Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

ERDOĞAN’A DİZ ÇÖKTÜRMEK

TÜRKİYE’Yİ KUŞATAN KİRLİ İTTİFAK ERDOĞAN’A DİZ ÇÖKTÜRMEK İSTİYOR

 

Kökü tarihin derinliklerine giden bir “geleneği ihya ve inşa” hareketi olan Ak Parti, 2002’de Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde bu milletin tarihi misyonunu yeniden hatırlayarak kutlu bir yürüyüşe çıktı…

Tarihinin en büyük krizlerinden biriyle boğuşan Türkiye’de iktidarı devralan Ak Parti, ülkede 13 yıl boyunca büyük bir restorasyona girişti, maddî ve manevî alanda birçok başarının altına imzasını attı..

Ülke baştanbaşa yeniden imar edilmeye başlandı; hemen her alanda Cumhuriyet tarihi boyunca yapılandan kat be kat fazlası yapıldı: Oto yollar, köprüler inşa edildi, hava alanı sayısı 25’ten 60’a çıktı…

Kişi başına düşen gayri safi milli hâsıla 2 bin dolardan 12 bin dolarlara yükseldi…

Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 17 milyar dolardan 150 milyar dolara yaklaştı…

Yüzde 70’in üzerine çıkmış olan enflasyon ve yüzde 80’lerde dolaşan faiz tek haneli rakamlara düştü…

Türkiye G20 ülkeleri arasında 17. sırada yer aldı…

2002 öncesi IMF’den 1 milyar dolar borç dilenen “Eski Türkiye”, IMF’ye borç verecek “Yeni Türkiye”ye dönüştü…

Sağlık başta olmak üzere birçok alanda devrim niteliğinde gelişmeler sağlandı…

“Yeni Türkiye”yi kendi tarihiyle buluşturan bu hareket, kısa süreçte ülke insanıyla diğer Müslümanlar arsına örülen sun’î sınırları ortadan kaldırdı, aralarında ortak bir dil geliştirdi, yıllar sonra dağılan ümmet birliğini yeniden tesis etme yolunda kararlı adımlar attı ve insanımıza özgüven aşıladı…

Başörtüsü, İmam-Hatip okulları ve İlahiyat Fakültelerinin kontenjan durumu, üniversiteye girişte uygulanan katsayı meselesi gibi kronikleşen sorunlar halledildi ve birçok alanda önemli kazanımlar elde edildi…

Bütün bu gelişmelerin sonucunda Ak Parti ve bu hareketin tabiî lideri Erdoğan, İslâm coğrafyasında ezilmişlerin, mazlumların, kimsesizlerin, garip gurebânın yegâne umudu haline geldi…

Doğal olarak emperyalist güçler bu tablodan hiç hazzetmedi ve bu durumdan ciddi endişe duymaya başladılar!..

Türkiye üzerinde kirli ittifaklara girişen küresel baronlar, karanlık odaklar, faiz lobisi… Adına ne derseniz deyin, bilumum şer güçler, o gün bugündür Erdoğan’ı devirmeden Yeni Türkiye’nin bütünüyle teslim alınamayacağını çok iyi biliyorlar!..

Karanlık odaklar, bütün imkânları kullanarak ve bütün terör hücrelerini uyandırarak, kısacası ellerindeki bütün enstrümanları seferber ederek “Yeni Türkiye”yi “fabrika ayarlarına geri döndürmek” ve Erdoğan’a diz çöktürmenin yollarını arıyorlar!..
PKK, FETÖ, muhalefetin bir kesimi, bir kısım hain medya organları, bazı “aydın müsveddesi” akademisyenler, bilumum şer odakları, tek merkezden yönlendirilerek aynı hedefe yönelmiş bulunuyor: Erdoğan’ı devirmek!..
Evet, iyiden iyiye zıvanadan çıkmış bu karanlık çevreler, tek bir hedefe kitlendi: Dokuz seçimde oylarını sürekli artıran Ak Parti’yi bitirmek ve onun doğal lideri Erdoğan’ı tasfiye etmek!..
Küresel güçlerin tezgahladığı Gezi Eylemleri’nin biricik hedefi, ülkede kaos yaratarak Erdoğan’ı devirmek ve Ak Parti’yi iktidardan düşürmekti!..

FETÖ tarafından sahnelenen 17-25 Aralık darbe girişimlerinin de esas gayesi Erdoğan’ı bertaraf etmekti!..

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi CHP, MHP, Paralel Yapı ve toplamda 14 partiyle temsil edilen topyekun muhalefet blokunun Erdoğan karşısında “Çatı Aday” etrafında birleşmesi de temelde bu amaca hizmet ediyordu!..

7 Haziran seçimleri öncesi Ak Parti’ye karşı kurulan bütün ittifakların da temel gayesi bundan farklı değildi!.. Bu süreçte orkestra şefliğini Paralel Yapı’nın üstlendiği, Kandil’in başat rol oynadığı, sağcısı, solcusu, liberali, Beyaz Türk’ü ve etnik milliyetçisiyle farklı dünya görüşlerine ve ideolojilere sahip birçok grup ve örgütün tek merkezden yönlendirilip sanki tek bir gövdeymiş gibi beraber hareket etmeleri ve HDP’yi barajın üstüne taşımaları, Erdoğan’ı alaşağı etme senaryonun bir parçasıydı!..

Hatta 7 Haziran seçimleri sonucunda HDP’nin barajı aşarak yüzde 13 oy oranına ulaşması nedeniyle zafer sarhoşluğu yaşayan bu malum çevreler, Erdoğan’ı LAHEY’de yargı önüne çıkarma hayaline bile kapılmışlardı!..

Ancak 1 Kasım’da Ak Parti yüzde 49,5 oranında yüksek bir oya ulaşınca, bu hevesleri kursaklarında kaldı… Meselenin farkında olan halktan okkalı bir tokat yiyen bu art niyetli çevreler, birazcık afallamış olsalar da, sandıkta yenemedikleri Erdoğan’ı şiddet ve terör yoluyla devirme niyetlerinden asla vazgeçmediler!..

PKK-Kandil ve onun sivil uzantısı HDP’nin Çözüm Süreci’ni bitirerek Suruç ve Ceylanpınar’daki eylemleriyle masum polis ve vatandaşlarımızın ölümüne sebebiyet vermesi, ayrıca Cizre, Nusaybin, Sur, Yüksekova gibi ilçelerde çukur ve hendek siyasetiyle yeniden şiddet ve teröre başvurması, küresel güçlerin Türkiye’de Erdoğan’ı tasfiye etmek için yeniden kolları sıvadığının açık göstergesidir!..

Son günlerde Ankara ve İstanbul gibi metropol kentlerde peş peşe düzenlenen ölümcül terör saldırılarının arkasında yatan neden de yine tek engel olarak gördükleri Erdoğan’ı bertaraf etmektir!..

“Üst aklın” güdümünde, tek merkezden yönetildikleri belli olan tüm hain yapılar, bütün terör örgütleri bu amaç uğruna yeniden harekete geçirildi…

Cemil BAYIK, tek uğraşılarının Erdoğan’ı ve Ak Parti’yi devirmek olduğunu itiraf etti!..

PKK’nın yayın organı, 37 vatandaşın canına mal olan Ankara’daki terör saldırısına adeta meydan okuyarak “Nevruz’un ayak sesleri! Baharı erteleyemezsin” manşetiyle çıktı!..

Sırf bu amaca yönelik olarak içlerinde PKK’nın da bulunduğu Marksist-Leninist 10 terör örgütü bir araya getirildi…

İçeride tıpkı bir muhalefet partisi gibi davranan Anayasa Mahkemesi, karara bağlaması gereken binlerce dava dururken, Can Dündar ve Erdem Gül’ün davasını öne alarak, tahliye kararı verdi!.. AYM’nin, MİT TIR’ları ile ilgili Cumhuriyet Gazetesi tarafından 29 Mayıs 2015’te atılan ihanet manşetinin ardından FETÖ işbirlikçiliği, darbe ve casusluk suçlamaları gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine konulan Can Dündar ve Erdem Gül’ün hak ihlaline uğradıkları yönünde karar vermesi açık Anayasa ihlalidir. Çünkü ilk derece mahkemesinde daha iddianame okunmadan, savunma dinlenmeden, deliller değerlendirilmeden ve sanıkların mahkûmiyetine ya da beraatine karar verilmeden, yani henüz yargılama sürerken AYM’nin, işin esasına girerek hak ihlali kararı vermesi, açık bir yetki ve görev gaspıdır!..

Son zamanlarda başını Bülent ARINÇ’IN çektiği AK Parti içindeki bazı muhalif isimlerin kışkırtılarak iktidar aleyhine bir takım beyanatlarda bulunması ve yeni bir oluşum arayışına girişmesi de yine Erdoğan’ı bertaraf etme amacına yönelik sinsi planın bir parçasıdır…

Bu arada bir kısım aydın kılıklı akademisyen, yazar ve siyasetçi müsveddelerinin kışkırtıcı rol oynayarak bildiriler yayınlaması ve bir takım beyanatlarda bulunması da tümüyle Erdoğan’ı devirmeye yönelik uluslararası kirli tezgâhın bir parçasıdır…

Nitekim kendilerine “Barış İçin Akademisyenler” adını veren 1128 akademisyen, açıkça Devleti Güneydoğu’da katliam yapmakla suçladı… Söz konusu “aydın müsveddesi” akademisyen grubu, içerisinde PKK adı dahi geçmeyen ve “Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesi gerekiyor” gibi skandal ifadelerin yer aldığı bir bildiriye imza attı!..

Devleti içeriden çökertmeye adanmış FETÖ’nün lideri Gülen, Rus Moskovski Komsomolets gazetesine verdiği demeçte, açık bir dille kendi ülkesi Türkiye’yi “terör devleti” olarak ilan etti!..

Sosyalist yazar Ömer LAÇİNER, sadece Silopi’de devletin gaddarlığı yüzünden 500 çocuğun dağa çıktığını iddia ederek, PKK’nın şehirlerdeki hendek siyasetinin ve devlete karşı kalkışmasının, Filistinlilerin terör devleti İsrail’e karşı sürdürdüğü mücadeleden çok daha etkili olacağını kehânetinde bulundu…

Hasan CEMAL, “Kim bilir kaç zamandır, kaç keredir tekrarladım: Erdoğan bir despottur, onunla istikrar da olmaz, barış da! Cumhurbaşkanı seçildiği zaman da, 7 Haziran sonrası barış değil savaş düğmesine bastığı zaman da, 1 Kasım’da yüzde 50 oy aldığı zaman da hep vurguladım: Erdoğan’la istikrar bekleyenler kendilerini aldatıyor; Erdoğan’la bu memlekette ancak kan gölü büyür…” şeklinde hezeyanlarda bulundu!..

Ahmet ALTAN, köşesinde PKK’nın çukur ve hendek politikasını alenen överek, devletin bölgede korkunç, kanlı bir iç savaş başlattığını, daha önce bu ülkenin hiç görmediği türden vahşi bir savaşı sürdürdüğünü, yasalara aykırı bir şekilde “sokağa çıkma” yasakları uyguladığını, mahallelere tanklar soktuğunu, evleri bombaladığını, güvenlik güçlerinin yakın mesafeden Kürt gençlerini infaz ettiğini, hatta sokakta bebekleri vurduğunu, üstelik ambulansları da göndermeyerek yaralıları ölüme terk ettiğini ve yazdı!..

Levent GÜLTEKİN ise, Hükümet ile PKK’yı aynı kefeye sokarak “Biriniz Cizre’de, Sur’da insanları öldürüyor, diğeriniz Ankara’da. Esasında ikiniz el ele, bütün ölümlere beraberce zemin hazırlıyorsunuz” diye yazdı!..

Aktardığımız ifadelerinden açıkça anlaşıldığı gibi, bu emperyalist güçlerin işbirlikçisi, Türkiye’yi kuşatan kirli ittifakın maşası olmuş yazar kılıklı piyonlarda insanlığın, edebin, ahlâkın zerresi yok!.. Aydın diye geçinip sözüm ona gazetecilik yapıyorlar, ancak kendi devleti ve halkına karşı ihanette sınır tanımıyorlar!..

Dikkat edilecek olursa, bunların karanlık güçlerin uşaklığını yapmaktan, fitne ve fesat çıkarmaktan başka kayda değer bir fikirleri yok!..

Halkların, insanlığın, millet ve memleketin yararına yaptıkları faydalı bir tek icraat, ürettikleri yararlı bir tek fikir bile yok!..

İşleri güçleri, terörü desteklemek ve halkın yüzde 52 oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret etmek, onu itibarsızlaştırıp bertaraf etmeye çalışmak!…

Teröre bu denli açık destek veren gazeteci kılıklı bu aydın müsveddeleri, Türkiye dışında başka her hangi bir ülkede yaşasaydı insan içine çıkamaz, derdest edilip ağır bir şekilde cezalandırılırlardı!.. Bunlar Avrupa’nın her hangi bir ülkesinde, söz gelimi Fransa’da aynı hezeyanları dillendirseydi, “vatan haini” ilan edilip derhal vatandaşlıktan çıkarılır ve gerekli cezaya çaptırılırlardı…

Peki TBMM çatısı altında doğası gereği siyaset yapması, sorunları siyaset yoluyla çözmesi gereken şu vekillere ne demeli?

Hatırlayın, Suruç’ta katıldığı bir programda HDP Eş Genel Başkanı Figen YÜKSEKDAĞ, “Biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz, bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz” demişti!..

Yine HDP Hakkari Milletvekili Abdullah ZEYDAN ise, “PKK’nın öyle bir gücü var ki, sizi tükürüğüyle boğar" şeklinde bir demeç vermişti!..

Ayrıca HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik ÖZKAN, köy korucularını sert bir dille eleştirerek, "Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz" demişti!..

Daha önce Ankara’da 29 masum vatandaşın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan canlı bomba eylemini gerçekleştiren Abdulbaki Sömer adlı PKK’lı terörist için Van’da kurulan taziye çadırına giden HDP Milletvekili Tuğba HEZER, “hepimiz işte bunun gibi canlı bomba olup masum insanları katletmeliyiz” edasıyla terörü, hendek ve çukur siyasetini destekleyen zehir zemberek açıklamalar yapmıştı!..

Bir diğer HDP Milletvekili Faysal SARIYILDIZ ise 25 Temmuz’da PKK’nın silahlarını taşıyan kuryeye eskortluk yaptı!.. Terör örgütü PKK’ya giden silahları almak için Şanlıurfa Ceylanpınar’a gelen kuryeyi, SARIYILDIZ’ın ilçeye özel aracıyla getirdiği ortaya çıktı. Kurye, polis tarafından yakalandı. Ancak SARIYILDIZ, dokunulmazlığı nedeniyle gözaltına alınamadı. Polis, 3 roketatar, 4 adet M-16 otomatik tüfek, 25 el bombası ve 2 bin mermiye el koydu… Bu SARIYILDIZ’ın bir vukuatı…

Faysal SARIYILDIZ’ın bir diğer vukuatı ise, özel aracını PKK’lı terörist için “özel makam ambulansı” yaparak hastaneye yetiştirmesi oldu. SARIYILDIZ, 4 polisi şehit eden ve çatışmada yaralanan ‘Tekoşer’ kod adlı teröristi kendisine ait özel araç ile hastaneye götürürken Cizre Devlet Hastanesi’nin kameralarına yakalandı!..

Peki bütün bu olaylar yaşanırken CHP’li vekiller ne yaptı, HDP’lilerden çok mu farklı davrandı dersiniz? Tabii ki hayır!.. Nitekim terörist taziyelerine gitmekte hiçbir beis görmeyen CHP’li Sezgin TANRIKULU’nun, tam 37 vatandaşın hayatını kaybettiği Ankara saldırısının gerçekleştiği sırada PKK’nın kanalı olarak bilinen Med Nuçe’nin canlı yayında olduğu ortaya çıktı!..

Daha önce “Türkiye ile İran karşı karşıya gelirse İran’ın safında olurum” diyen CHP’li vekil Eren ERDEM ise, Rus televizyonuna verdiği röportajda IŞİD’in elindeki sarin gazını Türkiye’nin verdiğini iddia edecek kadar altı boş, delilsiz, mesnetsiz ve bütünüyle tahminlere dayanan hezeyanlarda bulundu!..

Sağduyulu vatandaşlar olarak yetkililerden öncelikli arzu ve isteğimiz, teröre destek veren bu karanlık odakların yerli işbirlikçileri olan akademisyenlerin ve gazeteci kılıklı aydın müsveddelerinin derhal vatandaşlıktan çıkartılması; bu hain vekillerin ise dokunulmazlıklarının kaldırılarak ivedilikle adâlet önüne çıkartılmaları ve topyekun bu hâin güruhun gerekli cezaya çarptırılmasıdır…

Anlaşılıyor ki, Türkiye’yi kuşatan kirli ittifak, aslında Erdoğan’a diz çöktürmek suretiyle yalnızca onun iktidardan uzaklaştırılmasını değil, bizden Yeni Türkiye’yi, vatanımızı, bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü, onur, şeref ve haysiyetimizi de istiyor!..

Kötülük odakları, uluslararası şer şebekeleri, emperyalist baronlar, faiz lobisinin yerli uşakları, vesâyetin son kalıntıları…

Velhâsıl Erdoğan’a diz çöktürmek için Türkiye’yi tıpkı bir ahtapot gibi saran kirli ittifakın bütün unsurları, şunu iyi bilin ki…

Erdoğan sıradan bir lider değil, sayıları 2 milyara yaklaşan, mazlum, mağdur ve ezilmiş Müslümanın yegâne umududur…

Bu nedenle Erdoğan’ı size yedirtmeyeceğiz!..  

Türkiye, bütün vesayetlerden kurtulup tam bağımsız bir ülke olana kadar, sizinle olan mücadelemizi büyük bir azim, sebat ve kararlılıkla sürdüreceğiz…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 672
Bu Ay : 20744
Toplam : 30002

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom