Veysel Tay

Veysel Tay

veyseltay@gmail.com

Gazze’nin Nefes Almasını Önemsemek

Gazze’nin Nefes Almasını Önemsemek

Ramazan Ayının sonlarına yaklaşırken, neredeyse tüm Dünyanın gündemine oturan bir gelişme olan Türkiye-İsrail anlaşması üzerine birkaç söz söylemek isterim.

Oneminute ile gerginleşen ve Mavi Marmara ile tamamen kopan, Türkiye İsrail ilişkilerinin devamı için iki ülkenin özellikle de Türkiye tarafının ön şart olarak sunduğu şartlardan, kısmen de olsa esnemeler olduğunu, anlaşma şartlarının yumuşatıldığını, iki tarafın da anlaşma masasında birbirlerine karşı, kendi halklarına zor kabul ettirebilecekleri bir takım tavizler verdiklerini görmekteyiz.  Bu da bize gösteriyor ki her iki ülke de bölgede birbirlerinden vazgeçemeyecek kadar birbirlerine ihtiyaç duymaktadırlar.

İsrailliler, Türkiye’ye muhtaç olduğu için, kendi tarihinde, bir takım ilklere imza atarak Türkiye’nin anlaşma şartlarından çoğunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Aynı şekilde Türkiye’nin de İsrail’e ihtiyacı had safhaya ulaşmış ki, yıllardır ısrarla üzerinde durduğu şartlarından, ablukanın kaldırılması şartını esnetmiş ve ambargonun delinmesiyle yetinmek zorunda kalmıştır. Türkiye içinde bu anlaşmadan rahatsız olanlar kadar İsrail içinde de rahatsız olanların sesinin yükselmesi, bunun en basit göstergesidir.

İki Ülkenin birbirine mecbur olmasının sadece ekonomik ilişkiler açısından ele alınması ise olaya dar bir bakış açısı ile bakmakla mümkün olabilir ancak. Zira her iki ülke de ekonomik kayıplarını bir şekilde farklı yöntemlerle tolereedebilecek imkân ve bağlantılara sahipler diye düşünüyorum. İki ülkenin de birbirlerine duydukları ihtiyacın, hatta mecburiyetin ne ya da neler olduğu konusunda analiz yapacak bir bilgi ya da istihbarata sahip değilim. Zaten ben olayın bu kısmıyla değil, Gazze’yi ilgilendiren kısmıyla ilgilenmek istiyorum.

Şu an Dünya üzerinde, bağımsız yaşamayı Gazzeli Kardeşlerimizden daha çok hak eden başka bir toplum var mı bilmiyorum. Zira yıllardır hem abluka, hem de bombardıman altında İslam’ın ve İnsanlığın izzetini ayakta tutan büyük bir özgürlük abidesidir Gazze. Silahı, uçağı, parası, hatta ekmeği bile olmadan, Tüm Dünyanın korktuğu bir terör devleti olan İsrail’in kalbine korku salan onurun adıdır Gazze. Bu sebepledir ki bu girişim sonucunda, Gazze hak ettiği gibi bağımsız bir devlet olarak yoluna devam edebilmesi ve İsrail zulmünden tamamen kurtulmasını, yüreğinde vicdan taşıyan herkes canı gönülden isterdi.

Birçok konuda eleştirmeme rağmen, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Gazze’nin, İsrail zulmünden kurtulması konusunda farklı düşünmeyeceğine, canı gönülden inanıyorum. Varılan anlaşma sonucunda,  Sayın Cumhurbaşkanını suçlamak veya eleştirmek büyük bir haksızlık olur diye düşünüyorum. Mevcut anlaşmanın şartları gönlümüzü rahatlatmasa da Gazzeli kardeşlerimize, Ramazan Bayramında derin bir nefes aldıracağı muhakkak. Zaten gerek yazılı ve görsel, gerek se de sosyal medya üzerinden,işi hakarete vardırarak bu anlaşma ile Gazze’ye ihanet edildiğini söyleyenlerin, Gazze diye bir derdi olmayan insanlar olduğu aşikârdır.

Mavi Marmara ile bu sürecin tam merkezinde olan ve bu işin sancısını yüreğinde hisseden, IHH gönüllüsü kardeşlerimizin de bu olaya biraz daha mutedil yaklaşması gerekir diye düşünüyorum. IHH, insani yardım açısından dünyada çok büyük bir boşluğu dolduran,  bu ümmetin emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Ancak IHH yöneticisi olan ağabeylerimizin, bu emaneti, insani yardımın merkezinden siyasetin merkezine çekmemeleri gerekmektedir. Bu ümmetin IHH gibi kurumlara, siyasetten çok insani yardım alanında ihtiyacı vardır.

Gazze’nin bu anlaşmadan nasıl etkileneceği konusuna gelince; Gerek kurumsal olarak Hamas’ın gerekse Halid Meşal’in,amasız, şartsız teşekkür açıklamaları, bu anlaşmanın Gazze’de bir bayram havası estireceğinin en açık göstergesidir. İsrail ve Sisi yönetimindeki Mısır’ın kuşatmasıyla boğulma noktasına gelen Gazzeli kardeşlerimiz, bu anlaşma ile derin bir nefes alacak, az da olsa toparlanabilmek için hem zaman, hem de imkân bulacaklardır.

Türkiye ve İsrail arasında varılan bu anlaşma bana Hudeybiye anlaşmasını hatırlattı. Koşulları itibariyle Gazze’lilerin aleyhine olan bu anlaşmaya bile, İsrail’in tahammül edemeyeceği hatta bu anlaşmayı ihlal edeceği, belki Türkiye’nin Gazze’de inşa edeceği tesisleri bile yok etmek için elinden geleni yapacağı günleri, yakın bir gelecekte  görmemiz mümkündür.

Evet, tıpkı Hudeybiye’de olduğu gibi ümidim odur ki, hem savaşsız bir dönemde Gazze’li kardeşlerimizin biraz toparlanması, hem Hamas’ın, Türkiye aracılığıyla dünya gündemine Gazze’yi daha çok taşıyabilme imkânı bulması, hem de İsrail’in bu anlaşma şartlarını ihlal etmesi durumunda, şartların Gazze lehine dönmesi ihtimaline binaen, bu anlaşmanın hayra vesile olmasını bekliyorum. İsrail’in Mavi Marmara olayındaki küstahça tavrını bir daha sergilemesinin önünün kapatılmasına vesile olması açısından da çok önemli bir anlaşma olarak görüyorum bu yaşananları.

Bu anlaşmanın Hudeybiye Anlaşması gibi ileride Müslümanların hayrına vesile olması için en temel şart ise Hudeybiyede’ki samimiyetle yola çıkılmış olmasıdır. Eğer aynı samimiyetle Gazze’nin hayrına olması ümidiyle yapılan bir anlaşma ise bu anlaşma, Rabbim de bu süreci tıpkı Hudeybiye’deki gibi İslam Dünyasının lehine çevirecektir inşallah.

Sabredebilirsek Rabbimiz, Hayrı da Şerri de, zamanla bize apaçık gösterecektir. Sabredelim görelim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Naci BAYRAKCI @Teşekkür

29 Haziran 2016 15:31

Kardeşim yüreğine sağlık yazına senin son cümlenle cevap verecem SABREDİP GÖRELİM.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 240
Bu Ay : 15670
Toplam : 24928

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom