı. Bütün ikaz ve uyarılarımıza rağmen bu yanlışı yapmış olması Türkiye’ye beslenen art niyetin feci boyutunu göstermektedir. ABD çok yanlış yapmıştır. Siyonist Neoconların planlarına teslim olan ABD, bugün için Ortadoğu’da sıkışmış durumdadır. Yanlışlığında ısrar etmesi halinde gelecekte daha da feci sıkışacaktır. ABD, her geçen gün, güç, güven ve prestij kaybetmektedir. Kan kaybetmektedir.

Bir ülkeye duyulan güven ona verilen en büyük destektir. ABD büyük, ağır, sorumlu devlet gibi davranmayarak bütün dünyada kendisine duyulan güveni kaybetmektedir. Türkiye gibi bin yıllık köklü geleneği olan devleti bırakıp bölgede kıytırık ve ne idüğü belirsiz terör örgütlerle ittifak kurmak, bir devletin şanına yakışır mı? Maalesef  bunu yapmışlardır. Bunun sonuçları hem o terör örgütleri hem de ABD için çok ağır olacaktır.  Trump’ın izleyeceği politika da merak edilmektedir. Eğer Trump ABD’yi de felakete sürükleyen Siyonist Neoconların emrine girmez de bölgede huzuru tesis edecek bir arayış içinde olursa, hem dünya genelinde müttefikler bulacak hem de belki Türkiye ile yeniden daha sıcak, daha samimi ilişki kurma imkânı elde edebilecektir. Bu ABD için de Türkiye için de, bütün bir bölge için de doğru ve gerekli olandır. Yok eğer yanlışta inatlarından vazgeçmezlerse bu sıkıntılı, bunalımlı hal dört yıl daha devam edemez. Ayrıca ABD bayrağı altına girerek kurtulacaklarını sanan ateist, kâfir Marksist terör örgütleri kendi cehennemlerine odun taşıyacaklardır.

Cehennemin ateşi yanmaya başlamıştır bile. Bu bir aylık zaman içinde PKK ve PYD ya silahlarını bırakıp çekip gitmeli ya da ister yeni Kandil diye bilinen Şengal’de, Kobani’de, Afrin’de analarından doğduklarına pişman edilmelidir. Belki laftan sözden anlarlar diye, ölümümüz pahasına sabır ve sükûnetle beklediğimiz bunca zaman sonra her defasında düşmanın kılıcını sallayan, bizi arkadan vuranlara karşı ne yapmak icap eder? Bizler ahret inancımızla bu zulümlerin hesabının sorulacağını biliyoruz. Onlar inançsızlığın verdiği sorumsuzlukla bizleri katlettiler, katlediyorlar. Bizler de inancımızın sorumluluğuyla, suçsuz yere öldürülen bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, zulme maruz kalmış herkesin hesabını sormalıyız. Bu bir kıtal ve savaştır. Zalime mi merhamet duyacağım? Zalimler ve katiller bu dünyada da ve bizim elimizle cezalarını çekmelidir. Zalimler için yaşasın cehennem. Tamam, ama aşırı sabır zalimi cesaretlendiriyor. Sabrımızı korkaklığımızla yorumluyorlar. Asla korkak değiliz. Bilakis vahşetiniz körelmiş ruhunuzun derinliğindeki korkaklıktan kaynaklanıyor. İnançlıyız, güçlüyüz, cesuruz ve fakat merhametliyiz. Zalime duyulacak merhametin mazluma zulüm olacağını da biliyoruz. Bu sebeple zalimlere cehennem olmalıyız.

*

Güvenliğimizin açık tehdit ve tehlike altında olduğu bugün odaklanacağımız noktalar basiret ve ferasetle tespit edilmelidir. Stratejimiz ve savaşımız bu iki hasletten ilgisiz olursa kendimiz için başka felaketler hazırlamış oluruz. İstanbul Beşiktaş’ta polislerimize, Kayseri’de askerlerimize dönük bombalı saldırı ağırbaşlı, serinkanlı duruşumuzu bozmayı da amaçlamaktadır. Bizi akıldışı tepkilere itmek istiyorlar. Oyunu görmediğimizi sanıyorlar.

Türkiye, devleti ve milleti ile ülke içinde ve başta Suriye olmak üzere çevresinde huzur ve barışı tesis etmeye çalışırken, yıkıcı ve kıyıcı karanlık terör odakları kanlı, vahşi yüzlerini bu kez de Kayseri’de gösterdi.

Bu tür terör saldırılarının, kendi içinde siyasi ve ekonomik istikrarını yasal düzenleme ve güçlü iktidarlarla sağlamış, halkıyla kaynaşıp bütünleşmiş Türkiye’nin, duruşunu bozmak, Irak ve Suriye’ye müdahil olmasını engellemek için yapıldığı açıktır. Görünürdeki tüm ideolojik çeşitliliği ile terörü aynı kirli, karanlık amaçları için kullanan Siyonist emperyalistler, bu yolu vekâletle sürdürdükleri savaşın araç ve yöntemi olarak belirlemişlerdir. Devleti, milleti ve sivil toplum örgütleri olarak, terör örgütlerini taşeron olarak kullanan gerideki asıl güç ve odakları biliyoruz.

Millet olarak güven ve kardeşlik iklimini bozmayı amaçlayan oyunu çok iyi biliyoruz ve bu oyunu, aynı inanç, milli duygu ve mefkûreler etrafında kenetleşerek yapanlarının başlarına geçireceğiz. Bu saldırılar bozguncuların sandığının tersine birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektedir. Yılmayacak, yorulmayacağız. Her zaman ülke içinde ve Halep’e yaptığımız insani yardım ve kurtarma faaliyetinde olduğu gibi her yerde barıştan, kardeşlikten yana, zulme karşı olacağız.

Zulmü ve zalimi tanımaksızın, zulmün odağını iyi tespit etmeksizin verdiğimiz her savaş bizi aleyhimize kurgulanan bir oyunun figüranı yapabilir. Öyleyse görünür olanın gerisine bakmak gerekir? Meselâ İsrail’e, meselâ Londra’ya bakmak gerekir. Ne demek istiyorum?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 688
Bu Ay : 20760
Toplam : 30018

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom