Veysel Tay

Veysel Tay

veyseltay@gmail.com

Çevreyolunun Altına Yeni Belediye

Çevreyolunun Altına Yeni Belediye

Ak Parti Malatya İl Başkanı Sayın Hakan Kâhtalı, 2016 Şubat ayında;“Biz çevre yolunun altının geliştirilmesi gerektiğini her defasında söylüyoruz. Bununla da ilgili nasip olursa çalışmalar yapacağız. O bölgede belki bir alt belediye daha kurulabilir” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Üzerinden geçen zamandan dolayı küllenmiş bir konu olarak görülebilir,ancak Malatya çevreyolunun altındaki bir mahallede doğup büyümüş ve de halen bu bölgede oturan biri olarak, bu konu hakkında birkaç satır yazmak istiyorum.

Öncelikle Ak Parti Malatya İl Başkanı Sayın Hakan Kâhtalı’yı, bu önerisi için tebrik ediyor ve ilgili bölgede yaşayan biri olarak kendisine teşekkür ediyorum. Zira mevcut belediye hizmetleriyle çevreyolunun altındaki bölgelerin gelişmesi pek mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle, Malatya Çevreyolunun altında kalan bölgelerin de diğer bölgelerindeki, imkânlara kavuşabilmesinin; bu mahallelerde yaşayan yaklaşık 200 Bin insanın, diğer bölgelerdeki hemşerileriyle eşdeğer düzeyde, belediye hizmetlerine kavuşabilmesinin tek çözüm yolunun, güney sınırı Malatya Çevreyolu olan müstakil bir belediye kurulması olduğu kanaatindeyim.

Ancak bu şekilde, çevreyolunun atındaki bölgeden toplanan çevre temizlik, emlak vb. vergiler ve merkezi idareden yerel yönetimlere, vatandaş sayısına göre, gönderilen ödeneklerin tamamı yine aynı bölge halkına verilecek hizmete dönüşebilir. Diğer bölgelerdeki belediyeler için de aynı şey geçerli olduğundan, bu üçüncü belediyenin kurulmasıyla daha adaletli bir hizmet ağı kurulacaktır diye düşünüyorum.

Denilebilir ki mevcut belediyelerin, verdikleri hizmetlerde bir adaletsizlik mi var, çevreyolunun altında belediye hizmetlerinden hangisi aksamaktadır, ya da örneğin bahsettiğimiz toplanan çevre temizlik vergisi karşılığında, belediyeler bu bölgelerde, çöp toplama hizmetini yerine getirmiyor mu, ya da bir aksama mı var? İşte sorun tam olarak da burada; basit belediye hizmetlerinde çok fazla bir eksiklik olmamakla birlikte,gerek yerelden toplanan, gerekse merkezden (İller Bankasından) gelen vergilerin hizmete dönüşmesindeki adaletsizlikten bahsediyorum.

Şüphesiz bir aile reisinden tutun da devlet başkanına kadar her kademedeki yöneticilerde olduğu gibi belediyelerinde her kademesindeki yöneticiler için en önemli hasletin ‘Adalet’ olması gerekir. İlahi dinlerin tamamında olduğu gibi beşeri sistemlerdede ‘Adalet’ kavramını yönetim sistemlerinin en temel unsuru olarak görüyoruz. Allah Resulünün, (S.A.V) Hiçbir gölgenin olmadığı kıyamet günü, Allah’ın Arşının gölgesinde gölgelenecek, yedi sınıf insandan biri için ‘Adil Yönetici’ demesi; Allah’ın lanetini hak eden üç sınıf insandan birinin de ‘Adil Olmayan Yönetici’ olduğunu söylemesi, İslam Dininin, yönetimdeki adalete ne kadar önem verdiği konusunu açıklayacak yeterliliktedir sanırım.

Peki, nasıl bir Adalet?

Adaleti, geçtik eşitliğe bile razıyız aslında.

Adalet, zayıf olan bölgelere pozitif bir ayrımcılık sağlamakla mümkün olur diye düşünüyorum. Tıpkı bir babanın diğerlerine göre daha zayıf olan evlatlarından birine daha fazla destek olması gibi. Tıpkı ekonomik özgürlüğünü Malatya kadar eline alamamış olan, Elazığ’ın merkezi idare tarafından resmi kurumların bölge müdürlükleriyle desteklenmesi gibi. Onlarca yılın negatif etkileri, ancak pozitif bir ayrımla düzelebilecekken, çevreyolunun altında yaşayan biri olarak, eşit bir yaklaşıma bile razıyım.

Büyükşehir yasasıyla merkez ilçe konumuna gelen ve toplam nüfusu 600 bine yaklaşan iki büyük ilçenin, hayvancılık ve tarım ile uğraşılan Hanımın Çiftliği, Orduzu, Eski Malatya, Banazı, Yaka, Gündüzbey ve Eski Yeşilyurt gibi bölgeleri hariç tuttuğumuzda,Tüik yerleşim yeri verilerine göre, kalan nüfusun %35’inin Çevreyolunun altında yaşadığı şehrimizde, belediye hizmetlerinden bu bölgelere ayrılan bütçenin toplam bütçenin yüzde kaçı olduğu, ilgili belediye yetkililerince incelendiğinde, söylediğim şey daha iyi anlaşılacaktır. Kaldı ki nüfusun üçte birinden fazlasının yaşadığı bu bölge yüzölçümü olarak da toplam yerleşim alanlarının üçte biri civarında olduğundan (yine tarım alanları ve askeri alanlar hariç olmak üzere Çevreyolu altı: 18,6 km², Çevreyolu üstü: 36,8 km²) belediyelerin kişi sayısı ile hizmet verilen alan kıyaslaması yapması durumunda diğer bölgelerden farklı bir sonuç çıkmayacaktır.

Dolayısıyla şehir merkezini gezerken hangi bölge ve mahallede belediyelerin, park, sosyal tesis, yol, kaldırım gibi hizmetlerini nicelik ve nitelik olarak ne oranda takdir ediyorsanız bütçeden o bölgeye o oranda pay ayrıldığını anlamanız mümkündür. Metrekareye düşen vatandaş sayısı açısından aynı oranda olan çevreyolunun altı için, merkezi idareden aynı oranda gelen ödenek neden aynı oranda bu bölgelere yansıtıl(a)mamaktadır. Bir örnekle daha da detaya inecek olursak; su faturalarıyla aynı oranda toplanan çevre temizlik vergileri hangi oranda mahallelere yansıtılmaktadır. Zira çevreyolunun altındaki bölgelerin %90’nında haftada iki ya da en fazla üç defa çöp toplanırken, çevreyolunun üstündeki çoğu bölgede her gün bu hizmet verilmektedir. Bunun daha detaylı analizini yapmak, her mahalleden toplanan vergi ve o mahalleye verilen hizmetin maliyetinin ilgili belediyeler tarafından incelenmesiyle mümkün olacaktır.

Bu kadar detaydan sonra sorulacak soru; NEDEN?

Neden mevcut belediyeler, adalet gereği Çevreyolunun altına pozitif ayrımcılık uygulaması gerekirken,eşitlikçi bir yaklaşımla bile hizmet götürmüyor. Neden geliş(e)mediği belediyeciler tarafından bile onlarca yıldır ifade edilen bu bölge hak ettiği hizmeti alamıyor? Bu gelişmemişliğin sebebini kadere bağlamak mümkün mü? Yoksa bu geri kalmışlığın, daha doğrusu geri bırakılmışlığın en büyük sebebi, bu şehrin kaderini belirleyen yetkililerin verdiği kararlar değil midir? Oyları çantada keklik görülen, sesi çıkmayan/çıkarılmayan bu bölgeler yerine, sesi çok çıkan bölgelere daha fazla bütçe ayırmak ve sessiz kalan yığınların hakkını diğer bölgelere kaydırmak, hem bu dünyada hem de Ahirette ağır bir hesap vermeyi gerektirecek büyük bir adaletsiz ve zulüm değil midir?

Onlarca yıldır bu şehirdeki belediye yöneticileri ve çalışanları hangi komlekslerle, farklı bölgelere yaranmak niyetiyle, çevreyolunun altını geri bırakma zulmüne ortak olmaktadırlar bilmiyorum, ama tüm geri bırakılmışlığa rağmen, bölgenin nüfus yoğunluğunun, diğer bölgelerle aynı olması, çevreyolunun altında bu geri bırakılmışlığa büyük bir direnç olduğunu bize açık bir şekilde göstermektedir.

Hal böyleyken yakın bir gelecekte, bu belediyecilik zihniyetiyle çevreyolu altının gelişip, onlarca yılın açığını kapatması mümkün gözükmemektedir. Bu zihniyetin de kısa vadede değişmesi imkânsız gibi durmaktadır. Bu durumda tek çare kalmaktadır ki o da Ak Parti Malatya İl Başkanı Sayın Hakan Kâhtalı’nın teklifinde olduğu gibi, bu bölgeye müstakil bir belediye kurulmasıdır. Umarım bu teklif bir an önce vücut bulur ve Çevreyolu altının uğradığı bu zulüm biter.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

kenan @bir değil beş yapalım

25 Mayıs 2016 23:08

O zaman orduzu, hanımınçiftliği, dilek vs belediyeleri yeni isimlerle geri açalım olmaz mı.

Selami @Niyet buysa iyi

24 Mayıs 2016 12:29

Mevcut belediyelerin işini yapmadığıni mı soyleyeceğiz, yoksa birilerine alan açma mı anlayacağız.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 1061
Bu Ay : 1244
Toplam : 1244

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom