Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Hayallerim

Hayalleri olanlarla hayali işler peşinde koşanları ayırmak lazım.
Her insanın birtakım hayalleri vardır. Kiminin hayali bu dünyayla başlar ve burada biter, kimi hayallerini iki cihan üzerine kurar.
Mesela gençlerin hayalleri…
Kimi içinde yaşadığı toplum dâhil bütün dünyayı “kula kulluktan kurtarmanın” peşindedir.
Kimi “sistem icat etmek” derdinde koşarken, yalnızca bu dünyaya ait köleliklerin sona erdirilmesine kafa yorar.
Kimi kendisinin ve dar anlamda çevresinin daha iyi yaşamasının peşindedir.
Sevdiğine kavuşmanın hayalini haz dünyasının tatmini darlında tutanlar olduğu gibi, kimi sevdiğiyle iki cihan mutluluğu üzerine kurar düşlerini…
Hayallerini, düşlerini şiirlere yansıtanlar olur.
Şiirler “en sevgili ve onun sevin dediğini” içine alır, oradan kendi dünyasının kadınına da değinirken, kimi şiirler yalnızca kadın üzerinedir.
Bir genç “hız limiti” üzerine rekorlar kırmanın peşinde koşarken, diğeri dünya zevkleriyle birlikte, daha çok öğrenmenin peşindedir.
Zihin açıktır, hayallerde cesaret zirvededir. Tecrübe yoksunluğuyla birlikte çalışır zihinler, cesaret yanına tecrübenin dostluğunu almadan yola çıkar.
Sevdası vardır yüreğinde… Kimi ulaşamamanın hüznündedir. Âşık Veysel “Hayal bana yakın yar bana uzak” derken sanki bu gençleri anlatmaktadır.
Genç kızların hayalleri vardır.
Belli bir yaşa gelince, hayallerinin “beyaz atlı prensi” üzerine düş görürler ve bıkmadan hayra yorar, durmadan “hayal kırıklığı” yaşarlar.
Beyaz atlı prens ve pamuk prenses rüyalarını geride bırakan erkek ve kadınların da hayalleri, bütün yaşadıklarına rağmen devam eder.
Mesela bir kadının gözünde komşusunun sahip oldukları kalmıştır, ah benim de olsa diye iğne oyası yaparken, iğneyi eline batırır.
Daha geniş bir ev, ışıltılı eşyalar… Kendi arlarında konuşurken “kim istemez ki” sesleri duyulur.
Kapıdan tebessümle, iltifatla girecek bir eş hayali kurarlar ayrıca…
Kimi kendi kabına kapanmıştır, öteye yol yoktur dünyalarında… Dışardan “hayal kurmayı bırakmış” gibi görünürler. Oysa dünya hayatı bitene kadar her insanın hayalleri devam eder.
Küçük bir çocuğun, eve gelişi, oyunları, babasını karşılaması, sabaha isteyecekleri hep bir hayal kurgusu olarak her an hazırdır ve üstelik durmadan yenileri eklenmektedir. Kaldı ki küçük çocuğun kurduğu hayallerde babası en güçlüdür, en bilendir, elini attığını koparandır.
Evinin babası bir erkek, eşine ve çocuklarına daha iyi bir yaşam standardı düşler. Bunun için çırpınır. Bununla birlikte ahlaki duruş isterler çocuklarından. Kimi kendinden ahlakilik yokken eşinden ve çocuklarından bekler.
Kimi “babacığım” diyecek çocuklar, kimi tebessümle kapıyı açıp, ne getirdiğine değil eşinin yüzüne bakan, duruşuyla bütün saygısını sergileyen ve karşılığında hürmetle karışık sevgi satın alan bir eş duruşu ister.
Buna karşılık çağımızın çocuklarının bir kısmı, ne yapsam da hangi markayı babama aldırsam derdindedir. “babacığım” demeyi çoktan unutmuştur. Anne ve babası seslendiğinde “efendim” seslenişinin büyüttüğü saygı uzaklaşmıştır ondan…
Kimi kendi kendisiyle çatışmaktadır. Bir yandan doğrulara muttali, bir yandan yanlış anlaşıldığını düşünmekte ve bir yandan ebeveynini yanlış anladığını bilmektedir ama henüz yerleşen kişiliği içinde bocalamaktadır.
Bütün bunlara rağmen hepsinin daha iyi yarınlar için hayalleri vardır ve olmalıdır. Zira burada hayal umut demektir. Umut tükenirse enerji biter.
Dünya üzerine hayaller hep bir koşturmacayı doğurur. Mevlana’nın şu ifadeleri ne güzel resmeder bunu, insan asla tam olarak düşlerine ulaşamaz ama koşmayı sürdürür: “Birisinin eşeği varmış, fakat palanı yokmuş. Palanı ele geçirmiş, bu sefer eşeği kurt kapmış. Birisinin ibriği varmış, fakat suyu elde edememiş. Suyu bulunca da ibrik kırılmış!”
Savaş esirleri dahi umudunu tüketmez. Mazlum zalimin insafa geleceği anı hayal eder.
“Bir hayal peşinde dolandım durdum” der Âşık Veysel ve ulaşamadığı bir şeylerin olduğunu dile getirir… Nurullah Genç “Ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim/ ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim / ben kor merdivenlerle göklere tırmanırım” derken hayallerin peşinde zorları aşmanın hazzını dile getirir belki de…
Benim de hayallerim vardı ve hala var.
Satın alınacak düşler kurmamaktır hayalim. Ve çocuklarımın satın alınacak rüyalarla yola revan olmamasıdır. Arkadaşlarımın satın alınacak rüyalar peşinde koşmamasıdır.
Zulmün girdabından kurtulmayı bekleyen mazlumların halasıdır.
Bana zalim dedirtmeyecek bir hayatın inşasıdır.
Kendileriyle cenneti satın alacağım çocuklar yetiştirmektir.
Sevdiğim kadar sevilmem, değer verdiğim büyüklükte değer bulmamdır.
Sömürmekten ve sömürülmekten uzak olmaktır.
Dünya tarafından kuşatılmamaktır.
Adalet, müsavat, özgürlük üzerine bir dünya inşa etmektir hayalim…

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 497
Bu Ay : 1752
Toplam : 1752

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom