Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

TEFEKKÜR DÜNYASINDAN

TEFEKKÜR DÜNYASINDAN

 

Biliyorum; fiziki olarak her insanla söyleşemem. Tabiatın sırlarına, güzelliklerine, her birine dokunarak ulaşamam. Renklerin tonları o kadar çok ve çeşitli ve bunlar yalnız yeryüzüne değil başka makamlara da dağılmış ki, bunların her birinin dünyasına zaman bulup giremem. Lakin yapmak isterim bütün bunları… Her birinin, belki varlığından haberdar olmadıkları ben, onlara Allah’ın verdiği çeşitlilik ve değerle buluşmak, söyleşmek, o değerlerden nasiplenmek arzusundayım ve bunu bilmelerini isterim.

Ey şu görünen hayatın birer parçası olan dostlarım!

Allah yarattığı ve değer verdiği her ayetini dikkate almamızı ister. Yarattıklarından hiç birine “bunlar gereksiz” diyemeyiz. Allah’ın ayetlerinden olan farklılıklarımızdan, bütünleşebilen çeşitlilikler oluşturabilmemiz, ayetlerin ruhuna ne oranda vasıl olduğumuzu, tersi ise ne kadar “ezberci” olduğumuzu gösterir. Her bir ayetin hayat için ehemmiyet taşıdığını göz ardı etmemeliyiz.

Allah’ın ayetlerinden hiçbiriyle alay edemeyiz. Bilelim ki, her insan Allah’ın bir ayetidir. Renkleriyle, dilleriyle, fikirleri ve kabulleriyle farklıdırlar. Kır çiçekleri deriz; her biri ayrı bir derde deva… Her biri ayrı renkte, her biri ayrı bir tatta ama hepsi birleşince kır çiçekleri oluyor. Papatya tek başına kır çiçeklerinin hepsi olmuyor. Gelincik ayrı, hatmi ayrı, sarıpapatya ayrı, aslanağzı ayrı, ateş dikeni ayrı, dağ lalesi ayrı, mavi, beyaz, kırmızı, pembe, sarı kır çiçeği ayrı… Hepsi birlikte çiçek, hepsi birlikte kır çiçeği… Hepsi ayrı bir şifa deposu… Yalnızca biri tüm şifa dünyasına yetmiyor. Hepsinin arasından birini, birkaçını seçip diğerlerini yok etmeniz, şifa dünyasını, renk dünyasını yok etmenizdir.

Şifa bulmaksa amacınız, hiçbirine burun bükmeyecek, ezme yoluna gitmeyeceksiniz.

Ey dilim! Sen de bir ayetsin. Senin de her halin aynı olmuyor. Okşayan bir halden, kıran-döken bir hale evirilebiliyorsun. Keşke tersini başarabilsek ve dilin inşa edici özelliğini, tahrip edici özelliğinden daha çok değerlendirebilsek… Bazen dil değil “dıl” oluyor, yüreğe dönüşüyorsun. Tüm yürekler de aynı değil, tüm kafalar aynı olmadığı gibi… Her birinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir duruşu var. Beyin kalsın, yürek gitsin diyemiyoruz. Birinin yokluğu, hayatı bitiriyor, hepsi birlikte hayatı ifade ediyor.

Bazen Neşat Ertaş gibi diyorsun ki; çekmediğimiz acıların türküsünü yakmayız! Bazen Ahmet Kaya olup “hani benim gençliğim” “ülkeyi dört bir yandan sevgi ile örseniz” diyorsun! Bazen benden bir dizeyi seslendiriyor ve “Yüreğini düşüren kalabalıklar arasında/Küf tutmuş sözlerin feryadını duyuyorum" diyorsun. Küf tutmuş sözlerin yerine gelen sözlerin, zehirleyen etkisini nasıl gidereceğini akıl süzgecinden geçiriyorsun. Biliyorsun ki akıl en mühim nimetlerden!

Ey şu görünen hayatın birer parçası olan dostlarım!

Dost kelimesinin şifrelerine bakmayı denediniz mi hiç! Menfaatlerin kilitlediği şifresi vardır dostluğun, şifresi kilitlenen dostluk sizi ayrı dünyalara atar. Burada Can Yücel konuşur, dinlersiniz: “Dostlar ırmak gibidir /Kiminin suyu az, kiminin çok /Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca /Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya /İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz. 
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz. /Dibini görürsünüz her şey meydanda. /Korkmadan dalarsınız/sizi sarar bir anda /içi dışı birdir çekinme ondan /Her sözü içtendir, her davranışı candan

İnsanlar vardır, yalancı, alaycı, müfteri, sözleri ısırıcı ve zehirli, dinlemek yorar sizi…

Derim ki, dost olamamış kişilerle uzun hesaplar yapmayın! Bazen sizin adınıza, sapana koyarak sözlerinizi, atıp başkasını vursalar bile! Bugün sizin sözlerinizi sapana koyup atanlar, yarın başkalarının sözleriyle sizi vururlar. Birde yanınızda dolaşırken, çöplerinizi karıştırır ve “sırtımı döndüğümde kullanacağım ne var” diye eşelerler. Sizi zayıf hissettikleri anda, çöpte bulduklarını kullanırlar. Fikir yoksunlarının, kafalarının arkası hep plan dolu…

Ey şu görünen hayatın birer parçası olan dostlarım!

Eleştirilmekten korkmayın. Eleştiri; es geçilmiş, unutulmuş, önemsizleştirilmiş ama mühim nimetleri ortaya çıkarır… Korkacaksanız kalıplaşmış, alkışçı, ötekileştirici, ısırıcı, yağcı yaklaşımlardan korkun… Kitap zaten bizi bu yaklaşımlara karşı uyarıyor…

Ey şu görünen hayatın birer parçası olan dostlarım!

Tefekkür yeryüzünden ilk boynu bükük bırakılan ibadettir… Bu ibadeti tekrar diriltmek için zaman ayıralım!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 594
Bu Ay : 19681
Toplam : 28939

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom