Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Nakl-i kubur

‘Nakl-i kubur’

 

Engin Ardıç’ın tabiriyle; “Süleyman Şah neyiniz olur?”

Sahi Süleyman Şah neyiniz olur?

Sayın Ardıç’ın yalancısıyım; “türbe çakma türbe!”

Türkiye’nin bir numaralı gündeminde olan bu çakma türbe yüzünden birileri (Allah muhafaza) bizleri savaşa sokacaktı.

 Birisi Toprak kaybettiniz, ‘oradaki mevcudiyeti kaybettiniz” diyor.

Bir başkası; “Süleyman Şah’tan kaçma talimatını verenler yarın bu ülkeden de kaçacak; ancak Türkiye’ye yaşattığınız her türlü utancın hesabını soracağım.” diyerek işi başka boyuta taşımaya çalışıyor.

Bütün bu gürültü, güya “Süleyman Şah türbesi” için.

Süleyman Şah türbesinin ikinci nakilde yer aldığı toprak “on dönümlük bir arazi.”

Suriye sınırımızın “otuz kilometre dışında” kalan türbeyi korumak için bir karakol yaptırılmış ve 24 saat nöbet tutmak üzere kırk-elli askerimiz tam teçhizat hazır bulunduruluyordu.

Bölgenin nasıl bir ateş çemberine dönüştürüldüğü herkesçe malum…

At izinin it izine karıştığı bir bölgede nöbet tutan Mehmetçiğimiz bir operasyonla oradan kurtulmuş olmasını niçin bazıları hazmedemedi anlayamıyorum.

Geçmişte Süleyman Şah Türbesi yine Fırat nehri üzerinde, yarımadayı andıran Caber Kalesi Mevkii’nde imiş.  Suriye yönetimi o bölgede inşa ettiği Tabka Barajı’nın yapımının tamamlandığını, Süleyman Şah Türbesi’nin sular altında kalacağını Türkiye’ye bir notayla bildirmiş, Türkiye de buna karşılık Suriye’ye bir nota vermiş ve Keban Barajı’nı kapamış. Karşılıklı bu restleşmelerden sonra Türkiye bölgeye Devlet Su İşleri’nde (DSİ) görevli uzmanlar gönderip türbenin nereye taşınabileceğinin tespit etmiş türbe Fırat Nehri üzerinde bir yarımadayı andıran Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan bölgeye inşa edilmiş.

Bu hatırlatmadan sonra: “Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası.”dediği toprak yukarıda ifade edildiği gibi küçücük bir adacık…

Süleyman Şah Türbesi’nin üçüncü nakli ‘nakl-i kubur’ bu kez Eşme Köyü’e on dönümlük arazi’ye taşındı.

Kaldı ki Suriyeliler de bundan memnun.

Köyün muhtarı “Süleyman Şah Türbesi’nin bize gelmesini sevinçle karşıladık.” demiş.

Anlaşıldığı gibi mesele birilerinin -hak etmediği kürsülerde- bas bas bağırarak ileri geri sürdüğü melese değil.

Mesele ecdada sahip çıkma meselesi de değil.

Toprak kaybı meselesi hiç değil.

Bayrak dalgalanıyor mu? Evet.

Kurtlar vadisine dönüşen malum bölgeden askerlerimizi aldık mı, aldık. Ecdat simgesi türbemiz şimdi hem yakınımızda hem de emniyette mi? Evet.

Haşmet Babaoğu tabiriyle seslenecek olursak;

Ulan siz daha düne kadar Süleyman Şah Türbesi’nin tarihiyle ve mevcudiyetiyle dalga geçiyordunuz. Bunu bilmiyor muyuz?!”

Bilmediğimizi mi sandınız?!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 274
Bu Ay : 1529
Toplam : 1529

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom