Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

İMKÂNSIZI ZORLAYAN KARARLILIKLA

İMKÂNSIZI ZORLAYAN KARARLILIKLA

Herkes bir şey söylüyor. Herkesin payına düştüğü kadar bizimde bir şey söyleme hakkımız varsa, evvela dünyalı olmanın, dünyada yaşamanın kolay olmadığını ifade ederek başlayalım. Dünya sıkıntılar yurdu. İnsan zekâsını, sıkıntılarını çoğaltmak, içinden çıkılmaz duruma getirmek için ne kadar mahir.


Huzur adına, barış, güvenlik, güç dengeleri, detant adına ne kanlı, kirli planlar yapılıyor. Kan, ateş, gözyaşı, sürgünler, işgaller, yoksulluklar ve zulüm üzerine kurulu savaş oyunu gelişmemiş, acımasız zihinler tarafından bütün insanlığın başına bela ediliyor.

Sanal spekülasyonlar, kavram kargaşaları, kasıtlı algı yönetimleri, şaşırtma, oyalama, aldatma taktikleri, terör faaliyetleri ile birlikte yeni savaş ve baskı araçları olarak kullanılıyor. Hayat yaşatmayı değil, öldürmeyi, birleştirmeyi değil ayrıştırmayı, parçalamayı, ezmeyi amaçlayarak zapt edilmez, söz dinlemez çılgınlığıyla akıp gidiyor.

Emperyalist egemenlerin arzuladığı istikamete zorlanan akış, sayısız ölüm, sayısız sefaletle hızlanıyor, derinleşiyor. İnsanlar ve hayatlarla birlikte akıl ölüyor; ruh, kalp, duygu, vicdan ölüyor. Aşk, benlik, ahlâk, kişilik, onur, merhamet, sevgi, umut ölüyor. Kültür, irfan, düşünce, estetik, medeniyet ölüyor. 

Her dönemde değersizlik büyüten, değersizliği cesaretlendiren inkârcılık yeni ideolojik azgınlığıyla hiçbir ahlâk, sınır, ilke tanımadan en temel insan hak ve değerlerine karşı son derece yıkıcı, yok edeci silahlarla saldırıyor. Yıkım evrensel bir boyut kazanıyor. Tarihte görülmedik tarzda silahlı güç oluşturan yıkım ekibi birleşik hareket ediyorlar.

Yalanlarını sömürü üzerine kurumsallaştırarak bütün mazlum coğrafyaları sarıp, kuşatıyorlar. Özgür iradeleri gasp edilerek köleleştirilen insan ve insanlık imkânsız, çıkışsız, çözümsüz bir çaresizliğe mahkûm ediliyor. Mahkûm olanlar mahkûm edenlerin birleşik, örgütlü ve acımasız tutumları karşısında etkisiz çırpınışlardan başka bir tepki veremiyor. 

Zalimlerin birleşik hareket etmesi mazlumların kurtuluşunu zorlaştırıyor. Politika ve entelektüalizm sömürgen zalimlerin saldığı korkuyu mazlumların içselleştirmesi için çaba sarf ediyor. Korku, yılgınlık ve teslimiyet tüm benlikleri ya istila ediyor ya da umutsuzluğun ölümcül boşluğunda etkisizleştiriyor.

Birleşik zalimlere karşı, mazlumlar, içlerindeki korku duvarını yıkamıyor veya bunda yetersiz kalıyor. Her bakımdan zaafa uğramış veya uğratılmış kitleler sakin, aklı başında, etkili bir çözüm, bir çıkış ortaya koyamıyor. Ama bütün bunlar insanlık vicdanının gerçek bir diriliş ve uyanışla doğrulup ayağa kalkmayacağı anlamına gelmez.

Bu yönde ciddi sayılacak emareler, işaretler gözlenmeye başlamıştır. Uyanışta Türkiye’nin öncü, örnek bir rol üslenmesi ülkem ve milletim adına onur duymamıza sebep oluyor. 

Her şeye rağmen bütün dünyanın yaşanan trajedilere kör, sağır ve dilsiz kalmasına rağmen ülkesi ve milleti olarak Türkiye’nin kendinden beklenen asalet ve cesaretle bu zalimce saldırılara karşı bir diriliş ve direniş hattı oluşturması bütün bir insanlığın en soy, en nezih duygusu, vicdanı adına gerçek bir umuttur.

Bu umut karanlık gecelerin nurlu sabahına dönüşecek potansiyeli, hem de güçlü bir potansiyeli temsil etmektedir, temsil etmek zorundadır. İçimizde bu umut bu beklentinin güçlü yoğunluğu vardır. Bu umutla hayata bağlanıyoruz, tutunuyoruz. Bu umutla direniyoruz.

Bütün mesele bizi çevreleyen ve ister istemez şu ya da bu şekilde etkileyen gelişmeleri gözlemlediğimiz kadar kendi gücümüzü, gerçekliğimizi, birikimimizi de keşfetmektir. Ülke ve millet olarak karşı karşıya olduğumuz mecburiyetler örgütlenmiş, kararlı,  yeni, cesur atılımları hayata geçirmeyi gerekli kılmaktadır. Kendimizi keşfederek tarihte ve bölgede varlığımızı tahkim ettiğimizde Avrupa’dan Asya’ya yeni konumlanışlar olacaktır, olmaktadır.

Bölgenin asıl ve asil aktörü olarak bize rağmen ve bizim iznimiz dışında bölgemizde bir gelişmenin olamayacağını herkes anlayacak. ABD, Rusya, İran anlayacak. Yeter ki önce biz anlayalım. 

Gâvurun dini imanı yok. Yalanı siyasi taktik ve kurgu olarak kullanıyorlar. Bölgeyi istedikleri gibi şekillendirecekleri zehabı ile saldırıyorlar. En şiddetli ve en cezalandırıcı şekilde ve onların anladığı dilden karşılık görmelerinin vakti gelmiştir. Durum zor, kritik ve karışıktır. Ama açık olan kâfirin kâfirliğini yaptığıdır. Varlığını zalimlerin insafına terk edemeyecek olan Türk ve İslâm iradesi imkânsızı zorlayan kararlılığını somut karşı koyuşlarla sürdürmelidir.  

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 414
Bu Ay : 15844
Toplam : 25102

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom