Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

YENİ BİR MUHALEFET PARTİSİ: AYM

YENİ BİR MUHALEFET PARTİSİ: AYM

CHP, MHP, HDP ve sayıları 90’ı bulan diğer irili ufaklı partilere ilaveten Türkiye’de yeni bir muhalefet partisi daha doğdu: AYM…

Herkese hayırlı olsun!..

Tabiat boşluk kabul etmez; CHP, MHP, HDP ve diğer partiler, AK Parti karşısında muhalefet görevlerini hakkıyla yerine getiremeyince, AYM bu rolü üstlenmiş görünüyor…

Daha önce Eski AYM Başkanı Vural Savaş’ın, Refah ve Fazilet Partisi için, “Habis ur”, ve “Kan emici vampirler” benzetmesi yaparak açtığı kapatma davasında, “Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır” deyip parti kapatmalarına ve 367 garabetine karşı çıkarak onurlu bir hukuk adamı davranışı sergileyen; ayrıca başörtüsü konusunda da hep özgürlükçü tavır sergileyen ve bu tutumuyla halkın kalbinde taht kuran Haşim Kılıç, son zamanlarda yüz seksen derecelik bir dönüş yaparak tam ters bir tavır değişikliğine girdi…

Paralel Yapı tarafından gerçekleştirilen 17-25 Aralık darbe girişimi sonrası Haşim Kılıç’ın başında bulunduğu AYM, önce Anayasa’ya tamamen aykırı bir tarzda, daha iç hukuk yolları bile tüketilmeden, Twitter’a ilişkin yapılan bireysel başvuruyu kabul edip hükümetin aleyhine karar aldı.

Ardından AYM, HSYK Kanunu’ndaki değişiklik üzerine, karara bağlaması gereken binlerce davaya aldırış etmeden CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu öne aldı ve olağanüstü gündemle toplandı. Mahkeme gece saat 23’te jet hızıyla karar alarak kanun değişikliğinin önemli bir kısmını iptal etti. Hatırlanacağı üzere bu olaydan sonra Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç, Anayasa’yı hiçe sayarak, tıpkı bir siyasi parti lideri gibi, tümüyle politik içerikli bir takım açıklamalar yaptı.

Son olarak da Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’nın seçim barajı ile ilgili sorusuna, barajın kaldırılması için AYM’ye yapılan başvurulara ilişkin raporların tamamlandığını belirterek, “Raportör arkadaşlar çalışmalarını tamamladı. Raporda önemli tartışmalar var. Konu hassas olduğu için “bireysel”de değil de “genel kurul”da görüşülüp 2-3 hafta içinde karara bağlayacağız” dedi.

AYM’nin vereceği kararın 2015 seçimlerinde geçerli olup olmayacağına dair Sarıkaya’nın sorusuna ise Haşim Kılıç, “Karar, anında uygulanır” şeklinde bir cevap verdi.

Haşim Kılıç, seçim barajı ile ilgili AYM olarak verecekleri kararın 2015 seçimleri için de bağlayıcı olacağını söylemekle hem ihsas-ı reyde bulunmuş hem de AK Parti’ye karşı nasıl sinsi bir hazırlık içinde bulunduklarını ifşa etmiş oldu. Nitekim onun seçimlere altı aydan az bir süre kala, alınacak kararların bir sonraki seçimde geçerli olacağını belirten açık Anayasa maddesine rağmen, çıkacak kararın 2015 seçimleri için de bağlayıcı olacağını belirtmesi, Anayasa Mahkemesi’nin sinsice tezgâhlanan bir oyunun içinde olduğunu ortaya koydu. Ayrıca onun bu demeci, derin güçlerin yargıyı hala nasıl kontrol altında tuttuğunun açık bir belgesi…

Peki durup dururken Haşim Kılıç ve başında bulunduğu AYM, 28 Şubat sürecindeki kararlarını hatırlatan böyle bir tavır değişikliği içine neden girdi?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, önünde karara bağlaması gereken 30 binden fazla bireysel başvuru dosyası varken, AYM’nin içlerinden yüzde 10 seçim barajının iptaline dair yapılan başvuruyu alelacele gündemine alması, dahası bu konuyu karar verme aşamasına getirmiş olması oldukça enteresan… Bilhassa zamanlama oldukça mânidar…

Bunun demokratik yolla iktidara gelemeyen güçlerin AK Parti’ye karşı yürüttükleri bir kumpas olduğunda şüphe yok…

Türkiye’deki herkes gibi yargı üzerinde de hala etkili oldukları bilinen bu derin güçlerin, her seçimde oylarını mütemadiyen yükselterek girdiği dokuz seçimden de zaferle çıkan AK Parti’nin 2015 seçimlerinde de tek başına iktidar olacağı konusunda en ufak bir şüpheleri yok. Ama onları korkutan ve tedirgin eden esas mesele AK Parti’nin 2015 seçimlerinde Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa ulaşması…

Baraj kumpasının mimarlarına göre şayet AK Parti 2015 seçimlerinde Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa ulaşırsa, Çözüm Süreci olumlu yönde neticelenecek, bunun sonucunda Türkiye’de Başkanlık ya da Yarı Başkanlık sistemi gündeme gelecektir. Bu durumun önüne geçmek için AK Parti’nin, yüzde 50’yi korusa ya da birkaç puan üstüne çıksa da, asla Anayasa’yı değiştirecek bir çoğunlukla iktidara gelmemesi gerekir…

Haşim Kılıç üzerinden yürütülen bu sinsi projenin siyasi bir mühendislik hamlesi olduğu ayan beyan ortada…

Oynanan bu kirli oyunun esas amacı, başta Çözüm Süreci olmak üzere, Başkanlık ya da Yarı Başkanlık sistemini başarısız kılmak için 2015 seçimlerini HDP’yi kullanarak sabote etmektir. Anlaşıldığı üzere tek hedef, 2015 seçimlerinden önce kaos çıkartarak AK Parti’nin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa erişmesini engellemek… Böylece Yeni Anayasa’yı yapacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni şimdiden etkisiz hale getirip itibarsızlaştırmaktır.

Bunun için bir taraftan HDP ve Kürt halkı ajite edilerek diğer taraftan da şimdiye kadar siyaset mühendisliği konusunda hayli uzman bir geçmişi bulunan Anayasa Mahkemesi üzerinden karanlık bir proje yürütülüyor…

Oysa ne Anayasa’da ne de bireysel başvuru hakkının verildiği 2010 referandum paketinde AYM’ye böyle bir yetki verilmiyor. 2010 referandumundaki değişiklikle AYM’ye “bireysel başvuru” hakkının çerçevesini çizen maddenin 3. fırkasında şöyle deniliyor:

“Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi AYM kararları ile Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.”

Seçim kanununda değişiklik yapmak, ancak TBMM’nin yetki alanına giren bir konu iken, eğer Anayasa Mahkemesi, fabrika ayarlarına tekrar dönerek 28 Şubat sürecinde aldığı kararlara benzer bir tutumla, yeniden Anayasa’yı çiğneyerek, üzerine vazife olmayan bu hususta “ben yaptım oldu” tavrıyla yeni bir 367 garabetine imza atar ve seçimlerde yüzde 10 barajını iptal etme kararı alırsa ne olur?

Ben söyleyeyim ne olacağını: Şayet Haşim Kılıç’ın başında bulunduğu AYM, hiçbir yetkisi olmadığı halde, seçimlerde yüzde 10 barajını iptal etme kararı alırsa, bu olay düpedüz bir Anayasa darbesi sayılır...

Bu durumda bu ülkede artık hiçbir kurumu kendi yerinde tutamak mümkün olmaz…

Türkiye’de her kurum kendine göre fiili durumlar oluşturur ve doğal olarak bu memlekette yaşama imkânı kalmaz…

Seçim barajını düzenleme tamamen TBMM’nin yetkisinde olduğu için, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun da vurguladığı gibi, AYM’nin yüzde 10 seçim barajı konusunda alacağı olası bir iptal kararı tamamen “yok” hükmündedir.

AK Parti hükümetleri, 12 yıldır kendisi aleyhlerine düzenlenen bu tür kumpaslardan dik duruşları sayesinde sıyrılmasını bildiler. Bundan sonra da hükümet bu dik duruşunu devam ettirmeli, olası bir yüzde 10 barajını iptal kararıyla karşı karşıya kalırsa, AYM’nin bu kararını düpedüz bir Anayasa darbesi kabul ederek bütünüyle “yok” hükmünde saymalıdır.

Eğer AK Parti, olası bir yüzde 10 barajını iptal kararıyla karşı karşıya kalırsa, parti kapatma, 367 garabeti gibi sicili bir hayli bozuk olan Anayasa Mahkemesi’ne üst düzeyde tepki göstermeli ve öteden beri antidemokratik yollarla meşru hükümetleri dizayn etmeye kalkışan bu kurumu toptan lağvetmenin yollarını aramalıdır…

mehmetkubat@gmail.com

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 334
Bu Ay : 2537
Toplam : 2537

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom