Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Yapılacak çok şey var

YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR
 
15 Temmuz sürecinde gereğinden fazla FETÖ’ye takılıp kalmak başka tehdit ve tehlikeleri gözden kaçırmaya yol açabilir. Kuşkusuz bu yapılan darbe ve işgal girişimini önemsemediğimden değildir. Bilakis bu girişimi harekete geçiren asıl hain odakların daha geniş plan ve oyunlarını önceden fark edip ona göre etkin tedbirler geliştirmek içindir. 
 
FETÖ’nin Türkiye ve merkezinde Türkiye olan geniş ümmet coğrafyası üzerinde emperyalist emelleri olan güçlerin emir ve direktiflerine uygun hareket eden bir aracı örgüt ve maşa olduğu artık ayan beyan ortadadır. Maşa da bir ölçüde maşayı tutan el de kırılmıştır. Şeytana uşaklık yapmada yarışacak ölçüde vatana millete ihanet içinde olan bu şebekenin, Türkiye var oldukça emellerinden vazgeçmeyecekleri, sivrisinek kabilinden de olsa bize rahatsızlık vermek isteyecekleri de bir gerçektir.
 
Zaten son zamanlarda 14 Ağustos’a veya bu gün dolaylarında alçakça komplolar tertiplediklerine dair ipuçları yok değildir. Alçakların oyunu bitmez. Onlar sizi rahatsız ettikleri ölçüde mutlu olurlar. Benlikleri körelmiş, ruhları kararmış bu yaratıkların psikolojilerini anlamak kolay değildir. Bunların psikolojilerini analize koyulduğum zaman bildiğim tüm teoriler çökmekte, geçersiz olmaktadır.
 
Düşman psikolojisi desem, onun bile bir kuralı, bir etiği olmalıdır. Fıtri yapımla asla anlayamayacağımı artık bildiğim şeytansı bir işleyiş var karşımızda. Her neyse 14 Ağustos’ta veya başka tarihlerde bunlar ellerinden gelen kötülüğü artlarına bırakmayacaklardır. ‘Hizmet’aşkının getirdiği son aşamada ne kadar zarar verirlerse o kadar kârda olduklarına koşullanmışlardır. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar her zaman iman, ahlâk, dürüstlük, samimiyet, cesaret, feraset, adalet galip gelecektir.
 
Türkiye ve Millet galip gelecektir. Derin uzantıları ile bu alçakların yeniden terörü kullanmaları, belki suikastlar yapmaları mümkündür. Allah devleti ve milleti şeytanların şerrinden muhafaza etsin. Edecek de. Ne yaparlarsa yapsınlar sonunda bizim için Allah’ın takdir ettiği kader tecelli edecek. Bir kader olarak sonunda inananlar üstün geleceklerdir. Ve kaderleri olarak batıl yok olacaktır. 
 
İkinci istiklâl harbi diye adlandırdığımız direniş ruhu gerçek bir dirilişe doğru evirilmiştir. Diriliş ruhu dikkatli, uyanık olmak zorundadır. Tek tek toplumun her ferdinden yönetimin en üst elemanlarına, Bakanlardan, Başbakan’a, Cumhurbaşkanına kadar herkes dikkatli olmalıdır.
 
Millet nezdinde temsil özellikleri olan önemli kişiler yemelerinden içmelerine, özellikle dış seyahat ve programlarına kadar dikkat etmelidirler. Düşman boş yanımızı gözetmektedir. Ayrıca bir tehlikeyi beklenmek, onu savuşturmak yerine önceden tespit edip bertaraf etme yolları aranmalı, uygulanmalıdır. Bu oluşuma son derece etkin tedbirler geliştirilmelidir. Sıradan insanlar olarak bizler bile bu endişeleri taşıyorken, başta MİT olmak üzere varlık amaç ve faaliyetleri bu yönde olan birimlerin daha tedbirli oldukları kesindir.
 
Darbeyle birlikte ve hemen sonrasında özellikle batı basınının Türkiye’ye karşı aldığı önyargılı tutuma bakılırsa, darbecilerin uluslar arası düzey ve düzlemde bir dezenformasyon çalışması yaptıkları anlaşılmaktadır. Demokrat kılıklı kimi güdümlü basın yayın organları, Gezi olaylarında olduğu gibi iki gün önceden Türkiye’ye tezgâh kurmaya başlamışlardı bile.
 
Bunlar ihanetin propaganda kollarıydı. Bütün manşet ve söylemleri, Türkiye’de mevcut hükümetin hatta devletin yıkılacağı üzerine yapılmıştı. Türkiye’nin uçurumun kenarından döndüğünü, yok olmaktan kurtulduğunu söyleyenlerin açık bir dille darbecileri kınayamaması ilgi çekicidir. Sözüm ona demokrasinin gevezeliğini yapan ABD ve AB’nin birçok ülkesi, tıpkı Sisi darbesinde olduğu gibi ‘Bizim çocuklar’ dedikleri hainlerin başarısızlığı karşısında şaşkın bir tutulma yaşadılar.
 
En makul olanları bile bir iki gün gecikmeyle ve yarım ağız beyanat verdiler. Onca yıkım, ölümler ve yaralanmalardan sonra halkın kahramanca kendi iradesine sahip çıkan asil, onurlu duruşunu değil de darbecileri kollar bir tutum takındılar, takınıyorlar. Aslında bu girişimleri ile oyuna ortak ve işbirlikçi olduklarını ifşa ettiler. İyi de oldu. Her fırsatta insan hakları, hukuk ve demokrasi konularında mangalda kül bırakmayan bu sahtekârların ikiyüzlülükleri ortaya çıktı.
 
Bunları esaslı bir şekilde not ettik. Not etmemiz basit, pasif bir söylem değil. Bunları zamanı geldiğinde gerektiği gibi hesabı sorulmak üzere sizin bize karşı cürüm ve suç hanenize not ettik. O günlerin ateşi, çok uzak olmayan gelecekte sizleri yakacak. Bu bir kehanet değil; açık, görünür, hatta yaşadığınız, yaşamaya başladığınız acı gerçek. 
 
Başta bizi soksun diye koynunuzda büyüttüğünüz yılanların gün gelip sizi zehirlemesiyle yanacaksınız. Bu o kadar açık ki! Hiçbir etik ve diplomatik nezaket kuralı dinlemeden bize zarar verecek bütün yıkıcı, bölücü terör örgütleriyle ilişkiye girdiniz. Onları beslediniz, desteklediniz ve üzerimize saldınız. Allah’ın izniyle evrensel boyutlar kazanan bütün iyilik duygularımız kötü planlarınızı yok etti, çok daha fazlasını yok etmeye de muktedirdir. Devlet ve millet olarak bugün dünden daha diri, daha sağlıklı ve güçlüyüz. Kötülükleriniz millet olarak iyilik yolunda kenetlememizi sağladı.
 
Bilgi, tecrübe, deneyim ve direncimiz arttı. Düşmanlığınızın ne kadar aptalca, aşağılık olduğunu gördük, görüyoruz. Onurlu, cesur özellikleri ile saygı duyulacak bir düşmanla karşı karşıya olmadığımız için hayıflandığımız oluyor. Ancak kötülüğe verdiğiniz tavizler, ruhunuzu lekeledi, kararttı, vicdanınızı köreltti, aklınızı bağladı. Kötülüğe verdiğiniz tavizler güvenliğinizi kökten çürütmeye başladı. Şiddete, yıkıcılığa yönelmediği zaman var olamayan yapıların kırdığımız umutları, bumerang gibi size dönecek. İşte söylüyoruz. 
 
Sonuç itibariyle Türkiye duaların efsunladığı bir ülkedir. Burada, sizin yok etmekten zevk alan insanlarınızdan daha çok, var olan ve var etmekten zevk alan insanlar var. Ne kadar ölümcül oyun kurarlarsa kursunlar oyunları başlarına geçirilecektir. Allah bu millete şeytanların oyununu boşa çıkarma yeteneği bahşetmiştir. Bakalım kimin oyunu ve kimin yeteneği daha güçlü. Yaşadığımız süreç düşünülenden daha fazla akıllı, bilinçli, dikkatli olmamızı zorunlu kılıyor. 
 
Bir şey daha var. Türkiye 15 Temmuz’da zaferle sonuçlandırarak verdiği insanlık ve demokrasi direnişini, her platformda gündemde tutmalı ve hesap sormalıdır. En üst düzeyde siyasi, askeri ve yargı kurumlarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum örgütleri, yazarlar, gazeteciler, iş adamlarımız herkes, bütün batılı doğulu ülke muhataplarına en net bir dille darbeyi, insanımızın iradesini, özgürlüğünü destansı bir direnişle savunduğunu anlatmalı, hesap sormalıdır. Siz o süreçte hangi sebep ve amaçla darbecileri desteklediniz? Darbecileri desteklemekteki amacınız neydi? Darbeleri desteklemeyi hangi etik, siyasi veya felsefi ilkelerinizle bağdaştırıyorsunuz? Utanmıyor musunuz? Bütün bunlar hesap sorulur bir şekilde gündeme getirilmelidir. Israrla ve her defasında batılıların bu suçu, bu günahı, bu işbirlikçiliği suratlarına çarpılmalı, bu tutumlar ve bu tutumların sahipleri küçümsenmeli, aşağılanmalıdır. Çünkü onlar hiçbir övgüyü, yüceltmeyi hak etmediler, etmiyorlar. Sivil toplum örgütlerimiz görsel, yazılı materyallerle, sinemacılarımız yapacakları başarılı filmlerle kitleleri bilgilendirmelidir. Bu darbenin yüzlerce filmi yapılabilir, yapılmalıdır. Görüldüğü gibi yapacak çok şeyimiz var.     
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 190
Bu Ay : 1445
Toplam : 1445

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom