Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Darbeden sonra düşünmemiz gerekenler

DARBEDEN SONRA DÜŞÜNMEMİZ GEREKENLER

 

Bir yapı vardı, güçlü bir rüzgâr yakalamıştı. Körlük derecesine ulaşmış bağlıları, yaşadıkları körleşmeyi fark etmiyor, eleştirileri duymuyor, kardeşliği sürekli yaraladıklarını söyleyenlere gülüyor ve ABD yerleşkesinden sonra bile “iplerinin başkalarının eline geçtiğini” kabul etmiyordu. Hele yapının liderini “her şeyin üstünde” severek itaat ediyorlardı. Hatta çocukları doğduğunda, koydukları ismin “Pensilvanya önerisi” olduğunu övünerek anlatıyorlardı. İnsaf dediğinizde “yakın zamanda hepiniz Fetullahçı olacaksınız” diyerek karşılık veriyorlardı.

Bu yapı nasıl böyle pervasız serpiliyor sorusu çokça soruluyor, çeşitli değerlendirmeler yapılıyordu. Bunlardan bir tanesi “derin devletin içinden” destekleyen eller… Bir tanesi dış dünyada “CIA” desteği… Bir diğer değerlendirme “hiçbir yapının bu kadar şımartılmaması gerektiği” şeklindeydi. Bütün değerlendirmeler önemliydi ama bir de “onların doğru yolda olduğunu düşünen, taban” dediğimiz bir kesim vardı. Ayrıca çocuklarını onların dershane ve okullarına gönderen ama onlarla bir bağı olmayan geniş bir kesim vardı. Bu yapı, kendisine teslim edilen çocukların içinden zeki olanlarını seçerek onları yönlendirdi. Ailelerinin değil yapının sözünden çıkmaz hale getirdi. Çeşitli konumlar belirledi. Bu çocukların bir kısmı belki yapının kesin inançlısı oldu ama bir kısmı sadece “imkânsızlıklar içindeki aileleri nedeniyle, karşılarına çıkan fırsatı değerlendirmek” yolunu tuttuğu için onlarla görünmek zorunda kaldı.

Körleşme yaşayan kesimin tamamı bu yapının kanlı darbe girişimine kadar farklı bir dil kullandılar. Doğrusu dışarıdan onları değerlendirenlerin çoğunluğu da bunu beklemiyordu. Sadece bazı değerlendirmelerde, “bunlardan her şey beklenir” ifadelerini duyuyorduk. Körleşmesi devam edenler, yaşanan ihanete rağmen, yapıya toz kondurmuyor. Oysa bu yapıyı kim adına kontrol ettikleri belli olanların tamamına yakını yurt dışında, “garibanlarsa” ülkede “samimiyet körlüğünün” getirdiği sarsıntı içindeler. “Biz bunları böyle bilmiyorduk” diyenlerin bir kısmı, “yakında güzel şeyler olacak, ayaklarımıza kapanacaklar, yatakta basıp şafakta asacağız” diye konuşuyordu. Bir kısmı “Türkiye bizim için ülkelerden bir ülke, sizin için önemli olabilir ama bizim için değil” diyecek kadar, doğdukları bu topraklara karşı duyarsızlaşmıştı.

Neticede, tüm ülkeyi kaosa sürüklemeyi amaçlayan, bütün insanımıza travma yaşatan kanlı darbe girişimine şahit olduk.

Bu girişimden sonra konuşulanlar:

1-Bu yapı öncelikle, bu ülkenin zeki olmanın yanında üretken binlerce çocuğunu harcadı. Ülke binlerce zeki çocuğunun katkılarından mahrum edildi. Binlerce insanımızı heba ettiler.

2-İslâmi görünümü sebebiyle, ülkesine bağlı, tüm İslâm dünyasının kardeşliği için çalışan, dış bağlantısı olmayan, camia, dernek ve vakıfları da “şartlı bakılır” hale getirdi.

3-Birilerine gün doğdu ve bu vesileyle, ülkeye hizmet eden ve edecek olan ama bir şekilde bu yapıyla okul ve dershaneleri nedeniyle iletişim kuran, kurdukları bankaya ayağı basan nice insanı da şu anda töhmet altında tutuyorlar. Birileri bulundukları görev alanlarında “bu da onlardan” diye birçok insandan kurtulmak istiyor.

4-Bu yapının kriptolu ekipleri, meseleyi sulandırmak için, oluşturdukları ispiyon ağıyla, kendilerini kurtarmak maksadıyla, nice insanı “yapının adamı” olarak ispiyonluyorlar. Bu şekilde, zamanında kendilerine “selam vermiş” nice insanı işin içine çekerek, bir kez daha, farklı bir şekilde hükümeti zora sokmayı deniyorlar. Veya kanlı darbe girişiminde bu yapıyı kullananlar, ülkeyi daha fazla zayıf düşürmenin yollarını arıyor.

5-Bu yapı, kanlı girişime sürüklediği bağlılarının ailelerini parçaladı, çocuklarını “ihanet damgalı bir babanın” çocuğu olarak, belki de atlatılamayacak bir travmaya mahkûm etti.

6-Devlet akla karayı iyi ayırmalı, tedavi edici çalışmalar yapmalı. Yapının beyin takımı ve bu takımın türevlerini seçmeli ve onlarla, onların etkilediklerini, etki altına aldıklarını, iş yaptırmak için çeşitli yollarla koşturduklarını iyi ayırt etmeli, bir tutmamalı.

Bu düşünceler, toplumda konuşulanların bir özeti.

Meydanları dolduranların konuştukları arasında şunlar da var:

1-Kanlı darbe girişiminin oluşturduğu travmayı derinleştirmek, ülkenin zor zamanlarında ülkeye sahip çıkacak düşünce okullarını, dernekleri ve vakıfları da bir şekilde, bu vesileyle bütünüyle etkisizleştirmek isteyenler var.

2-Biz her zaman ülkemize sahip çıkar, kurdukları iç ve dış ağlarla ülkemizi zayıflatmak isteyenlerin karşısına dururuz ancak devlet, “inançlı kesimleri devre dışı bırakmak için yıllardır uğraşan zihniyetin, bu girişimden sonra farklı bir yüzle yeniden işe başlamak niyetinde olduğunu” görmeli… Zira iç ve dış ağlar devlet-millet buluşmasından rahatsız ve bunu yok etmek veya olabildiğince zayıflatmak istiyor. Unutulmamalı, devletin içindeki bir kesimin yıllardır estirdiği “dindar karşıtlığı” fetö tipi yapılara insanımızı yönlendirdi. Ayrıca ülkemize karşı, daha farklı bir “dış saldırı” düşünenlerin emeli bitmedi ve bunlar bir şekilde, halkın devletine küsmesini sağlayacak politikalar için çalışacaklar.

3-Devlet hiçbir yapıyı bu kadar şımartmamalı, buna fırsat vermemeli… Fakat devlet, yarın bu ülkeye sahip çıkacak, tankların altına yatan insanları küstürmek, devre dışı bırakmak isteyenleri de görmeli.

Bu konu uzayacak, bir başka yazıda devam edelim.


 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Malatya Metro Market

FİRMA DETAYI

Malatya Yorgan Yıkama ve Köpüme

FİRMA DETAYI

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom