Ğıffari Türkmen

Ğıffari Türkmen

giffari-turkmen

Darbe üzerine I

Darbe Üzerine I

15 Temmuz darbe girişiminin ilk gününden sonraki günlerde devam eden demokrasi ve şehit mitingleri bir algı yönetimine yönelikti. Dış unsurlardan ziyade iç kamuoyuna yönelikti. Halkı belli bir düşünceye kanalize etmeye yönelikti. Halkın bununla ilgili düşüncesinin ne olduğunu belirlemek değil nasıl olması gerektiğini belirlemeye yönelikti. Algılanması belirlenen unsurlar derin hesaplamalarla belirlenmiş ve uzun solukluydu. Belki de hâşâ ilelebet olması planlanıyordu.

Bu mitinglerde belli istisnalar hariç toplumun tamamını saran muhafazakâr bir ideoloji oluştu. Bu ideoloji çok ortaklıydı. Çok ilahlı bir dindi adeta.  Hedeflenen Türk Toplumu’nda var olması planlanan bütün toplumsal unsurlar dikkatle belirlenmişti. Belirleyici unsurları çok olmakla birlikte bazıları dominant karakter taşıyordu. Baskın karakter taşıyanlar türk bayrağı, türk devleti ve türk milliyetçiliğiydi. Bütün olarak ise bu ideoloji demokrasi, İslam, cami, laiklik, ulus devlet, türk milleti, şehid, demokrasi şehidi, milletin hâkimiyeti, türk bayrağı, milli birlik gibi unsurların birlikte harmanlanmasıyla oluşan güçlü bir toplumsal düşünceydi, adeta toplumsal bir dindi.

Bazı karşılaştırmalar İslami hassasiyeti önde olanlar için olayın daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. İslam ümmeti değil Türk Milleti, İslam devleti değil Türk Devleti, İslam coğrafyası değil Türk vatanı, Alllah’ın (c. c.) hâkimiyeti değil milletin hâkimiyeti, İslam hukuku değil laik hukuk, İslam sancağı değil Türk bayrağı, i’layı kelimetullah için şehid değil vatan şehidi -görev şehidi- demokrasi şehidi vb.

Benzer şekilde laiklik hassasiyetini önde tutanlar olarak niteleyebileceğimiz kesimler için ise olayın farklı bir veçhesi vardır. Devlet laiktir ama İslami ritüelleri engellemeyecektir. İnsanlar aşırı olmamak kaydı ile inançları gereği giyinebilecektir. Bireysel olarak ibadetlerini yapabilecektir. Kamu kuruluşlarında bunun için mekân ve zaman ayarlanacaktır. İsteyen devletin müsaade edip uygun gördüğü şekilde dini bilgi edinebilecektir. Devlet bunun altyapısını oluşturur. İslam dinin devlet mekanizması içerisindeki yeri laik kesimin yerini daraltacak şekilde bir miktar daha genişleyecektir. Fakat devletin kontrolünde ve müsaade ettiği kadar olacaktır, dinin kendisinin uygun gördüğü şekilde değil. Toplumun kanalize edilmesinde din daha çok kullanılacaktır. Bu güne kadar laiklik adına uzak tutulan bu yöntem ile devlet-halk arasındaki bağ, din unsuru kullanılarak daha güçlü ve daha kutsal hâle getirilecektir. İhtiyaç duyulduğunda ani veya sistematik olarak bu uygulamalar devreye sokulacaktır. Ahlaki çöküntünün önüne geçmek için eğitim sisteminde başlatılan “Değerler Eğitimi” gibi. İhtiyaç duyulduğunda demokrasi şehitlerini, i’layı kelimetullah için şehid olarak göstermek gibi. Ayrılıkçı örgütlerle mücadelede Kur’an’dan ayetler okumak gibi. Son dönemlerde daha yoğun olarak şahit olduğumuz siyaseten Diyanet’i kullanmak gibi. Tabiî ki inandırıcılığı arttırmak için İslami ritüeller daha çok öne çıkarılacaktır. Cami-minare, hacc, umre, dini bayramlar, kurban, iftar programları, cuma ve bayram namazları, kandil geceleri, hatim programları gibi. Fakat bunlar asla toplumsal hayatın –hukuki, siyasi, ekonomik- İslam dinine göre düzenlenmesi anlamına gelmeyecektir. Bunlar bizim laiklere uymazsa da laikliğe ters olmadığı izah edilecektir. Laikler beğenmezse de bundan sonra laiklik bunlarla birlikte var olacaktır, böyle bilinecektir, böyle kabul edilecektir.

İslami bu ritüellerin uygulanma alanlarına, bu güne kadar varlığı pek hissedilmeyen yeni bir el güçlü olarak giriyor. Varlığını bu alanlarda hizmet etmek üzere kurgulamış olan muhafazakâr İslami sivil toplum kuruluşları (STK) ve cemaatler yeni ortakları olan devlet ve siyaset ile yeni bir süreç yaşamaya başlıyor. Başta bu süreçte kârlı gibi gözüküyorlar. Devletin genişletmeye başladığı bu alanlarda en geniş alanı kapmaya çalışıyorlar. Devletin kendi dâhilinde genişlettiği bu alanlara balıklama dalıp pastadan en büyük payı alma telaşına düşen bu STK ve cemaatler için süreç hep böyle kârlı gitmeyebilir. Bu süreç sancılı bir şekil alabilir. Ortak alan çatışması, zayıf ortak olan bu STK ve cemaatleri zorlayacak, çıkmaza sokacak, belki de varlıklarını gereksiz duruma getirecektir. Son dönemlerde Cumhurbaşkanının, Ggazze’ye yardım götüren IHH nın Mavi Marmara Gemisi olayı için “… Biz zaten Flistin’e, Gazze’ye gerekli yardımı yapıyoruz ve yapmaya davam edeceğiz...” mealindeki sözleri bunun ilk işaretleridir.  Fazla sayıda öğrenci yurtlarının açılması, imam- hatip okullarının sayısının arttırılması, normal okullarda Kur’an-ı Kerim, siyer, arapça gibi derslerin seçmeli ders olarak okutulması bunlara örnek olarak verilebilir.

Eskiden beri muhafazakâr olan STK ve cemaatler pastadan en büyük payı kapmanın sarhoşluğundan kurtulup işin bu boyutuna ciddi kafa yormazlarsa yarın geç kalmış olacaklardır.

Varlığını ”rabbani din, rabbani hareket metodu, İslam nizamı, cahili sistemler” kavramları üzerine bina eden radikal-tevhidi- İslamcı cemaat veya STK lar ise muhafazakârlaşarak varlık sebeplerini kaybettiler. Ontolojik bir sorun yaşamaya başladılar. Var olma gerekçelerini bu aşamadan sonra nasıl izah edecekler? Topluma farklı olarak neyi sunacaklar? Süregelen muhafazakârların sayıları yetersiz midir?

Radikal yorumlar bir toplumun canlılığının işaretidir, ümididir. Var olan sistemi sorgulayabilmektir. Sisteme alternatif sunabilmektir. Toplumdaki kısırdöngülere boğulmadan yeniliklere, farklılıklara ışık tutabilmektir. Riskli de görünse cesurca köklü değişimler yapmanın mücadelesini vermektir. Toplumdaki süregelen kısır döngülere kapılırsa başkalaşır. Toplum bünyesinde açılmış kötü huylu bir ur değildir. Bu şekliyle Allah toplumları radikalsiz bırakmasın. Yeni dönemde radikal düşüncenin öncülüğünü kim yapacak? Yoksa bu düşünce zamanla engin bir suda ilerleyen dalga misali sönümlenecek mi?

Türkiye’de kadim bir devlet projesi olan liberal toplum ile İslami STK veya cemaat şeklindeki yapılanmalar birbiri ile uyumlu olmayan iki sosyal yapılanmadır. Bu darbe girişiminden sonra devlet bu soruna daha fazla eğilebilir.

22/08/2016

Ğıffari TÜRKMEN

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 189
Bu Ay : 6090
Toplam : 6090

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom