Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

İman ve cesaret kazanacaktır

İMAN VE CESARET KAZANACAKTIR
 
Ne kadar ayrıntılı ve stratejik düşünürsek düşünelim Ortadoğu’da Türkiye’yi de hedef yapan büyük oyunun şifrelerini tam olarak çözemeyişimiz, iyiliklere koşullanmış aklımızın şeytanlıklara yatkın olmayışı sebebiyledir. 
 
Siyonist emperyalistlerin püskürtülen 15 Temmuz saldırılarının asıl amacını da Suriye’de yapılmak istenenleri de tam olarak anlayamıyoruz, anlayamayız. Bu bizim dar kafalılığımızdan değil. Düşmanın vahşette ve zulümde sınır tanımamasından. O nedenle anladıklarımız yanında anlayamadıklarımızla konuşuyoruz biraz da. 
 
Zaman zaman sabır taşı çatlıyor. İnsan sınırı geçmek istiyor. İstiyor ama sınırı geçmek insanlıktan çıkmak anlamına geliyor. Sınırı geçmek hayâ, namus, onur, vicdan, edep, utanma duygusunun kalmaması anlamına geliyor. Siz sınırı ancak aklı, vicdanı, acımayı, merhameti bu tarafta koyarak geçebilirsiniz. Onlara onların anlayacağı konuşabilirsiniz. Doğrusu kâfirlerin başka dilden anlayacakları da mümkün gözükmüyor. Ama yapamayız. Yapamazsınız. Yaptığınız zaman şeytanlaşırsınız. Şeytana teslim olursunuz. Bu savaşın asıl özü burada zaten. Siyonist Amerika’nın öncülüğünde bu savaşı sürdürenler yalanda, hilede, desisede, kaypaklıkta, döneklikte öyle ileri gittiler ki, şeytanı bile kıskandırdılar. Bu savaşın vurucu güçleri, zulümde, vahşette şeytanı geride bıraktılar. Onların yaptıklarından İblis bile utanıyor, hicap duyuyordur. Allah’ın varlığını yokluğunu tartışan sivri akıllılar, söyleyin bakalım şeytan var mı yok mu? İşte tüm facialarıyla, cürümleriyle, aldatmasıyla kıtalar dolanıyor. İnsan varlığının, benliğinin kaldıramayacağı bu kötülükleri görüp, yaşayıp durduktan sonra hâlâ şeytan yok diyorsanız, yok hükmünde olan tüm varlığınızla Allah’ı inkâr edebilirsiniz. 
 
Bu şeytan, bu şeytana satılmış uşaklar, bu şeytansı güç, kıtalar ötesinden kendisine ait olmayan topraklara gelip, hiç tanımadığı bilmediği toplumları karıştırırken, fitne, fesat, nifak tohumları ekerken ne kadar mahir, ne kadar kurnaz. Bunların akılları bozmaya, bozgunculuğa, yıkmaya, karıştırmaya, saptırmaya çalışır. Hürmetimden dolayı bir an cümlede ‘akıl’ kelimesini kullanmak istemedim. Çünkü aklın (El Akl) ilahî bir mahiyeti var. Bunlarınki kurnazlık. Şehirleri, mahalle ve köyleri bombalarken, kimyasal bombalarla çocuk ve kadınların, yaşlıların hâsılı sivillerin tenlerini naylon gibi eritirken ne kadar cesurlar. 
 
Aylan bebekleri boğarken, daha adı konmamış çocukları anneleriyle birlikte öldürürken ne kadar kahramanlar değil mi? Bir insan bunu, bu zulümleri nasıl yapar? Milyonlarca insan yıkılmış, harap olmuş evlerinden çıkmak zorunda bırakılırken, milyonlarcası aç, susuz, perme perişan ölüme sürüklenirken bir insanın kalbi nasıl titremez? Bu sapkınlığı insan yapımızla anlamak mümkün değildir. Ama işte insan sınırı geçince yani insanlıktan çıkınca, şeytan olmaya niyetlenince, bunda bir mahsur görmeyince, bütün bu kötülükleri daha fazlasıyla yapabilir, yapıyor. O zaman o kentlerin, o insanların kalmıyor hiçbir anlamı.
 
 
 
Ey anlam ve hakikate inanmayan ileri ve ilerici beyler, bayanlar, şimdi kâfirlikle anlamsızlığın birbirini besleyen olgular olduğunu anladınız mı? İmanın insan kalmayı zorunlu kıldığını anlayamıyorsanız istediğiniz gibi düşünebilir, istediğiniz anlamsızlığı yapabilirsiniz. Anlamsız ve şeytanın oyuncağı olarak yaşamayı özgürlük bile sayabilirsiniz.
 
 
 
İşimiz çok zor. Düşmanın hiçbir insani ve ahlakî sınırı yok çünkü. Sadece er meydanında savaşçılarımızla vuruşsa, ona cehennemin en arıtıcı derinliğini yaşatacak kahramanlarımızla karşı koyacağız. Ancak bunu yapmıyor. Akla hayale gelmeyen yalanlarla bizi kuşatmaya alıyor. İşin kötüsü içimizdeki bazı kıt akıllıların zihinleri de bu kuşatmanın etkisiyle biçimlenmiş veya biçimlendirilmiş olarak çalışıyor. 
 
Her şeye rağmen insanlığın ve adaletin ve özgürlüğün son temsilcileri olarak zulmü ve kötülüğü tam kalbinden vuracağız. 15 Temmuz’da milletçe bu yemini ettik. Suriye’de şeytanın ciğerini sökecek operasyonlara başladık.
 
Unutmayın, cesaret en büyük silahtır, güçtür. Korkaklar belki kurnaz, belki acımasız olurlar, ama asla cesur olamazlar. Çünkü onlara cesaret verecek varoluş cevherleri yoktur. 
 
Bu savaşı elbette iman ve cesaret kazanmalıdır. Çünkü iman ve cesaret onların bütün stratejik ve akıl almaz planlarını darmadağın edecektir.
 
Biz dünyada bu amaç için gerekirse yok olmayı göze alamayacaksak, var olmayı nasıl göze alacağız?     
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 535
Bu Ay : 19622
Toplam : 28880

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom