Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Bir cehennem sizi sarmadan

BİR CEHENNEM SİZİ SARMADAN

Akıllı ve cesur oluşumuz bütün planlarını bozdu.

Aptal ve acımasız oluşları işimizi zorlaştırıyor.

Amerika ve onun kuyruğuna takılarak nemalanmak isteyen Rusya’nın devlet ciddiyetine yakışan bir politika izlemediklerini söylemiştim. Bu sözle, dışımızdaki devletlerin bizim politik tutumumuza uygun davranmaları gereğini söylüyor değilim. Böyle bir yetkim de etkim de zaten yoktur. Hiçbir devletin tarzını, çizgisini belirleyemeyiz. Bu da doğru. Bir devlet, konumuz itibariyle ABD ve Rusya bize zıt politikalar izleyebilir. Bu zıtlıklar sebebiyle ayrı realitelerin coğrafyasına egemenler. Zaten savaş da vuruşma da bu zıtlıklardan çıkıyor. Bu da normal. Yani devletler bazen siyasi çözüm arayışlarının bittiği yerde savaşı bir enstrüman olarak kullanabilir.

Savaş sözün bittiği yerde patlak verir. Verir ama savaşın da bir kuralı, bir adabı, ahlakı vardır. Önce açık seçik bir amacın olur. Onu deklere edersin, siyasal çözüm platformlarında açıklar, anlatırsın. Sonuna kadar çözümü zorlarsın. Olmayınca zor kullanabilirsin. Artık o aşama başka bir boyutta aklın, ateşli, stratejik gücün ve cesaretin devreye girdiği aşamadır. Bükemediğin bileği öpeceksin anlayışıyla taraflar çıkacak sonuca katlanacaktır. Bütün bunlar tamam da adam önce ne istediğini açıklamıyor, açıklayamıyor. ABD’nin bölgede planı nedir, ne yapmak istiyor? Beşar Esad kalsın mı gitsin mi? Bu soruya top çevirerek cevap veriyor. Cevap da vermiyor, lafı dolandırıyor, eveleyip geveliyor, krizi zamana yayıyor.

Zamana yayılan kriz derinleşiyor, büyüyor. Her geçen zaman Esad’a fırsat ve imkân kazandırıyor. El altından ya da kaba, çirkin stratejik numaralarla Esad’ı destekliyor. En öldürücü silahlar, danışmanlar veriyor. Askeri kalmayınca İran’ı, Hizbullah’ı devreye sokuyor. On binlerce milis desteği ile arka çıkıyor. Cephede bizzat ılımlı muhaliflere karşı savaştırıyor. Şii milisler, DAEŞ ve ÖSO üzerinden etnik ve mezhep savaşlarını kışkırtıyor. Öte taraftan sözde muhalefeti desteklediğini söylüyor, ardından danışıklı dövüş gereği başta Türkmen dağı ve Halep olmak üzere biri bomba yağdırıyor, diğeri ona zemin hazırlıyor. Suriye’nin 500 binden fazla insanın katili kimyasal, fosfor ve varil bombalarıyla saldırıyor. Sözde bir kınama, ardından kimyasal saldırıyı yasaklıyorlar. Toplantılar, zirveler, ziyaretler yapılıyor. Netice yok. Akıllarınca kamuoyuna bir şeyleri çözmek istedikleri görünümü veriyorlar. Oysa bizim gördüğümüz sorunu olabildiğince derinleştirdikleridir. Üstelik bunu son derece kaba bir tutumla yapıyorlar. Gülünç değil ama iğrençler. Çünkü gülünç olanda strateji geliştiremeyen bir aklın basit, saf beceriksizliği olabilir. Bu yönüyle gülünç olana saygı bile duyulabilir. Oysa bunlar iyiye, güzele, hayata, barışa giden yolları bile bile kapatıyorlar. Yolları kapatmanın malzemesini, gerekçesini hazırlıyorlar. Politikaları çözüm için değil, sorun çıkarmak için. Bir meselenin içinden çıkmak istemiyorlar meseleyi içinden çıkılmaz duruma getiriyorlar. Bunun için çaba gösteriyorlar. Bütün bunları ne adına, hangi amaçla, niçin yapıyorlar bilen yok. Aptal ve korkak görünüyorlar. Cesaret saydıkları korkaklığın can havliyle önüne kim gelirse saldırı şeklinde ortaya çıkıyor.

Düşman aptal ve korkak olunca zalimce bir cesaret sahibi gibi mi görünüyor yoksa? Yoksa en öldürücü bombalarla niçin mahallelere, sokaklara, beşikteki bebeklere, kadınlara, çocuklara uçak ve füzelerle saldırsınlar?

Yoksa bu aptal korkaklar öldürmeyi kendileri için bir hak ölmeyi bizler için mecburiyet mi görüyorlar? Yani onlar her zaman öldüren bizler de ölen oluruz. Öyle mi? Hep böyle mi olur sanıyorlar?

Ölümümüz, ölümlerimiz pahasına sabrettiğimizi bu derece olgun bir ruha sahip olduğumuzu bilemiyorlar. Bu kurgunun, kabulün kendi aleyhlerine işleyeceğini hiç düşünmüyorlarsa ne diyelim? Bastırılmış, kıstırılmış, yok edilmek istenen çaresizlik bugün Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de infilak etmesin de ne yapsın? Daha da fecisi yarın New York’ta, Washington’da, Berlin’de, Paris’te, Moskova’da infilak edince ne yapacaksınız? Bizim için düşündüğünüz kader, bir cehennem olup sizi sardığında, geri dönüşsüz yollarda olduğunuzu fark etmeye bile zamanınız olmayabilir. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 26
Bu Ay : 2229
Toplam : 2229

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom