Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

KOLAY DEĞİL

KOLAY DEĞİL

 

Eskiler “kolay iş yoktur, en kolayı yemek, onu da çiğnemen gerek” derler.

Belki de en zoru, yetki ve sorumluluk sahibi olmak, kararlar vermek, alınan kararları uygulamak, genel bir toplumsal memnuniyet oluşturabilmektir.

Yöneticiyseniz, birileri kararlarınızdan memnun olur, birileri karşı çıkar, ileri-geri konuşanlar çıkar. Hatta ağır sözler duyarsınız.

Herkesi memnun edemezsiniz.

Size düşen; halkın ve ülkenin faydasına çalışmaktır. Aldığınız mesuliyeti sömürtmemektir.  Adaletli ve merhametli duruştur. Bilgiyi ve fayda üretimini önemsemektir. Eleştirel aklı önemsemek ve iş olsun diye değil gerçekten “daha iyisi ortaya çıksın” diye eleştirenleri dinleyip, onları önemsemektir. Ve varsa danışmanlarınız onları hem daha iyi çalıştırmak, hem dinleyip sonuç üretebilmektir… Bu noktada söylediklerime çok şey eklenebilir.

Ülkemde bir şeyler oluyor.

Birileri hükümete, birileri cumhurbaşkanına yükleniyor. Bir başkası muhalefet partilerinin sorumluluklarını yerine getirmediğinden yakınıyor. Derin akıldan bahsedenler çıkıyor. Hükümetin, alınan derin kararları uyguladığını söyleyenler oluyor. Özellikle terörle yol almak isteyenlerin sebep olduğu faciaları, trajedileri görenler var, görmek istemeyenler var.

Neticede bu ülkede bir yönetim var. Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı var. Meclis var. Bakanlıklar var. Uluslar arası bağlantılar var. Olayları gizli, açık değerlendiren bir halk ve isabet eden, etmeyen bir aydın/entelektüel kesim var.

Basın yayın organlarına bakıldığında, gözlemlenen bir uyum sorunu var. Ülkesini değerlendirirken, başka ülkelerin politikalarını, bölge stratejilerini konuşmaktan ve oradan kendi ülkesinin rolünü tartışmaktan ziyade, peşin bir “Türkiye suçlaması” gözleniyor. Sanki ülkeyi yönetenler yönettiği ülkeyi hiç düşünmüyor ve mesela komşu ülkeler hep doğru kararlar alırken Türkiye hep çuvallıyor.

Nereden varıyorlar bu hükme anlamak zor. Öyle bir kesim var ki, neredeyse terör yeniden dişini gösterdi diye sevinecekler.

Genel anlamda hükümet eleştirisine kilitlenenlere baktığımda, “yahu öyle gidiyorsunuz ki, yarın elini taşın altına koyacak kimse bulamayacaksınız, insaf edin” diyorum. Bu ülkeyi yönetmek için halktan “icazet” alanlar, bu ülkeye ihanet etmek için değil daha iyi yönetmek için çırpınıyor. “Elbette hataları olacak, yanlışları olacak. Onları da söylemenin bir usulü olmalı. Hep suçlayarak konuşursanız, yarın söyleyeceğiniz hiçbir doğruda dikkate alınmazsınız.”

Evet, çözüm sürecinde bölge insanı, özellikle yalnızca bir kesimin muhatap alınmasının yanlışlığını hep dile getirdi. Bu kesimin sürekli bir şımarıklık haline girdiği, aşırı silah birikimi yaptığı, özerklik denemeleri yapacağı söylendi. Ancak ülkeyi yönetmek için kendilerine halk tarafından icazet verilenlerin şu gelinen aşamaya gelineceğini hesaplayarak hareket ettiklerini sanmıyorum. Lakin şiddetten medet umanlar dün vardı bugün de var. Birileri gösterilen iyi niyetleri suiistimal etmişse, ne yapabilirsiniz.

“Bu hengamede seçim konuşuluyor, olacak iş mi” diyenler de var. 1983 yılından beri hangi seçim tam bir suhulet ortamında yapıldı ki…

Yorum götüremez bir gerçek var; Anaların yürekleri dağlanıyor!

Ortada olan bu şiddet ortamından nasıl çıkarız; suçlayarak, hakaret ederek mi, yol göstererek mi, buna bakalım.

Kolay değil lakin iş yapmayı, strateji üretmeyi bırakıp diğer ülkelerin ürettiği stratejilere seyirci kalamazsınız. Başka ülkeleri alkışlayıp, kendi ülkenizi suçlayarak da meseleye çözüm üretemezsiniz.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 332
Bu Ay : 18722
Toplam : 27980

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom