Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

ERDOĞAN'IN SAFINDA OLMAK

 

1 KASIM’DA ERDOĞAN’IN SAFINDA YER ALMANIN ANLAMI

 

Gezi eylemleriyle başlayan, 17-25 Aralık darbe girişimiyle devam eden ve 7 Haziran seçimleriyle de iyiden iyiye zıvanadan çıkan bir zümre, yalnızca Türkiye’de değil, bütün İslâm coğrafyasında mazlum ve mağdur Müslümanların yegane umudu haline gelen önderliğini Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Ak Parti hareketini bütünüyle yok etmeye, bir daha belini doğrultamayacak şekilde tamamen bitirmeye yönelik bir çabanın içine girdi!..

 

Sağcısı, solcusu, liberali, Beyaz Türk’ü ve etnik milliyetçisiyle farklı dünya görüşlerinden insanlar; MHP ve HDP gibi birbirlerine taban tabana zıt ideolojilere sahip partiler; PKK, DHKP-C ve Gülen Hareketi gibi farklı düşünce ve hedefleri olan örgütler, sanki tek bir gövdeymiş gibi hareket ederek, Cumhurbaşkanı’nı yıpratma ve bu yolla 1 Kasım’da AK Parti’yi tek başına iktidardan düşürmeye yönelik kirli bir harekete başladı…

Gelişen son hadiselerden sonra, bir “cemaat” olarak dinî ve ahlâkî faaliyetlerin içinde değil, fena halde kirli politik icraatların peşinde koştuğu belli olan Paralel Örgüt, şemsiyesi altında aldığı CHP, MHP, HDP, Doğan Medyası, bazı Beyaz Türk ve gezici unsurlar ile bir takım eski vesayet odaklarını, cümbür cemaat aynı hedefe yönelen zehirli oklar haline çevirdi…

‘Üst Akıl’ ve egemen güçler tarafından yönetilip yönlendirilen Paralel Yapı, her tür kirli propagandaya başvurarak, iftira ve karalama kampanyaları başlatarak, gerginlik yaratarak, öfkeyi kamçılayarak, kin ve nefret yayarak, psikolojik harp taktikleri ve karakter suikastları yaparak, kutuplaşma ve kamplaşma siyaseti güderek, kısacası profesyonel taktikler uygulayarak birbirlerinden farklı düşünen grupları aynı hedefe yöneltti…

Şöyle ki, Paralel Yapı’nın, “Muaviye” ismini bile çocuklarına vermeyen bir toplumsal tabanın teveccühünü kazanmış Erdoğan’ı tanımlamak için “Yezid” hakaretini kullanması, Alevi toplumunun öfkesini kabartmak ve bu kesimi Ak Parti camiasına karşı daha duyarlı hale getirip kışkırtmak için bilinçli olarak tercih edilmişti!..

“Mit Tırları”nın Paralel Savcılar tarafından durdurulması, DAEŞ-Türkiye bağlantısını kurmak için başvurulan dezenformasyon dalgasıyla Türkiye’yi uluslar arsı camia nezdinde zor duruma düşürme arzusundan öte Kürtleri Ak Parti iktidarına kışkırtma planının bir adımıydı!..

Bilhassa son zamanlarda takındığı tutum ve davranışlarıyla uluslar arası şer şebekelerinin maşası haline geldiği ayan beyan açığa çıkan söz konusu Paralel Örgüt, ulusalcısından milliyetçisine, aktarmaya çalıştığımız çeşitli hile ve desiselerle aşırı solcusundan muhafazakârına kadar etki alanında tuttuğu tüm kesimleri Erdoğan nefreti ve Ak Parti düşmanlığı paydasında birleştirmeyi başardı!...

Birbirlerinden taban tabana zıt fikirlere sahip oldukları halde, Paralel Yapı tarafından tek merkezden yönetilen, adeta tek vücut gibi hareket eden bu kesimin, bir tek ortak hedefi var: Recep Tayyip Erdoğan’ı itibarsızlaştırmak suretiyle 1 Kasım’da Ak Parti’yi tek başına iktidardan düşürmek!..

Paralel Yapı, bu amaç doğrultusunda ayarttığı diğer şer güçlerle birlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı önce “otoriterlikle”, ardından “diktatörlükle”, işe yaramayınca da “hırsızlık” ve “kâtillikle” suçladı!..

Erdoğan’ı kötüleme adına neredeyse söylemedikleri söz, etmedikleri küfür, yapmadıkları hakaret kalmadı!...

Kolayca fark edileceği üzere, temelde İslâm düşmanlığının harekete geçirdiği bu güruh, hedef tahtasının göbeğine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yerleştirmiş bulunuyor… Erdoğan’ın en mahreminden başlayarak, rahmetli annesinden eşi ve kızlarına, oğullarından damadına kadar, ağza alınmayacak galiz küfürlerle saldırıyorlar!..

İslâm’da yasaklanan “kötülüğü yaymama ve yayılmasına aracı olmama” prensibi (Bkz. Nûr, 24/19) adına, arka-planda Paralel Yapı’nın yönlendirdiği ve Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında Ak Parti camiası ve bütün Müslümanlara yönelik yapılan binlerce küfür ve hakaretten yalnızca bir kaçını aktararak bu kirli ittifakın asıl amacını dikkatlerinize sunmak istiyorum:

Paralel Yapı’nın yayın organlarından Today’s Zaman’ın Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş, twitter hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Bu rezilin annesi iyi ki bugünleri görmeden vefat etmiş de nasıl bir evladı olduğunu görme ve kahrolma zulmünden kurtulmuş” diye yazdı!..

Yine Paralel Yapı’ya gönül vermiş Fatih Üniversitesi öğretim üyesi ve Today’s Zaman yazarı İhsan Yılmaz, ABD’de katıldığı bir toplantıda Erdoğan’ın önderliğindeki Ak Parti politikaları nedeniyle Türkiye’nin giderek İranlaştığını iddia etti… O aynı toplantıda ayrıca çocukların zorla İmam-Hatip okullarına kaydının yaptırıldığı ve ülkede alkolün de yasaklandığı yalanlarını ortaya attı!..

Paralel Örgüt tarafından bilinçli bir faaliyetle Erdoğan nefreti ve Ak Parti karşıtlığı ortak paydasında bir araya getirilen bu ittifak, hedef aldıkları Erdoğan ve Ak Parti camiasına karşı her tür kötülüğü reva görerek amaçlarına ulaşmaya çalışıyor!..

Türkiye parçalanmış, ekonomi çökmüş, terör azmış hiçbirinin umurunda değil!.. Yeter ki Recep Tayyip Erdoğan kaybetsin, Ak Parti iktidardan düşsün, gerisi hiç mi hiç önemli değil!..

Pensilvanya şemsiyesi altında birleşen bu karanlık odaklar, hedefi tutturmak için de her yolu mubah görüyor!.. Nitekim 7 Haziran’dan sonra artan terör hadiseleri nedeniyle, daha önce defalarca yaptıkları gibi, Erdoğan’ı tekrar “günah keçisi” ilan edip hedef tahtasına oturtarak, onu bütün olumsuzlukların baş sorumlusu ilan etmek için yeni bir algı operasyonunun daha düğmesine bastılar…

Bu güruh, “Ak Partisiz ve Erdoğansız Türkiye” hedefi için ülkeyi bir iç savaşa sürüklemekte hiçbir beis görmüyor!...

Artık hoca kisvesini çıkarıp, 17-25 Aralık’ta olduğu gibi, darbeci libası giyen Gülen, kendi “Cemaat”i dâhil, bütün dindarların en çok rahat ettiği ortamı sağlayan ve yalnız Türkiye Müslümanlarının değil Âlem-i İslam’ın ümit bağladığı Erdoğan’a karşı, beddua seansları dahil, akla hayale gelmeyecek her tür yöntemi kullanmayı mubah sayıyor!..

Çok değil, daha bundan iki yıl öncesine kadar KCK yöneticilerine suikast, HDP’li belediye başkanlarına ise kelepçeli çözüm öneren, televizyonlarında yayınladıkları dizilerde Kürtleri alenen aşağılayan, Kürt dili ve lehçeleriyle açıkça dalga geçen ve hemen her gün “terörist kılığında Kürt” öldüren sahnelere yer veren Paralel Yapı’nın, bugün terör örgütünün bir numaralı savunucusu, hatta HDP’nin oy deposu haline geldiğine şahitlik ediyoruz!.. Nitekim Paralel Yapı’nın gazetelerinde köşe yazarlığı yapan Şahin Alpay ve Nazlı Ilıcak, alenen kendilerinin HDP’ye oy vereceklerini ilan edip, okurlarına tek başına iktidara gelmemesi için Ak Parti’ye karşı HDP’de birleşme çağrısı yaptılar!..

Hatırlayın, Erkem Dumanlı, Zaman Genel Yayın Yönetmeni sıfatıyla Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak ile gizli bir görüşme yapmıştı. Dumanlı’nın, belediyenin arka kapısından girerek yaptığı bu sır görüşmenin bizzat Pensilvanya’nın talimatıyla gerçekleştiği ve onun bu görüşmede HDP’ye medyasında tam destek sözü verdiği sonraları ortaya çıktı.

Ayrıca, HDP üyeliğinden istifa eden Avukat Mir Sedrettin Karahan’ın da ifade ettiği gibi, bir süre önce ABD’de HDP heyetini “İftira ve Karalamaya Karşı Mücadele Birliği” adlı bir Yahudi kuruluşuyla görüştüren odağın Paralel Yapı olduğu açığa çıktı. Aynı Paralel Yapı, HDP ile vardığı ittifak sonucu, Türkiye aleyhine ortaklaşa eylemlerde bulunmaya başladı. Şırnak’ta öldürülen bir PKK’lı cenazesinin zırhlı aracın arkasından sürüklenmesi ve bunun Selahattin Demirtaş tarafından servis edilmesi Paralel Yapı-HDP ittifakının açık bir göstergesiydi...

Bu kirli politikalarının gereği olarak Paralel Yapı, son terör olaylarından sonra temelde Erdoğan nefreti üzerinden harekete geçirdiği kesimleri de safına çekerek, hep birlikte koro ve solo halinde Çözüm Süreci’ni bitiren, masayı deviren ve PKK’nın silah bırakmasını engelleyen yegâne şahsın bizzat Erdoğan olduğunu ileri sürecek kadar açıkça yalan olduğu belli olan bir tezvirata başladı!..

Paralel Yapı’nın ayartmasıyla hareket eden sinsi ittifak, kelimenin tam anlamıyla PKK ve HDP borazanlığına soyunmuş bulunuyor… Nitekim topyekun Pensilvanya medyası ve Doğan Grubu, son terör hadiselerinde başrol oynayan PKK’yı tamamen günahsız, örgütün sivil uzantısı HDP’yi ise pir-u pak göstermek için olağanüstü bir gayret ve çaba gösteriyorlar!..

Bu gözü dönmüş karanlık ittifakın sözünü ettiğim basın ve yayın organları, şehit cenazelerini istismar edip, askerleri ve polisleri haince katleden PKK’nın yaptıklarını bilinçli olarak görmezden geliyor ve terör örgütü ile onun siyasi destekçisi HDP’ye neredeyse tek bir eleştiri dahi yöneltmiyorlar!.. Paralel Yapı ve Doğan Medyanın malum basın ve yayın organlarında kelimeler özenle seçilerek PKK’lılar açıkça “terörist”, örgütün işlediği cinayetler de alenen “terör” olarak nitelenmiyor!.. Aynı gazete ve televizyonlarda asker ve polise yönelik başlatılan hain saldırıların PKK tarafından işlendiği gerçeği ısrarla kamufle edilip es geçiliyor, Kandil ve HDP ise bilinçli bir tavırla aklanmaya çalışılıyor!..

‘Üst aklın’ güdümünde tek merkezden yönetildikleri belli olan bu hain yapı, Suruç, Ceylanpınar ve Ankara’da vuku bulan son terör eylemlerinden ötürü PKK, IŞİD veya DHKP-C gibi terör örgütlerini değil, Erdoğan’ın kurucusu olduğunu iddia ettikleri “Saray Gladiosu” adındaki hayali bir yapıyı baş sorumlu göstererek ipe sapa gelmez, hiçbir kanıt olmadan Paralel Yapı tarafından üfürülmüş, ne ahlâk, ne insaf barındıran bir safsatayı yüksek sesle dillendirmekte hiçbir beis görmüyor!..

Güvenlik güçleri tarafından PKK ve Kandil’e yönelik başlatılan harekâtın, Ak Parti’nin seçime yönelik hamleleri olduğu şeklindeki bir algı operasyonunu yöneten Paralel Yapı’nın yayın organı Zaman yazarlarından Ali Bulaç, “Hayra Alamet Değil” başlıklı makalesinde, hiçbir geçerli bilgi, belge ve bulguya dayanmadan, Suruç’taki katliamın sorumlusunun IŞİD olmadığını söyledi!.. Dahası o, sabah vakti evlerinde yatan masum polisleri hunharca katledenlerin da PKK militanları olmadığını ima ederek, bu katliamları, Ak Parti ve Erdoğan tarafından başvurulan erken seçim endeksli eylemler olarak lanse etti!..

Yine aynı günlerde katıldıkları bir televizyon programında Zaman yazarlarından Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan, iki polisi katletti diye Türkiye’nin Kandil’i bombalamasının da çok yanlış ve anlamsız olduğunu savundular!..

Paralel Yapı ile aynı hedefe yönelen Doğan Medyası yazarlarından Cengiz Çandar, “Vatanseverlik 2015 ve temel vatandaşlık görevi” (6 Ağustus, 2015, www. radikal.com.tr) başlıklı makalesinde, bugün Türkiye’de esas sorun ve Türkiye’yi kanlı bir çatışmanın içine sürükleme riski taşıyan gelişmelerin kaynağının PKK’nın misillemeleri değil, tersine Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve kanlı sonuçlar veren misillemelerine davetiye çıkaran saldırgan politikası olduğunu ileri sürecek kadar deli saçması bir iddiada bulundu!..

Erdoğan nefretiyle adeta gözünü kan bürümüş yazar Hasan Cemal ise, “Akan kanın bir numaralı sorumlusu saraydaki sultan’dır, nokta!” (12 Ağustos, 2015, www. t24.com.tr) başlıklı makalesinde, Türkiye’de yeniden oluk oluk kan akmaya başlamışsa, bunun tek sorumlusunun 7 Haziran yenilgisini kabullenemeyen ve Türkiye’nin önüne cehennem çukuru kazan Tayyip Erdoğan olduğunu söyleyecek kadar insaftan yoksun bir safsatayı dillendirebildi!..

Bu süreçte attığı manşetlerle adeta Paralel Yapı’nın tetikçisi gibi davranan Cumhuriyet yazarlarından Can Dündar ise, Ankara’da yaşanan katliamın sorumlusu olarak ilan ettiği Erdoğan’ı, Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrud’a benzeterek “Nemrud’u devirelim” çağrısında bulundu!...

Aktardığımız örneklerden de açıkça anlaşılacağı üzere, Paralel Yapı’nın yönlendirdiği ve Türkiye’de çatışmasızlığı bozan PKK’nın eli kanlı yöneticileri ile örgütün siyasi kanadı HDP’nin masumiyetini önceleyen bu kirli ittifak, Suruç’tan Reyhanlı’ya, Diyarbakır patlamasından 102 kişinin ölümüne sebep olan Ankara cinayetine kadar tüm terör eylemlerini Cumhurbaşkanı’nın üzerine yıkmaya çalışıyor, “çözüm sürecine bedenimizi koyduk” düsturuyla yola çıkan Tayyip Erdoğan’ı bilhassa Kürtlerin gözünde bir nefret objesi haline getirerek itibarsızlaştırmayı hedefliyor!...

Akl-ı selîmi, altını kalın çizgilerle çizerek, şu konularda duyarlı olmaya çağırıyorum: Seçim öncesi Pensilvanya şemsiyesi altında koalisyon pozu veren bu karanlık kaos ittifakının asıl amacı, asla ve kat’a 1 Kasım’da Türkiye’nin daha iyi bir güne uyanması değil!..

Orkestra şefliğini Paralel Yapı’nın icra ettiği bu kirli ittifakın temel hedefi, ne yapıp edip Erdoğan nefreti ve düşmanlığı üzerinden 1 Kasım’da Ak Parti’yi iktidardan düşürerek bir rövanş sürecini başlatmak!..

Zekâmızla alay edercesine başlatılan bu uluslar arası kirli senaryonun akıl hocaları, dünya Müslümanlarının umudu haline gelen Türkiye üzerinde bilinçli ve sistematik bir oyun oynuyorlar!...

Uluslar arası konsorsiyumun bir parçası olarak Türkiye üzerinde ameliyat yapmaya yeltenen bu karanlık şer şebekesi, süflî emelleri için Türkiye’yi tıpkı Irak gibi, Suriye gibi, Mısır gibi, Libya gibi iç savaşla, karmaşayla, kaosla boğuşan istikrarsız bir ülke haline getirmekte hiçbir beis görmüyor!...

Daha açık bir dille ifade edecek olursak, bu kirli ittifak, son 13 yıl boyunca Erdoğan’ın öncülüğündeki Ak Parti iktidarları sayesinde Müslümanlar lehine elde edilen bütün kazanımları da tek tek geri almanın hesabını yapıyor!..

Bu yüzden 1 Kasım sadece sıradan bir “Milletvekili Genel Seçimi” değil!..

1 Kasım’da kullanacağımız oy da sadece “bir oy” ile sınırlı değil!..

1 Kasım, siyasi partiler arasında yapacağımız bir tercih hiç değil!..

1 Kasım’da Ak Parti’ye vereceğimiz bir oy, bir siyasi partiyi tercih etmenin çok ötesinde bir anlam ve önem taşıyor!..

1 Kasım’da Ak Parti’ye vereceğimiz bir oy, tarihin akışını değiştirecek denli önem arz ediyor!..

1 Kasım’da Ak Parti’ye vereceğimiz bir oy, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün İslâm coğrafyasının bundan sonra ne yöne gideceğine etki edecek bir öneme sahip!...

1 Kasım’da Ak Parti’ye vereceğimiz bir oy, İslâm dünyasının nasıl şekilleneceğine dair ehemmiyet arz ediyor!..

Bu yüzden 1 Kasım alelâde bir milletvekili genel seçimi olmayacak!..

Bilakis 1 Kasım, bir siyasi partiyi tercih etmenin çok ötesinde, tarihin akışını değiştirmenin kararı olacak!..

1 Kasım, Cumhuriyet tarihinin tartışmasız en önemli seçim yarışı olacak!..

1 Kasım, Türkiye ve İslâm dünyasının geleceğinin oylanacağı bir seçim olacak!..

Kısacası 1 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin duyarlı vatandaşları için bir hayat memat, bir ölüm kalım mücadelesi olacak!..

Ancak 1 Kasım’a yaklaşırken, kamuoyu araştırmalarının kahir ekseriyetinin ortaya koyduğu şu gerçek çok büyük önem arz ediyor: Sandığa gitmeyen %4-4.5 oranındaki AK Parti seçmeninin, çoğunlukla haklı gerekçelerle, “ders vermeye” yönelik tavrı yüzünden 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olma fırsatını kaçıran AK Parti, bu kez ipi göğüslemeye çok, ama çok yakın!..

Bütün kamuoyu araştırmalarının ortaya koyduğu gibi, Ak Pati’nin tek başına iktidara gelmesi için “bıçak sırtı durum” hala devam ediyor!..

Açıkçası “kritik eşik” henüz tamamen aşılmış değil!..

Bu nedenle, Ak Parti’ye her hangi bir nedenle gücenen, darılan, yaşanan olumsuzluklarda Ak Parti hükümetlerinin sorumluluğu olduğunu düşünen, bu nedenle de Ak Parti’ye bir “ders vermeye” karar vermiş insaf sahiplerinin, bir gün sonrasını hesap etmelerinde fayda var!..

Nitekim Ak Parti’ye karşı Pensilvanya şemsiyesi altında birleşen kirli ittifakın, 7 Haziran sonrası Müslümanlara yönelik kirli senaryolarını, Müslümanlara dünyayı dar edecek sinsi planlarını hep birlikte görüyor, yaşıyoruz!..

Peki Ak Parti iktidarları ve parti mensuplarının hiç mi günahı ve kusuru yok?

Tabii ki var!..

Elbette masum değiller!..

Hepsi sütten çıkmış ak kaşık değil elbette!..

İşledikleri çok hata var ve bu yüzden de ciddi bir eleştiriyi hak ediyor Ak Parti iktidarları!..

Açık söylüyorum, seçimlerden sonra, hataları ve yanlış icraatları dolaysıyla Ak Parti’yi ve Ak Partilileri ciddi bir eleştiriye tabi tutmaya ben de varım!..

Ama bugün, eleştiri günü değil!..

Çünkü ümmetin maslahatı söz konusu!..

“Hafıza-i beşer nisyân ile ma’lûldür.” Çabuk unutuyoruz olup bitenleri… Bu yüzden bazı gerçekleri tekrar hatırlatmakta bilhassa fayda görüyorum:

Recep Tayyip Erdoğan, Filistinli mazlum halkın yanında yer alarak, İsrail Devlet Başkanı’nın yüzüne karşı Davos’ta, “siz plajlarda oynayan çocukları öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” diyerek zâlim ve kâtil olduklarını haykırdığı için…

Recep Tayyip Erdoğan, bütün dünyanın gözü önünde Birleşmiş Milletler’e hitaben “Dünya beşten büyüktür” diyerek egemen şımarıklara ders verdiği için…

Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın neresinde zâlim varsa onlara karşı, nerede de mazlum varsa onların yanında durduğu için…

Ve en önemlisi de Recep Tayyip Erdoğan, yalnızca Türkiyeli Müslümanların değil, bütün Âlem-i İslâm’ın umudu haline geldiği için…

1 Kasım’da Erdoğan’ın safında yer almalıyız…

Aynı şekilde:

Üniversite ve diğer kamu kurumlarında başörtü yasağını ve zulmünü sonlandırdığı için…

Sırf İmam-Hatip mezunlarının önünü kesmek için sekiz yıllık kesintisiz eğitim kumpasına son verdiği ve üniversiteye girişte İmam-Hatip mezunlarına uygulanan katsayı adâletsizliğini ortadan kaldırdığı için…

İmam-Hatip dışında okuyan çocuklarımıza dinlerini, diyânetlerini, kutsal kitaplarını ve sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in hayatını öğrenme imkânı veren Kur’ân-ı Kerim ve Siyer-i Nebî adlı seçmeli dersleri koyduğu için…

Ve en önemlisi de Türkiye’ye yeniden diz çöktürmek isteyen kirli odaklara karşı dik durduğu ve ümmetin onurunu yücelttiği için…

1 Kasım’da yeniden Ak Parti’yi tercih etmeliyiz!..

Cenâb-ı Allah’ın iyiyi kötüden ayırt etmemiz için bizlere bahşettiği akıl yetisini doğru yönde kullanmalı, aklımızı başımıza devşirmeli, karanlık odakların, ihanet şebekelerinin ve egemen sömürgecilerin kuklası ve uydusu olmaktan kurtarmalıyız…

Bütün bu kutsal değerler adına…

Türkiye ve Âlem-i İslâm’ın kaderinin oylanacağı 1 Kasım’da sandık başına gitmeli ve besmeleyle yeniden Ak Parti’ye oy vermeliyiz!...

mehmetkubat@gmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 125
Bu Ay : 20197
Toplam : 29455

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom