Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kim kazandıysa biz hep kaybettik

KİM KAZANDIYSA BİZ HEP KAYBETTİ

Biz dâhil ABD başkanlık seçimlerinin bütün dünyayı ilgilendiriyor olması, dünyaya egemen işleyişin ayar mekanizmalarını elinde bulundurması yanında yaşadığımız coğrafyada etkilerini tarifsiz acılarla yaşadığımız müdahaleleri sebebiyledir. 

Öyle bir belayla karşı karşıyayız ki, olması ayrı, olmaması ayrı bir dert oluyor. Sorumlu bir devlet ciddiyeti ve olgunluğu ile var hatta egemen olsalar, çoğu durumda haklı bir nefrete dönüşen eleştirilerin bir kısmı olmayabilir. Ne var ki ancak mitolojilerde rastlanacak cinsten doğaüstü canavarların yaptıkları kıyım ve tahribatla bile kıyaslanamayacak şiddette gittiği her yeri kasıp kavuran, öldürüp perişan eden bir güçten bahsediyoruz. 

Bir an için bir sebeple ABD’nin yok olduğunu düşünelim. O zaman da elinde tuttuğu değer ve kodların dağılması sonucu ayrı bir kaosun yaşanacağı söylenmektedir. Bugün için dolar, tek başına devlettir. Bir an için doların değerinin sıfırlandığını veya aşırı değer kazandığını düşünün. O zaman bütün dünya ekonomileri allak bullak olacaktır. Ülkeler faiz, döviz, enflasyon veya devalüasyon sarmalının cehenneminde yanıp kavrulacaktır. Bir an için de ABD’nin dolardan çıkıp yeni bir para birimine geçtiğini hayal edin. Olur mu olur. O zaman dolara endekslenmiş bütün menkul ve gayrimenkul değerler sıfırlanacaktır. Bu konunun uzmanları yaşanacak depremi anlatacak bir kelimenin olmadığını söylüyorlar. Yani ABD çökerken beraberinde başka ülkeleri, başka toplumları da çökertebilir. O nedenle varlığı bir dert, yokluğu başka bir dert. Şahsi görüşümü sorarsanız ben insanlığa neredeyse artık hiçbir yararı olmayan bu yaşayan ve yaşanan mitolojinin yok olmasından yanayım. Olmamasının muhtemel korkularından bize yaşattığı trajedilere mi sığınalım? Bütün dünyayı canından bezdirdi. Allah belasını versin.
 

Yine de dünyanın hemen her yerinde doğal olarak insanlar kendilerini doğrudan etkileyen işleyişte daha ümit var olmak için ABD başkanlık seçimlerini izlediler, izliyorlar. Biz de izledik, izliyoruz. Trump’ın kazanması bizim açımızdan iyi mi oldu kötü mü? Karanlığın dibini görsem yorum yapacağım ama doğrusu öyle bir yeteneğimin olmadığını itiraf etmeliyim. Bilemeyişimin asıl sebebi biliyor olduğumu sandığım hususlarda yanılmış olmamdır. Yanılgım veya yanılgımız saf iyi niyetimizden kaynaklanıyor. Bu yanılgının en sonunu Obama ile yaşamadık mı? Hatırlayın, Obama bir köklü değişim vaadiyle gelmişti başkanlığa. Guantanamo’yu kapatacak, Afganistan’dan çekilecek, Ortadoğu’ya fazla müdahil olmayacak, Filistin Devleti için çalışacaktı vs. Ama tam tersi icraatlarda bulundu. ABD derin devleti Obama’yı kıpırdayamayacak ölçüde esir aldı. Obama’nın seçim vaatlerini yerine getirmemesi ile en başta Amerika vatandaşlarının iradesine saygısızlık yapıldı. 

Hadi bizi bir yana bırakın ama ABD’li seçmen sizi daha rahat etmeleri, daha barışçıl, daha adil bir dünyada yaşamak için seçtiler, seçiyorlar. Hiç olmazsa kendilerine oy veren insanların beklentilerini boşa çıkarmasalar. Öyle olmuyor. Beyaz Saray hayal kırıklıkları yaratan bir merkeze dönüşüyor. Orası kocaman bir yalanlar şatosu. Sizler de dikkat etmişsinizdir, son zamanlarda ABD siyasetini bütünüyle yalanlar üzerine kurmuştur. Özellikle Suriye ve Irak’ta ne dediği, ne yaptığı belli değildir. O koltuğa oturanlar önceden ne söylediklerini unutuyor hatta hatırlamıyorlar. Başarılı siyaset yapmanız yüzünüz kızarmadan yalan söyleme becerinize bağlı. Nasıl oluyorsa seçim sonrası halkla bağlantılar kopuyor, derin siyaset yine gizli, karanlık mahfillerin, lobilerin arka odalarında kurgulanıyor. Seçim, bir anlamda demokratik şölene ve kitlelerin sters atmalarına deşarj olmalarına, bu yolla sistemle bütünleşmelerine sebep oluyor. Sonuçta dünyanın, Amerikalıların değil, üç beş ailenin kontrol ettiği gizli örgütlerin, karanlık güçlerin dediği oluyor. Şekilci ve şova dayalı demokrasi bu güçlere hizmet ediyor. 

ABD’nin gücünü arkasına alan daha doğrusu ABD’yi taşeron olarak kullanan örgütler de akla hayale gelmeyen zulüm ve katliamlarla amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Siyonist mahfiller bu örgütlerin başında geliyor. ABD kullanılıyor. Ve başkanların gücü bu örgütlere maalesef yetmiyor. Bir süre sonra tam tersi bir istikamette siyaset yapıyorlar. Belki de bu anlamda siyaset bütün dünya kamuoyunu yalanlarla manipüle etme, yapay gündem oluşturma, algılarla oynama aracına dönüşüyor. Başkan ve başkanın adamları adeta sahnenin görünen yüzünde kitleleri oyalama, avutma görevi üstleniyorlar. Oyunu fark eden veya senaryo dışına çıkanların, Kennedy suikastında olduğu gibi cezalandırıldığı da oluyor. 

Trump’la fazla bir şeyin değişeceğini sanmıyorum. Derin ABD yine bildiğini okuyacak. Yeni başkan kendisine dayatılanları mecburen onaylayıp kabul edecek. Şimdiye kadarki okuma ve gözlemlerimden ABD başkanının iktidarda en fazla % 15’lik paya sahip olduğuna kanaat getirdim. Bu en yüksek seviye. Bakalım Trump bu oranın ne kadarını dolduracak veya kullanacak. Kendi payıma yakamızı bıraksınlar, bölgeden çekip gitsinler, nasıl denir gölge etmesinler başka ihsan istemiyorum.

Bu düşüncelere benzer yaklaşımları paylaştığınız dostlarınız size özellikle Ortadoğu’da ABD’nin bırakacağı güç boşluğunu dengeleyecek bir devletin olmayışının büyük felaketlere sebep olacağını söyleyebilir. Sanki ABD felakete sebep olmamış, olmuyormuş gibi. Bölgemizdeki boşluğun Rusya tarafından doldurulacak olmasının daha vahim sonuçları olacağı da söylenebilir. Bütün bu yaklaşımların hepsi kuşatılmış, çaresizliği öğrenmiş bir benliğin adaleti zalimlerden bekleme zavallılığıdır. Düştüğümüz, düşürüldüğümüz duruma bakar mısınız? Kendimiz için hangi felaketin daha az zararlı olacağını düşünerek tercih yapıyoruz. Ne acı. 

ABD’de kim kazandı?
Kim kazandıysa biz hep kaybettik.
Kazanacağımız bir seçimi yapma zamanı gelmiş olmalıdır.
Özgürlüğümüzü, cesaretimizi, varlığımızı, gücümüzü, Türkiye’yi kazanacağımız bir seçim. Keşfettiği gücü, kudreti, umutla beslediği aydınlık yarınları ile kazanmış bir Türkiye, bölgede iktidar boşluğu da bırakmayacak, Rusya’yı da dengeleyecektir. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 783
Bu Ay : 15295
Toplam : 24553

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom