Veysel Tay

Veysel Tay

veyseltay@gmail.com

Darbeler Dönemi Kapandı, Sırada Bağımsızlığın Bedeli Var

Allah’a sonsuz hamdolsun ki, bir takım emperyal güçlerin, ülkemiz üzerinde oynadığı büyük bir oyun, Allah’ın yardımı ve hemen hemen tüm ülkenin kararlığıyla bozulmuş oldu.

Fethullahçı hainlerin, 22 Temmuz’da planladıkları, ancak deşifre olmaları nedeniyle bir hafta erkenden apar topar yaptıkları iddia edilen, bu darbe girişiminde, yapılananlara bakılınca, şayet deşifre olunmasaydı ve 22 Temmuz’da planlandığı şekliyle gerçekleşseydi, darbe bastırılsa da bastırılmasa da sonucun, çok daha kanlı olacağı açık bir şekilde görünüyor.

Anlaşılan o ki, ‘Balyoz Darbe Planı’ diye bize yutturulan senaryoda, söz konusu planı kaleme alanlarla, 15 Temmuz darbesini planlayanlar aynı kişilerdir. Zira 15 Temmuzda, Balyoz Darbe Planının hayata geçirilmeye çalışıldığını hep birlikte gördük. Eğer bu darbe başarıya ulaşsaydı, Balyoz Darbe Planının tamamının hayata geçirileceği kesin olarak ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum. Özetle kendi hayallerini kaleme alarak, kendilerine engel olacak insanlara iftira attıkları, artık daha net olarak ortaya çıkıyor.

Alçaklıkta herkesi kendileri gibi zanneden bu satılmış ihanet çetesi, Allah’a şükür ki hayal ettikleri aşağılık emellerine ulaşamadan, büyük ölçüde derdest edilerek, hak ettikleri yere gönderildiler. Başta Cumhurbaşkanı’nın kararlılığı olmak üzere, halkın, emniyetin ve de darbe karşıtı TSK mensuplarının kararlılığı, bu darbe teşebbüsünü kısa sürede püskürtmüştür.

Bu satılmış ihanet çetesinin, ülkemize topyekûn olarak açtıkları savaşın bedelini ağır bir şekilde ödeyecekleri kesindir. Bu ihanet çetesi ve başındaki, asrın Samiri’sine merhamet göstermek, ‘Merhame’te yapılabilecek en büyük zulüm olacaktır.

Gelelim bu satılmış hainlerin darbe girişiminin, ülkemize getirip götürdüklerine.

Sadece iktidar partisi değil, başta MHP olmak üzere hemen hemen her kesimden, darbeye karşı mücadele eden halk, tavanda gerçekleştirilemeyen milli mutabakatı tabanda gerçekleştirmeyi başarmıştır. Daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, halkı meydanlara çağıran açıklaması olmadan bir saat önce, birçok MHP’li vatandaş Ak Parti binalarının önüne gelerek, seçilmiş hükümete desteklerini fiili olarak ortaya koymuşlardır. Umarım bu alçak darbe girişimi sonrası, meydanlarda gördüğümüz birleşme, vatansever olan tüm kesimleri bir araya getirerek, kutuplaşmanın sonunu getirmeye vesile olur.

Bu darbe girişiminin Sayın Cumhurbaşkanı ile Eski Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nu yeniden yakınlaştırması, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Fethullahçı satılmışlar ve Sayın Davutoğlu hakkında yanlış bilgilendirilmesine bir son vermesi açısından, hayra vesile olmuş gibi gözüküyor. Belki de bu satılmış hainler, böyle bir darbe girişiminde bulunmasaydı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu hainlere karşı bir yumuşama göstermesi muhtemel olabilirdi ve de bu hainlerin ülkemize daha büyük zararlar vermesine sebep olabilirdi. Bu açıdan da hayırlı bir sonuç doğurmuştur diye düşünüyorum.

  Asıl önemli olan ise Osmanlı’dan sonra, gerçek anlamda bağımsızlığını bir türlü eline alamayan ülkemizin, emperyal ülkelerin tasallutundan kurtulma yoluna girmiş olmasıdır. Ülkemizde son bir şans ile darbe yoluyla yönetimi tekrar ele geçirebilme ümidinde olanlar, maşa olarak asrın Samirisi’nin uşaklarını kullanmışlardır.

Kanaatim odur ki, artık ülkemizde dışarıdan destekli darbeler dönemi tamamen kapanmıştır. Emperyal güçler bundan sonra, ülkemizde istedikleri zaman, darbe yapmak suretiyle yönetimi değiştirmek istiyorlarsa, en azından yeni bir ‘yüzyıllık plan’ yapıp, kendilerine köle olan, yeni bir nesil yetiştirmeleri gerektiğini artık anlamışlardır diye düşünüyorum.

Emperyal güçler tarafından desteklenen, hatta planlanan bir darbe girişiminin püskürtülmesinin ve de bundan sonra tam bağımsız bir ülke olarak yola devam edilmesinin, şüphesiz ağır bedelleri olacaktır. Daha doğrusu bu darbeye destek veren emperyal güçler, bu yenilgilerinin intikamını almak ve de bedel ödetmek isteyeceklerdir. Hatta kanaatim odur ki, ancak darbe girişiminin ilk 3 saatinde tereddüt gösteren korkaklara söyletebilecekleri; ‘Keşke Darbe Olsaydı’ sözünü, darbeye karşı çıkan halka da söyletebilmek için ellerinden geleni artlarına koymayacaklardır. Bunun için Türkiye’de az çok hareket kabiliyeti olan, tüm terör örgütlerinin kullanılabileceği gibi, direk kendi ajanlarını da sahaya indirebilirler.

Tabi ki gözü dönmüş bu satılmış hainlerin, darbe girişimi başarılı olsaydı, çok daha kanlı bir yönetim tarzı sergileyeceklerdi. Ancak darbenin bastırılmış olması hayatın bundan sonra, hepimiz için süt liman olacağı anlamına gelmiyor. Aksine her şey için süt liman bir hal ortaya çıkması durumunda, emperyal güçlerin asıl planlarının hayata geçmediği sonucu çıkar ki, bu şartlarda daha da uyanık olunmalıdır.

Evet, bundan sonraki kısa vadede tüm ülke olarak ödeyeceğimiz bedel, bağımsızlığımızın bedeli olacaktır. Elbette ki ülkemize ödetilmek istenen, terör (suikast girişimleri, toplu katliamlar vb.) ve ekonomik kaynaklı bu bedellere karşı ilgili tüm birimler gerekli tedbirleri almakla sorumludur ve gereken her şeyi herkesin elinden geldiğince yapacağı muhakkaktır.

 Ancak kim ne yaparsa yapsın, unutulmamalıdır ki, bağımsızlığımız için ödeyeceğimiz bu bedel, 1915 Çanakkale Savaşından (dikkat edin Kurtuluş Savaşı demiyorum, Çanakkale Savaşından) sonra ödeyeceğimiz en büyük, en anlamlı ve de en şerefli bedel olacaktır.

Bedel ödemeden elde edilen bağımsızlık, sadece emanet bir bağımsızlıktır.

Bağımsızlık mücadelesi asıl şimdi başlıyor, geleceğimiz için bedel ödemeye hazır olalım.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 553
Bu Ay : 15983
Toplam : 25241

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom