Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Türkiye'nin direniş hatları

ALANLAR, TÜRKİYE’NİN TAHKİM EDİLMİŞ DİRENİŞ HATLARIDIR

Yaşanan darbe sürecinin artçı sarsıntılarının beklendiği bu süreçte herkesin kendi sorumluluğuna göre öncelikleri vardır. Halkın önceliği bir daha asla böyle bir kalkışmaya izin vermemek için sokak ve meydanları doldurmaktır. Demokrasi ve milli egemenlik nöbeti, yüksek bir bilinçle inşa edilmiş mevziden emperyalistlere geçit vermeme kararlılığıyla devam ediyor, devam etmelidir. Ordu ve yargı milli duyarlık ve demokrasiye saygının icabı ifrazatını atmalıdır. Hükümet paralel yapılanmayı devlet organlarından söküp atma çalışmalarına başlamıştır. Herkesin görev ve sorumluluk alanında öncelikle yapması gereken şeyler vardır. 

Bu noktada en kritik, en stratejik duruşu alanlarda milletimiz göstermektedir. Her kesim, toplumun tüm katmanları genel anlamda alanlarda birleşmiş, bütünleşmiş durumdadır. Bu demokrasi ve milli iradeyi sahiplenmek adına son derece önemlidir ve her kurum alanların sesine duyarlı olmak durumundadır. Bu tarihin, derin bilincin, maşeri vicdanın sesidir. Alanlar Yeni Türkiye’nin nirengi noktası, ibresidir. Alanlar, Türkiye’nin tahkim edilmiş mevzileridir. İstiklâl savaşının direniş hatlarıdır. Görülen o ki, insanımız onuruyla, namusuyla özdeştirdiği milli irade ve özgürlüğünü korumada ölümüne kararlıdır. Millet bütün dünyayı imrendirecek, özellikle de bütün mazlum ve Müslüman coğrafyalara örnek olacak ölçüde olgunlaşmıştır. Bir santim bile, bir adım bile geri çekilmek yoktur. Bundan böyle demokrasi ve milli egemenlik milletin kanı ve canı pahasına kazandığı gerçek değerdir. Milletlerin kişilik ve kimlikleri, benlik ve kültürleri böyle tecrübeler, böyle kazanılan değerlerle inşa olur. Tarih böyle yaşanır, böyle yazılır. Varlık ve varoluş iddiası böyle kanıtlanır, yaşanır. 

Yaşadığımız süreç birçok gerçeği ortaya çıkarmış, pekiştirmiştir. İnancı, samimiyeti, ihaneti, münafıklığı, dostluğu, düşmanlığı ortaya çıkarmıştır. Hakiki anlamıyla Furkan günleri yaşanmaktadır. Hakla batıl, akla kara ortaya çıkmıştır. En başta milli varlığımıza dönük emperyalist düşmanlıkların ne ölçüde ahlaksız, acımasız olduğu, amaçları için hiçbir ilke ve inanç farkı gözetmeksizin kimlerle nasıl ihanet ortaklığı kuracakları ortaya çıkmıştır. Sonra sözüm ona din ve iman gibi manevi değerleri kullanan kirli yapının, ne ölçüde alçak ve haince ittifaklar kurduğu, kuracağı görülmüştür. Ama bunlardan da önce milletin kendi irade ve istikbaline hayatı pahasına bağlı olduğu görülmüştür. Millet destan yazmıştır. Millet arkasında durduğu liderinin sıkı ve dik durması halinde, etrafında birleşip bütünleşeceğini göstermiştir. Milli birlik böyle oluşur. 

Birlik, kardeşlik duygularıyla millet olmanın samimiyeti canlı, diri kılınmıştır. Samimi birlik, yapay ayrılıkları önemsizleştirmiştir. Sırf bu bile darbe girişimiyle yapılan işgal hareketini yapanları hüsrana uğratmıştır. Onlar Türkiye’yi bölmeyi, parçalamayı amaçladılar. Bunu daha geçen aylarda PKK’nın şehirleri silahlı kalkışmayla işgal girişimiyle başlattılar. Halkımız oynanan derin, karanlık oyunu görerek çok net bir tavır geliştirdi. Piyon olarak kullanılan PKK militanlarını, onları üzerimize süren odakları şaşırtacak ölçüde bir feraset ve basiretle kendi hainliklerinin çukuruna itti. Tercihini devletin de temsil ettiği üst ve tarihsel birliktelikten yana yaptı. 15 Temmuz’u planlayanlar PKK ile de işbirliğine girdiler. Kafalarında birçok plan vardı. Şeytanın planı mı biter? Hiç biri olmasaydı bile, darbeyle hükümet, devlet ve milli irade esir alındığı sıra, PKK da eylemleriyle kendi cephesinden zora sokma, sıkıştırma eylemleri başlatacaktı. Ama ne oldu? Halk darbelere karşı demokrasi nöbetini en coşkulu biçimde doğu ve güneydoğu vilayetlerimizde veriyor. Milletin derin şuuru, inancı, sarıcı, kuşatıcı vasfıyla harekete geçmiştir. Bizi bir kılan o şuurdur. 

Birliği tahkim eden şuur, her türlü yapay, zorlama kimlikleri sadece önemsizleştirmemiş, tarihin çöplüğüne atmıştır. Bayrak, vatan, milli irade, demokrasi gibi güçlü değer ve motiflerle daha coşkulu yaşanır kılınan İslâm, en üst, en başat ve bağlayıcı gerçekliğimiz olmuştur. Millet, tarihi ve dini bağlar etrafında bütünleşmesini canlı bir bilinçle güçlendirmiş, güncellemiştir. Milli duygular etrafında, ülkenin bir ucundan diğer ucuna kardeşlik yaşanır olmuştur. PKK üzerinden yapılmak istenen bölme, parçalama oyunları, kimsenin ummadığı bir zamanda bozulmuş, bozulmakla kalmamış tam tersi sonuçlarla oyun sahipleri bozguna uğratılmıştır. 

Bu darbeyle yapılmak istenen işgal hareketine PKK’nın desteği de planlanmıştı. Her koldan, her cepheden saldırıya geçecekler, bizi mahvedeceklerdi. Hiçbir dini ve etnik ayrım yapmadan doğrudan milli varlığımızı, var oluşumuzu imha etmeyi hedef alan işgal saldırılarının muhtemel tehlikelerini gören halkımız, bütün hatları ile bütün cephelerden, her koldan savunmaya geçti. Küfre geçit veremezdik. Haçlı Siyonist ittifakını bir kez daha bozguna uğratmamız gerekirdi. Değilse yıkılan sadece biz değil, bize umut bağlamış, bizden haber ve işaret bekleyen bütün mazlum ve Müslüman coğrafyaların hayalleri, gelecekleri, güvenleri de olacaktı. Onları da ayakta tutmalıydık. Çünkü biz ümmetin aklı, diri heyecanıydık. Çünkü bu topraklar İslâm coğrafyasının kalbidir. Millet bütün bunları derin ferasetiyle cesaretle gördü ve gereğini yaptı. Bu asil, bu onurlu milleti bir kez daha tebrik ediyorum. Bu aziz millet her türlü övgüyü, duayı hak etmiştir, hak etmektedir. Hep söyleyip duruyoruz; Bu millet okunmuş millettir diye. Bu milleti Allah koruyor. Allah bizimledir. Kendisine yardım edenlere Allah da yardım eder. Allah hesap yapanların en güçlüsü, en muktedir olanıdır ve biz o hesabında asla şaşmayan Rabbimize iman etmişizdir.  

Alnı, eli ayağı öpülesi bu millet birlikte tanklara, uçaklara, makineli tüfek ve bombalara karşı korken, bizi bir ve birlikte kılan bir tek değerin, bu yurdun, bu devletin öneminin bilincindeydi elbette. Tankların, ölümlerin üzerine bu aşkla, bu inançla yürüdü.  Bizi var ve anlamlı kılan değerlerin hangi bedellerle kazanıldığının, kaybedilmesi durumunda yaşanacak felaketin farkındaydı. Milli ruh, milli duygu işte bu bilincinde olunan değerleri sahiplenmektir. O nedenle bu milleti iyi anlamak, doğru anlamak gerekir. Başta aydın, entelektüel, gazeteci, sanatçı ve siyasetçilerimiz olmak üzere etkili, yetkili herkes bu halkı iyi anlamalıdır. “Halk bizi anlıyor mu?” Bu soru yanlıştır. Doğru cevap bu halkı anlamak, onun bilinç ve samimiyet seviyesine yükselmektir. Bu ülkenin havasını soluyan, suyunu içen, ekmeğini yiyen, bu milletin dilini konuşan her etkili, yetkili insanın temel önceliği budur.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 868
Bu Ay : 2123
Toplam : 2123

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom