Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Bu Ülkemin Son Baharı Olmasın

Bu Ülkemin Son Baharı Olmasın

 

Birileri uğraşıyor; bu ülke kendi politikalarını üretmesin, başka akıllara bağlı kalarak hareket etsin diye…

Birileri öfke ve hakaret dilini pervasızca halkın seçtikleri için kullanıyor.

Birileri “bu meydan kanlı meydan” diye bağırıyor, birileri bu anahtar slogandan sonra bombanın pimini çekip, meydandaki insanları katlediyor. Ve birileri de meydandaki bu trajediyi oya tahvil etmek için cümleler sıralıyor.

Birileri yazdıklarıyla tek sorumlu olarak cumhurbaşkanını gösterip, ona “diktatör” deyip, ülkeyi ne kadar zora sokacağını önemsemeden, şahsi kinini cümlelere döküyor.

7 Haziran seçimleri öncesi kullanılan saldırı kodları tekrar ediliyor.

Hedefte 1 Kasım seçimleri var; ya seçimi yaptırmamak veya seçmeni etkileyip, idari iradeyi zayıflatmak üzerine ahitleşmiş bir blokla karşı karşıyayız!

Kendi dar alanlarında bile demokrasiyi işletmeyenler, şiddeti kullananlar, başkasına oy verdi diye aileyi köyünden sürgün edenler veya tek kişinin ağzına bakarak manşet belirleyenler ortaya çıkmış “demokrasi iyiye gitmiyor, diktatörlüğe kayıyoruz” diyor.

Anlayacağımız; aynada kendilerine bakmayı unutanların hezeyanlarıyla ülkeye suikast yapmak isteyenler var!

Bu ahvali görenler var, göremeyenler var.

Allah’ın dinini hurafelerle başkalaştırmaya çalışanlar, cümlelere takla attırarak ülkeyi zora sokmaktan mı çekinecek!

Ülkenin başbakanı asılırken alkışlayanlar, bugün eyvah demokrasi diyor, bu söylemlerinin ahlaki ve insani olup olmadığına mı bakacaklar!

Aslında “ülkenin öz değerlerine düşmanlık üzerine” kurulu bir düzeni arzulayanlar, Kürdün-Türkün çocuğunun meydanlarda katledilmesine mi üzülecek? Tek dertleri bu ülkenin zayıflaması olanlar çıkmış ülkenin cumhurbaşkanına “diktatör” diyor, rahmetli Erbakan’nın tabiriyle: Hadi ordan!

Sayın cumhurbaşkanını, başbakanlık dönemleri de dâhil hangi konularda eleştirdiğimi, bilenler bilir ancak eleştirmek ayrı ona “diktatör” diyerek hakaret etmek ayrı… Benim gibi amacı üzüm yemek olanların eleştirisi ayrı, onu ve onun üzerinden ülkeyi küçük düşürmek, zayıflatmak isteyenlerin yazdıkları, söyledikleri ayrıdır.

Bugün bu ülkede yaşayan, her ferdin düşünmesi gereken: İnsana verilecek değer, ülkenin kazanımı, demokrasi söylemi üzerinden ortak akla ulaşmak, parçacı değil bütüncü bir yaklaşımla, eşitlik parantezinde bir kardeşlikle hareket etmek, birbiriyle konuşup fikirlerini paylaşabilen bir ülkeyi geliştirmek… Evet, benim bir inancım var; insanlığın, inandığım değerlere ihtiyacı var ancak inancımı tanınmaz hale getirenlerin elinden inancımı korumak ve kurtarmak… Bütün ülkeyi ve bütün insanlığı kuşatacak bir insanlık dili geliştirmek…

Meydanlarda patlatılan bombalarla eritilmek istenen kardeşlik sevdasını pekiştirmek…

Bakın ağaçlar yapraklarını döküyor, bu dökülüş bile bir tahkim için, yeniden diriliş için; bizim eleştirilerimiz de yeniden bir dirilişe, dirilişin tahkimine hizmet etmeli, böyle algılanmalı ve dinlenmelidir. Sayın cumhurbaşkanının kendisini “eleştirilmez” gördüğünü sanmıyorum ama bu ülkede kimin eleştirilemediğini, kimin için eleştiri dilinin “dinden çıkmak” gibi algılandığını biliyorum.

Her bir “dava” sahibi, üzerinde barış içinde yaşanacak bir ülke olmadan, barıştan söz edemeyeceğini, huzurdan bahsedemeyeceğini, eşitlik naraları atamayacağını bilmelidir. Bu inceliği atlayarak davadan bahseden varsa, o sloganları attıranların bile bıyık altından kendisine güldüğünü, daha fazla geç olmadan anlamalıdır.

Benim dava yüreğim şöyle konuşur:

Benim bir yüreğim var; o bir Âdem yüreğidir. İblisleşmekten uzaktır.

Benim bir yüreğim var; o bulunduğu ülkenin “daha bir yaşanabilir olmasını” arzulayan Nuh’un yüreği gibidir.

Benim bir yüreğim var; o Allah’tan başka “büyütülenlerden” uzaktır ve Allah adını kullanıp, insanlığı katledenlerden de uzaktır. O İbrahim’in yüreği gibi “tevhide gelin” der.

Benim bir yüreğim var; o Yusuf’un yüreği gibi olmak ve kuyuya atılsa da kuyuya atanlardan olmak istemez.

Benim bir yüreğim var; peygamberinden öğrendiğini yaşamaya çalışır ve “sizin hayırlınız insanlığa faydalı olandır” der.

Benim bir yüreğim var; o Ali’nin yüreği gibi olmak ve bir şeye “o benim hakkım ama Müslümanların birliği ve selameti için ona hırsla yapışmam, onu fitne vesilesi kılmam” der.

Benim bir yüreğim var; bazı sonbaharlar gerçekten “son bahardır” der ve gelen sonbahar ülkemin “son baharı” olmasın, yeni bir dirilişin başlangıcı olsun diye umut eder!

Ötesi var mı veya eklenebilecek ne kadar güzel cümle, temenni ve dilek varsa buna ekleyin!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 124
Bu Ay : 5106
Toplam : 5106

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom