Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Nevruz piroz be...

Nevruz piroz be...

Siz bu satırları okuduğunuzda muhtemelen Diyarbakır’da, (21 Mart Cumartesi günü) yazıya konu olan nevruz etkinliği başlamış olacak.

Diyarbakır Bağlar ilçesinde bir parktaki platformda protokol tribününde, 15 dilde davet edilen yerli ve yabancı davetliler yerini almış olacak.

Birçok diplomat ve siyasetçinin yanı sıra yurtdışından etkinliğe katılan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani gibi isimler de orada bulunmuş olacak.

Diyarbakır’da bu tür etkinlikler her yıl yapılır lakin bu yıl ki etkinlik, bugüne kadar kutlanan etkinliklerden daha çok şatafatlı ve anlamlı geçecek/geçecekmiş.

Muhtemelen yine Öcalan’ın tarihi mektubu okunacak.

Barışa katkı sağlayacağı beklenen ‘o sihirli mektup’ kim bilir yine kaç dilden ve kaç ses tonuyla dillendirilecek…

Mektubun en önemli vurgularını, en cilveli cümlelerini, satırlar arasından verilen en gizemli mesajını muhtemelen yine aktris bir havayla “K” harflerini “Kaf” harfi mahracıyla okuyan Sırrı Süreyya Önder seslendirecek.

Bir de etkinlikte -ne işe yarayacaksa- tonlarca odun yakılacak.

Yanlış duymadınız; 15 ton odun ve 500 litre mazot yakılacak.

Yakılacak ve -bir yerleri ateş almazsa- üstünden atlatılacak, hoplanıp zıplanacak...

Bütün yapılması beklenen bu etkinlikler ‘Nevruz’ için, nevruz kutlamaları için yapılacak.

Ben de bir Kürt çocuğuyum, kelimenin ne anlama geldiğini çok iyi bilirim. Kürtçe dilinde; Nev: yeni, ruz: gün demektir ki kelimenin birleşimi “Nevruz”dur. Yani  “Yenigün” anlamındadır nevruz.  

Bilirsiniz 21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Toprak uzun bir sessizliğin ardından baharla birlikte canlanır, yeşillenir, rengârenk çiçeklerle birlikte bir de nevruz çiçeği çıkartır.  

Nevruza va piroz be...” lakin tonlarca odunun yakması niye?!

Bana öyle geliyor ki, bu bir ateşperestliktir. Bir Kürt olarak diyorum ki; bu gelenek bizim geleneğimiz olamaz!..

Kerderi de derki; “Nevrûz günü, ateşperestlerin bayramıdır.”İbn-ül-Bezzâz Muhammed Kerderi Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir.

Bilirsiniz ateşperestliğin kurucusu Zerdüşt’tür.

Zerdüşt Hindistan’da Brehmen din adamları tarafından kovulunca Belh şehrine sığınır ve ateşperestliği orada yayar. Sonra ateşperestlik İran Şâhı İsfendiyâr tarafından İran’da yayılır ve Hazret-i Ömer’in İran’ı fethetmesiyle Acemler, Müslüman olur, ateşperestlik Hindistan’da kalır.

Görüldüğü gibi “Nevrûz Bayramı” adı altında kutlanan bu ateş yakma âdeti ve ateşperestlik Hindistan’dan saf Anadolu insanına bulaştırılmıştır.

Elbette ki bahara, nevruza, yenigüne merhaba, bununla barışa katkı sağlanacaksa en içten merhaba…

Nevruza va piroz be...” lakin ateşperestliğe hayır, barışı suiistimale hayır, kine, nefrete, düşmanlığa topyekûn hayır…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 616
Bu Ay : 5598
Toplam : 5598

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom