Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

CHARLIE HEBDO VE BATI’NIN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

CHARLIE HEBDO VE BATI’NIN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

Fransa’nın başkenti Paris’te Hz. Peygamber (s.a.v.)’in karikatürlerini yayınlayan hiciv dergisi Charlie Hebdo çalışanlarına ve bilahare bir markete yönelik yapılan saldırılarda 10’u gazeteci olmak üzere toplam 17 kişi katledildi.

Bu olaydan sonra sadece Fransa ya da Avrupa değil, şiddet ve teröre karşı olduğu iddiasında bulunan bütün dünya ayağa kalktı!

Katliamın daha ilk dakikalardan itibaren bazı şer odakları tarafından kitlelere saldırının Fransa’nın 11 Eylül’ü olduğu algısı ısrarla pompalanmaya çalışıldı. Charlie Hebdo saldırısını 11 Eylül’e benzetenler, açıkça Hollande’dan 11 Eylül saldırıları sonrasında Afganistan’ı işgal eden Bush’un rolünü oynamasını istediler. Ancak Hollande’ın olayın hemen ardından yaptığı açıklamada “Biz bir dinle savaş halinde değiliz, saldırganların İslam’la ilgileri yoktur.” demesi, oluşturulmak istenen algıyı bir nebze olsun bertaraf etti.

Hollande, böylesi net ve vurgulu bir açıklama yapmış olsa da, bazı malum çevreler, öteden beri yapageldikleri üzere, bilinçli olarak bu eylemi Müslümanlara mal etmeye çalışarak İslâm’ı şiddet ve terörle özdeşleştirme adetlerini ısrarla sürdürdü…

Dünyada böyle bir insanlık suçu işleyen ve en fazla İslam’a zarar veren bir eylemin “İslâm terörü” diye adlandırılmasına hiçbir şekilde müsaade etmemek adına diğer dünya liderleriyle birlikte İslâm dünyasını temsilen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Faransa’da bulunması oldukça anlamlı ve bir o kadar önemlidir. Çünkü şu gerçek ayan beyan ortada duruyor: Avrupa’da dalga dalga yayılan İslâm düşmanlığını meşrulaştırmanın yegâne yolu, gerçekte postmodern yöntemlerle Müslümanlara karşı sürdürülen sinsi bir “haçlı savaşı” demek olan İslamofobi’yi yaygınlaştırmak, özgürlük kılıfı altında Müslüman inanç ve değerlerine alenen hakaret etmek, böylece İslâm düşmanlığın tavan yapmasını sağlamak, ardından da Müslümanları terörize ederek “cadı avı” başlatmaktır.

Bu nedenle aslında Paris’te “Batı” değil, İslâm vurulmak istendi!.. Charlie Hebdo katliamının gerçek hedefi buydu!.. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Faransa’daki yürüyüşte ön safta yer alması, şer odakları tarafından yönetilen bu sinsi planı büyük ölçüde boşa çıkardı.

Müslümanlar olarak, gerekçesi ne olursa olsun, bu tür saldırıları hiçbir savunma psikolojisinin ardına sığınmadan lanetliyor ve şiddetle kınıyoruz!..

Gerek saldırının gerekçesi ve eylemi yapanların kimliği gerekse de “Batı”nın İslâm ve Müslümanlar söz konusu olduğunda sergilediği ikircikli, ikiyüzlü, münâfıkça tutum bu saldırıyı hiçbir şekilde meşrû kılmaz. Bu açıdan bakıldığında Lübnan Hizbullah lideri Nasrallah’ın “Bu saldırıyı düzenleyenler Allah’ın elçisi Hz. Muhammed (s.a.v.) aleyhine kitap yazıp aşağılayıcı filmler çekenlerden daha ağır hakaret etmişlerdir.” şeklindeki demeci kayda değerdir.

Her ne kadar son zamanlarda bazı çevreler tarafından bilinçli olarak Müslümanlarla ilintilendirilseler de, şiddet ve terör İslâm’ın lanetli kabul ettiği olgulardır. “İslâm” ve “terör” sözcükleri, yan yana gelmeleri, bir arada kullanılmaları, birbirleriyle bağdaşmaları veya birbirleriyle örtüşmeleri asla mümkün değildir. “Barış, esenlik ve huzur” demek olan İslâm, terörün her türlüsünü şiddetle yasaklamıştır. İslâm, yeryüzünde kargaşayı, zulmü ve haksızlığı ortadan kaldırmak; doğruluk, adâlet ve barışı hâkim kılmak için uğraş veren çabanın adıdır.

Burada asıl önemli olan husus, Paris saldırısı ile bir kez daha açığa çıkan Batılıların ve onların Ortadoğu’daki işbirlikçilerinin çifte standartlı, ikiyüzlü tutumudur. Charlie Hebdo katliamı, İslâm coğrafyasında yüz binlerce kurban için kılını kıpırdatmayan Batılıların ve onların yerli kukla yöneticilerinin terör konusunda ne kadar yapmacık tavırlar sergilediklerini gözler önüne serdiği gibi, onların İslâm ve Müslümanlara dair ikiyüzlü tavırlarını da açığa çıkardı.

Meseleye bu perspektiften bakınca, 11 Ocak 2015 Pazar günü, televizyon ekranlarında, bu tarihi gün dolaysıyla düzenlenen yürüyüşün ön saflarında yer alan ve Ortadoğu’da alevlenen, oradan da dünyaya yayılan ateşin fitilini yakan bazı liderleri izlerken temsil ettikleri güç siyaseti açısından ne kadar iğreti durdukları ve ne kadar ikiyüzlü davrandıkları hiç de gözümüzden kaçmadı. Hollande’nin sağında yer alan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile solunda yer alan Mahmut Abbas’ın aynı karede görülmesi ne kadar çelişkiliyse, Avrupalı liderlerin teröre karşı ortak yürüyüşte verdikleri resim de içinde o kadar yaman bir çelişkiyi barındırıyordu!..

Batılı liderler, Charlie Hebdo’ya yönelik saldırıda hayatını kaybeden 10 gazeteci için dünyayı ayağa kaldırırken, terör devleti İsrail’in yalnızca geçtiğimiz Temmuz ayı içinde Ramazan ve Bayram demeden Gazze’ye yönelik gerçekleştirdiği saldırıda katlettiği 16 gazeteciye tamamen sessiz kalmışlardı!.. Ayrıca onlar, aynı saldırıda İsrail ordusu tarafından çoluk-çocuk, yaşlı-kadın ayırımı yapılmadan 2 binden fazla masum Müslümanın hunharca katledilmesi karşınında da tepkisiz kalmışlardı!..

Batılı liderler, Paris’teki saldırıları kınarken, Suriye’de Esed rejimi tarafından katledilen 300 bin insan için de sessiz kaldılar ve Lübnan’da donan mülteci çocuklar için de kıllarını bile kıpırdatmadılar!..

Batılı liderler, Mısır’da seçimlerle iş başına gelen Mursî başkanlığındaki yönetim haksız yolla devrildiğinde yapılan zorbalığa “darbe” bile diyemediler ve üstelik General Sisi’ye arka çıktılar. Mısır’da darbeci Sisi yönetimi yalnızca bir gecede tam 2 bin masum Müslümanı katlettiği zaman onlar sessiz kalmayı yeğledikleri gibi sadece demokrasi istedikleri için bu ülkede öldürülen 5 bin suçsuz insan için de seslerini çıkarmadılar!..

Velhasıl, Batılı liderlerin ikiyüzlülük karnesi kötülüklerle o kadar dolup taşmaktadır ve onların ikiyüzlü tutumlarına dair o kadar çok örnek vardır ki, burada saymakla bitiremeyiz…

Bugün Ortadoğu’da yaşanan sorunların temelinde terör devleti İsrail’in bütün eylemlerini koşulsuz destekleyen ve Netanyahu’nun bütün yapıp-ettiklerini kayıtsız şartsız onaylayan Batılı liderlerin sürdürdükleri çifte standartlı kirli politikalar vardır!..

Ayrıca el-Kâide ve Işid gibi şiddeti tecviz eden örgütlerin ortaya çıkışı ve yayılmasında da Batılılar tarafından yaratılan faktörler birinci derecede belirleyici olmuştur…

Rüzgar eken Batı, fırtına biçmektedir. Günümüzde şiddet ve terör, yalnızca Ortadoğu’da değil de bizzat Batılıların doğrudan yaşam alanlarını sarıp sarmalamışsa, yani Avrupa’nın göbeğine sıçrayıp onları kendi evlerinde tehdit ediyorsa, bundan birinci derecede hiçbir kutsal tanımayan, hiçbir dinî, ahlâkî, etik değer kabul etmeyen, salt çıkarcı kendi politikaları sorumludur…

Dünyanın huzur ve sükûnu, Batılıların kendilerini “efendi”, İslâm coğrafyası başta olmak üzere dünyanın geri kalan bütün kesimlerini ise “köle” kabul eden ve onları iliklerine, hatta kılcal damarlarına kadar sömüren pragmatist tutumlarını terk etmelerine bağlıdır…

Çok değil, sadece kendi köpekleri için istedikleri refahı, köleleştirip sömürdükleri diğer insanlardan esirgedikleri müddetçe Batılılar rahat yüzü göremeyeceklerdir!..

Batılılar siyasi, sosyal ve ekonomik bütün alanlarda çifte standardı terk etmedikleri, bilhassa Ortadoğu’daki kirli politikaları ile Arapların “sorunların anası” dedikleri Filistin meselesindeki ikircikli tutumlarını sürdürdükleri müddetçe kendilerine de yönelen şiddet ve terör sarmalından asla kurtulamayacaklardır!..

Batılılar, yalnızca Ortadoğu’da değil, kendi evlerinde de huzur ve sükûnun, bilhassa İslâm dünyasında sürdürdükleri ikiyüzlü politikayı terk etmeleri, bu bağlamda Filistin’de bağımsız bir devlet kurulmasının önünü açmaları şartına bağlı bulunduğunu fark etmekte gecikmemelidirler!..

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 588
Bu Ay : 16018
Toplam : 25276

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom