Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

MİLLETİN ADAMI

MİLLETİN ADAMI

Dünyada olanlar, birbirinden bağımsız stratejilerin eseri mi, yoksa birbirlerinin amaçlarını öğrenip, o amaçları boşa çıkarmak isteyen birden fazla oyun kurucunun oluşturduğu bir siyasi-askeri girdap mı?

Peki, bu girdaptan kim veya taraflardan kimler yutulmadan çıkmayı başaracak?

Oyun basit bir kurgu değil, bu açık!

Türkiye’yi yönetenler, ülke insanı açısından nasıl bir konuma oturtuluyor; oyun kurucu mu, kurulan oyunların farkında olan ve bu oyunlardan ülkeyi en az zararla çıkarmak isteyen bir savunmacı refleksinde mi? Yoksa kurulan oyunda oyun kurucuların yükünü sırtlayan dublör konumunda mı? Bu arada kimi haber bültenlerinde verilmek istenen “yirmi beşinci karelere” dikkat etmek gerekir. Ayrıca dikkat edilecek bir nokta; egemenlik oyununda Türkiye gibi, tarihiyle yeniden dirilmek isteyen ülkeleri, haber bültenlerini yönlendiren kimi oyun kurucular, “yirmi beşinci karelerle” kendi halkının gözünde “bir şeyden anlamayan ve sürüklenen” bir ülke konumunda tanıtmak ister.

Türkiye için hem risk, hem pozitif husus; imparatorluk bakiyesinin merkez ülkesi olması ve “yenilgi” atmosferinden günümüze kadar, oyundan kopmamış olma ihtimalidir.

Batı, AB sürecindeki ayak diretmesinden de anlaşılacağı üzere, ülkemizi hep “kendi küllerinden dirilip, batının egemenlik sahasını bozacak” ülke olarak görmüştür. Kimi dönemlerde ülkeyi yönetenler, basiretsizlikleriyle ülkeyi tanınmaz hale getirmeyi başarmış olsalar da, batı “acaba ne yapacaklar” diye incelemesini sürdürmektedir. Hatta batı Endülüs bölgesi için bile korkularını yenebilmiş değildir. Onca sömürü ağına rağmen o bölgeyi yönetmekte bile kimi zaman acz içine düşmektedir. Batının bir diğer korkusu, Türkiye’nin rol alacağı bir yeni birlik ve kendi içinde batının mesela Bismark öncesi parçalı hale dönme korkusudur. Öte yandan ABD’nin ağabeyliği de bir yerden sonra batı için korku vesilesidir. Batı kifayetsiz görülme korkusu yaşamaktadır. Ayrıca nüfus giderek yaşlanmakta ve aslında yeni bir enerjiye de ihtiyaç duymaktadır. Yaşlanan batı, dinamik bir İslâm nüfusundan da çekinmektedir. Bu arada “İngiliz oyunlarını göz ardı etmeyin” diyenlerin uyarılarını da dikkate almak gerekir.

Türkiye; dinamik öğeleri açısından batının korkusu, ulusalcı çizginin bozduğu iç ahenk açısından ise batının umudu durumundadır. İç ahenk yeniden sağlanırsa, ülkemiz parçalanma korkusundan birlik umuduna taşınabilirse ve bu birliği getirecek yeni bir anayasa ile yeniden varlık sahnesine çıkabilirse, geniş bir coğrafyanın umudu olacaktır.

Sur, Yüksekova, Cizre gibi hendek operasyonlarının yapıldığı yerler, can sıkıcı, yürek yaralayıcı sonuçlarına rağmen, oyuna karşı, karşı bir atakla özellikle birlikte yaşamanın ve tarihi yaşatmanın örnekleri haline getirilebilir. Ki yapılan açıklamalardan anladığım da bu yönde adımların atılacağıdır.

Şimdi başa dönelim; Türkiye oyun kurucu mu, karşı eli görüp hamle yapan bir ülke mi?

Zannı galibim, ülkemizin “yenilgi” denen tarihlerden itibaren, yapacağı hamleleri karşı elin ataklarına göre ayarlamaya çalışan ve son dönemde “oyun kuruculuğunu da” devreye alan bir ülke… ABD’nin elini gördü, Rusya’nın elini gördü, önceden Esed’i uyardı, Mısır’da darbe aşamasına gelinmemesi için adımlar attı… Şu an, görünen itibariyle pozitif neticeler gözlenmiyor olabilir ama pozitif ve negatif nereden baktığınızla alakalıdır. Bir düşünürün ifadesiyle; “bazen yarım bütünden büyüktür.”

Sur ve Cizre tarihi mirasıyla birlikte onarılacak. Şehir mantığıyla imar edilecek. Hayat standartları yükseltilecek. Yüksekova ilçelikten illiğe terfi edecek. İdari adımlar yeniden belirlenecek ve PKK veya diğer şiddet unsurlarının Karabağ bölgesini üs olarak kullanmasına yönelik adımlar kontrol altına alınacak.

Oyun kurmak, oynanan oyunu görüp ona göre hamle yapmak, hem devlet adamlığı hem de “milletin adamı” olmakla ilgili. Tüm can sıkıcı ve yürek yaralayıcı sonuçlarına rağmen, bu yönde adımların atılmakta olduğunu düşünüyorum. Bu da millete cesaret veriyor. Kendi içinde kenetleniyor. Mağdur coğrafyalara ulaşıyor. Afrika’da katarak ameliyatları, su kuyuları, yüzünü milletine dönen devletin oluşturduğu sinerjinin ürünüdür.

Duygusal yaklaşım diyebilirsiniz…

Lakin ben Batıyı hiçbir zaman, her şeye ayar veren “Tanrı” gözüyle görmedim. Her zaman isabet edemeyecek olan bir kurgu ustası olabilir ancak bazen de birileri çıkıp “çoban matı” yapıp, satrancı batının koltuğunun altına sıkıştırabilir.

Böyle inanmak hakkım, isabet ettirebilme yüzdem zaman içinde belli olacak.

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Malatya Metro Market

FİRMA DETAYI

Malatya Yorgan Yıkama ve Köpüme

FİRMA DETAYI

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom