Abdulkadir Çolak

Abdulkadir Çolak

abdulkadir-colak@yahoo.com

ADALET

Bu sütunlarda, Kutadgu Bilig’de bahsedilen konuları alfabetik olarak tek tek ele alıp incelemeye çalışırken, “adalet” kavramına gelince bir fetret dönemi yaşayarak yazılarıma uzunca bir zaman ara vermek zorunda kaldım.

                Bunun en önemli nedeni adalet kavramının zihnimde ve kalbimde allak bullak olması, bir türlü düz durup dik oturamaması oldu. Uğruna ömrümüzü adadığımız, hayalini hülyasını kurduğumuz adalete bir türlü ulaşamamıştık. Hatta adalet adına zulümler işlenir olunca, ne diyeceğimizi, ne söyleyeceğimizi şaşırır olduk.

                Toplumların temel direklerinin en başında adalet gelir. Atalarımız, kafir bir devlet ayakta kalır ama; zalim bir devlet ayakta kalamaz” demişlerdir. Malatyalı müzik adamı Fahri Kayahan’ın ifadesi ile “adalet kalmadı, hep zulum oldu,” sözü eğer toplumsal vicdanda da söylenir olmuşsa; o toplumu tekrar ayağa kaldırmak ve ileri baktırmak bir hayli zor olur.

Cenab-ı Allah’ın güzel isimlerinden biri de El-Âdil’dir. Âdil, insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi hak ve doğru olandır. Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma manası vardır. Zulmetmeyerek herkese hakkını vermek ve herşeyi akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir. Allah Teâlâ Âdil'dir. Zalimleri sevmez. Zalimlerle düşüp kalkanları ve hatta sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez.

"Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır..." En'am 115

 

Allah bütün söz ve fiillerinde mutlak adalet sahibidir. O'nun kararı doğru, hükmü âdildir. Her müslüman,  Allah'tan başka mutlak adalet sahibi kimsenin olmadığını, her adl sahibinin ve uyguladığı adaletinin Allah'tan geldiğini, O'ndan olmayan her hükmün zulüm ve bâtıl olduğunu bilmelidir. Sonra da Allah'ın kendisi için takdir ettiği ve uyguladığı (kaza) her şeyi kabullenmeli ve içtenlikle O'na teslim olmalıdır. Bütün sözlerinde, fiillerinde ve hükümlerinde hiç bir zaman adaletten ayrılmamalıdır.

Allah (cc) ahrette de adaletle hükmedecektir. Bundan zerre kadar şüphemiz yoktur. Bunun için hep o adalete güvenir, kendimize çeki düzen vermeye çalışırız. Alah’ın (cc) adaletine, af ve merhametine sığınırız.

İmanın şartlarından biri de peygamberlere imandır. Peygamberlerin ise en birinci sıfatları; adalettir. Peygamberler âdildirler; hiç zulüm ve haksızlık yapmazlar. İslam peygamberinin birinci halifesi sıddıklığıyla, ikinci halifesi âdil olmasıyla ün salmıştır. Bunun için Mehmet Âkif:

 Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu,                                                                                                    Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu!

Diyerek Hz. Ömer’in adaleti uygulamadaki boyutunu gözler önüne seriyor.

                Adaletin hükmü doğrudur ve kesindir. Bunun için dedikodu, gıybet, yalan ve iftira yasaktır ve büyük günahtır. İslam kültürü ve ahlakında, kellesini kesseler bile yalan söylemeyecek, yalana boyun eğmeyecek ehli kâmil insanlar yetişmiştir. Nedense bu cevherleri günümüzde göremiyoruz.

 

 

Konuyla ilgili olarak Kutadgu Bilig’den derlediğim şu cümlelere kulak verelim:

“Şekere gelince, o zulme uğrayarak, benim kapıma gelen ve adaleti bende bulan insan içindir. O insan benden şeker gibi tatlı tatlı ayrılır; sevinir ve yüzü güler.  Zehir gibi bu acı Hind otunu ise, zorbalar ve doğruluktan kaçan kimseler içer. Bunlar kavga edip bana gelirler ve ben hüküm verince, bakarsın acı Hind ilacı içmiş gibi yüzlerini ekşitirler. İster oğlum, ister yakınım veya hısımım olsun; ister yolcu, geçici, ister misafir olsun,  kanun karşısında benim için bunların hepsi birdir, hüküm verirken bunların hiçbiri beni farklı bulamaz. Bu beyliğin temeli doğruluktur, beyler doğru olursa, dünya huzura kavuşur. (812 – 819 beyitler arası)

                Vezirin yüzü güzel ve düzgün, kendisi de halkın hakkını alabilmesi için âdil olmalıdır. (2208. Beyit)

                Memleketinde gözünü ve kulağını keskin tut; merhametini herkese ulaştır. ( 5272. Beyit)

Orta halli kimselerin yükünü fakirlere yüklememeli; yoksa fakir açlıktan kırılır ve mahvolur. Fakiri korursan, o orta halli olur; orta halli biraz kendini toplarsa, zengin olur. Fakirler orta halli olursa, orta halliler zenginleşir; orta halliler zenginleşirse, memleket zengin olur. (5565 -5567 arası beyitler)

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 700
Bu Ay : 14434
Toplam : 23692

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom