Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

BİR OPERASYONUN ANATOMİSİ

BİR OPERASYONUN ANATOMİSİ

 

 Bu günlerde “Bu bir demokrasiye darbe operasyonudur, faşizmdir, Yezidlerden hesap sorulacak” deniyor. “14 Aralık, 17 Aralığın rövanşıdır” deniyor. Beddua ağzı devam ediyor, bir zamanlar “alâmetifarika olan” “hoşgörü dili” ortalarda yok. Öfkenin kapattığı bir ufuk var ve geçmişte mağduriyetlerine sebebiyet verdikleri hiçbir kardeşinden özür dilemeyen, helallik dilemeyen bir anlayış gelişiyor. Zannımca “Siz hep haklısınız, bu hareket asla yanlış yapmaz, bizden başkaları bu işi bilmiyor ve hata yapıyor” şeklinde verilen bakış açısı, lazım olan bir özleştiriyi engelliyor. Kapalı örgüt kodlaması içe bakışa mani oluyor.

Önce hükümetin hatasından başlayalım. Daha önce bazı yazılarımda, açıkça isim belirtmeden, bir kesimle yola revan olunmasının, diğer kesimlerin kale alınmamasının sonuçta bir “emevileşme temayülü” oluşturacağını, bu temayülün sonuçlarının ağır olacağını izah etmeye çalışmıştım. Bugün ismi sıkça anılan kesim elbette “emevileşme temayülünü” abartılı bulabilir, lakin bu bir tespittir ve sadece o kesim için söylenmemiştir. Ülkemde, hiçbir kesime “dinin menbaı” gibi bir şımarıklığa evrilecek rol hakkı verilmemelidir. Kaldı ki ülkemde cemaatden asla bahsedilemez, gruplar vardır ve bu gruplar ne zaman ki, bütün farklılıklarıyla bir araya gelir, ortak bir akıl oluşturabilirse, cemaat o zaman geröçekleşiri.

Hükümet ilk yıllardaki yaklaşımıyla “emevileşme temayülünü” beslemiş veya önünü açmış oldu. Sonuçta bu temayülün neticesine vakıf olarak, “biz ne yapmışız” dedi. Öyle bir temayüldü ki bu hal, mesela maddi destek sağlayan projeler incelense, bu aks üzerinde bile hangi kesimin bu projelerden nemalandığı görülür. Oysa baba hiçbir evladını diğerlerinden üstün görür hale gelmemelidir.

Adı farklı şekilde anılarak paralele bağlanan ve tabanında “öğretilen davaya bağlılık noktasında samimiyeti öteden beri bilinen” insanların bulunduğu yapıya, gruba gelince…

Şimdi sokaklardalar, niçin, kendi gruplarına yönelik operasyon için. Dün “Müslümanların ortak derdi, genel insan hakları için” sokaklara inen “kardeşlerine”  “yanlış yoldasınız, devlete direnilmez, onların aldığı karar ictihad hükmündedir, isabet etmişlerse iki, isabet etmemişlerse bir sevap alırlar,” diyorlardı. Yani direnenlerin alacağı bir sevap yoktu ama “yanlış kararlara” imza atanların, en azından bir sevapları ceplerindeydi. Böyle anlıyorum o yaklaşımı.

17 Aralık’tan çok önce, tabanlarına şunu hissettirmiş, Tayyip gidecek diyor, dedirtiyorlardı. Hatta “hocaefendi kırmayacağı bileğe hamle yapmaz” diyenler olduğunu duyuyordum. Duyduklarımdan çıkardığım sonuç, ulaşılan mertebe tevazu değil kibir fotoğrafıydı.

Haberlerden öğrendiğimiz, üretilen bir senaryo ile mağdur edilen bir grup, birkaç kez mağduriyetlerinin hesabının sorulmasını istemiş. 14 Aralık, bu şikâyetlerin sonucunda gelen bir operasyon. Velev ki, adı sıkça paralel diye anılan grubun iddia ettiği gibi bir intikam operasyonu olsun, bu öncelikle “mağdur edilmiş grupların” intikamı diye anılmalı ve ayrıca eğer farklı bir intikam olsa bile, o gün üretilen senaryo sahipleri, bugün, mağduriyetlerine sebebiyet verdikleri, kesim veya kesimlerden özür dilemeli değil mi? Bu konudaki özür nasıl olacak sorusu da önemli… Taraflı bir hukuk üretenler varsa, aylarca özgürlüklerini gasp ettikleri insanlar karşısında, ezim ezilmeleri gerekirken, haberlerinde neden bu yöne dönük bir dil kullanmıyorlar? Bu aralar, kendilerinden yakınılan bu konuda, Buruc suresi üzerinde tefekkür etmeleri gerekmez mi?

Operasyon siyasi diyorlar. Haber kanallarına bakıyorum, haberler de bütünüyle siyasi, siyasi olarak rakip oldukları bir kesime karşı galip gelmenin çabasını görüyorum. Haber veriş şekillerine her şahit oluşumda, iktidar mücadelesinin ürettiği bir dil hissediyorum. Hala 17 Aralık ve ayakkabı kutularındaki para muhabbetini sürdürüyorlar. “Bu konuda, oradaki paranın ne olduğunu haberi yapanlar ve yaptıranlar da biliyor ama sırf Tayyip beysiz bir Ak Parti hesapları için o parayı operasyona kattılar” şeklindeki yorumları birçok yerde dinledim. Bu yorumları yapanlar, o haberleri sürdürenlere “yazık, ayıp ediyorlar” diyorlardı. Zannımca artık çürümüş o sakızı da çiğnemeyi bırakmalılar.

Adı paralel diye haberlere konu olan grup giderek siyasileşiyor, geçmişten beri dinleye geldiğimiz “Allah rızası” ifadesi anlamını yitiriyor. Samimiyetlerinden şüphe duyulmayan tabanın, yılların emeğinin böylesine heba edilmesine itiraz etmeleri gerekmez mi? Her “İslâmi grubun” yaptığı hatayla heba edilen, aslında ümmetin ortak birikimidir, bu bakış açısı üzerinde neden durulmuyor?

Geçmişte ülkede onlarca, yüzlerce operasyon yapıldı. Bu operasyonlara muhatap olanların, özellikle lider kesimlerinin nasıl davrandığına baktığımda, bir iki grubun lider kesiminin dışarıda kalmayı tercih ettiği, onların isimlerinin de başta Almanlar olmak üzere, başka istihbarat birimleriyle anıldığı hep konuşuldu. Böyle bir sonucun ortaya çıkmaması, yerel, yerli, ülkeye sevdalı tarafın netleşmesi için nasıl davranılması gerekir diye kafa yorulmalı değil mi?

Bir operasyonun anatomisini her yönüyle yazmak zordur, tek makale işi de değildir. Önemli olan, operasyona muhatap olan grupların kendi anatomilerine eğilmeleri ve hastalıklarını tespit edip, önlem almalarıdır. Geçmişte, ülkemizde her ne sorun olsa “dış güçler” diye bir tabir kullanılır, içe yönelik insani, erdemli, hukuki adınlar atılmazdı. Şimdi aynı dili bu operasyona muhatap olanlarda da görüyorum, hep “bize şunu yaptılar” tarzı var, “biz ne yaptık” tarzı gündemde değil…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 635
Bu Ay : 2838
Toplam : 2838

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom