Ensar ÖZDEN

Ensar ÖZDEN

ensarozden4@gmail.com

DARAĞAÇLARI GÖLGESİNDE

DARAĞAÇLARI GÖLGESİNDE

Dün sosyal medyada, İran da gerçekleşen bir idamın izleyiciler tarafından cep telefonu ile çekilen görüntülerini içeren bir video dolaşıp durdu.
İki genç, suçlamalar belirtilmese de (sosyal medyada sünni oldukları için asılan gençler diye etiketlenmişti) halk tarafından "Mekber Vehhabi "ve" Ali Veliyullah" sloganları ile infaz edildi.
İdam edilecekleri alana cellâtları ile getirildiklerinde darağacı önünde ikisi de avazları çıktığınca tekbir getirmeye başladılar.
Allah u Ekber nidaları o kadar yüksek çıkıyordu ki etraftaki izleyiciler hep bir ağızdan "Vehhabilere Ölüm" sloganları atarak bastırmaya çalışıyorlardı.
Tahminen yirmili yaşlarda olan iki genç, tekbirler getirirken, kalabalığın homurtuları ve "susturun şunları" bağırtıları ile infaz edildiler asılarak.
Ne kadar acı değil mi?
Aslında bu görüntüler, tüm yaşananları izah ediyor ve hiçbir yoruma da mahal bırakmıyor.
İran islam cumhuriyeti kendi ulusal çıkarlarına zarar verecek her türlü muhalefet girişimini idam ederek karşılıyor.
Keza suudi Arabistan rejimi de...
Eminim geçtiğimiz hafta Suud da infaz edilen 47 kişiden biri olan Şii âlim "Ayetullah Nimr Bakır  el Nimr" de idamı esnasında Tekbirler getirerek ölüme gitmiştir.
Beraberinde çoğunluğu el Kaide mensubu olduğu iddia edilen kırk küsur kişi de sanırım Allah ı ululayarak, O nun yeryüzü ve din gününün tek sahibi olduğuna şahadet getirerek Rablerine yürümüşlerdir.
Amacım idam edilenleri övmek değil.
Ancak hangi mezhepten, hangi düşünceden olursa olsun sırf mezhebi ya da ideolojisi farklı diye öldürülen insanların kanlarının hesabının sorulması gerekmez mi?
Suud da idam edilen şia alim için tüm dünyada protesto gösterileri yapılırken, geriye kalan ve
kendilerine el kaideci diyerek asılan insanlar kimsenin umurunda değil.
Suçlarını dahi bilmiyoruz.
Sadece iki kelime "Rejim muhalifi" ifadeleri yetiyor ölümlerinin meşruiyeti için.
Algı operasyonları o derece hedefine ulaştı ki, hiç bir suç işlememiş, teröre karışmamış dindar birini, “İşidci ya da el Kaideci” diyerek linç etmek artık o kadar basit ki.
Kitleler o kadar hipnotize edildi ve mezhebi taassup o derece arttı ki,  bazılarına göre Şia olmak, ya da Sünni olmak ölümü hak etmektir zaten.
Bu mezhebi fanatizm müslüman zihinlere  içirilmese, kendisini Hizbullah (Allah ın askeri) olarak tanımlayan biri Suriye de, ya da Sünniyim diyen biri Yemen de çocuk, genç, kadın, yaşlı demeden aynı dinden olduğu mazlumları öldürülebilir mi?
Bugün büyük bir cinnet hali yaşıyoruz ve bunun sorumlusu da, büyük oranda, siyasi emellerini
mezhepçi siyasetlerine alet ederek tüm dünyada mezhepçiliği ve “şii/sünni“ düşmanlığını pazarlayan, körükleyen, ateşleyen İran ve Suudi Arabistan dır.
Bu iki devlet habis bir ur gibi İslam âlemini sarmakta ve bir virüs gibi mezhep düşmanlığını tüm Müslüman kuşaklara yaymaktalar.
Kendi bölgesel çıkarları, güç kazanma idealleri ve konforlarının idamesi için Müslüman halkları birbiri ile çatıştırmakta, orta doğuyu kan gölüne çevirmekte ve geleceğin büyük mezhep savaşlarına  Müslüman dünyayı hazırlamaktalar.
Evet, çok tehlikeli bir gidiş yolundayız ve bu virüsten kurtulmamız şart.
Bunun ilacı da mezhepçi politikalar yapanları lanetlemek ve düşüncesi bizden ne kadar farklı olursa olsun vahdet için tüm kıble ehlini kardeş ilan etmektir...
 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 882
Bu Ay : 5864
Toplam : 5864

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom