Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

APTALLIK İHTİYACINIZI NASIL KARŞILARSINIZ?

APTALLIK İHTİYACINIZI NASIL KARŞILARSINIZ?

 

Aktarıyor, dönderiyorum. Ölçüp biçiyor, değerlendiriyor, bir karara varmak istiyor varamıyorum.

İyi mi kötü mü, neredeyse bilemeyeceğim bir kararsızlık yaşıyorum.

Acıyorum, üzülüyorum, gülüyorum.

Bazen öyle ki, karanlık, bulanık kahkahalar atıyorum.

Evde küçücük oğlum bile artık onu bir çizgi film izler gibi, bir komedi izler gibi izliyor.

Ancak öyle ağır, öyle tuhaf bir komedi, öyle ağır, tuhaf, öyle çelişik, öyle düzayak bir komedi ki, artık ruhum kaldırmıyor, içim daralıyor.

Bir adam, bir lider saçmalama kursu alsa ancak bu kadar başarılı olur.

Sonunda bırakıyorum. Siz nasıl karşılıyorsunuz bilmem ama ben onu izleyeceğime hiç olmazsa aptallık ihtiyacımı Kemal Sunal’ın filmlerini izleyerek tatmin edeyim diyorum.

Gerçi ikisi de Kemal. Anladınız. Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsettiğimi.

 

Keşke yazıya böyle başlamasaydım. Keşke varlığını demokrasimiz, devletimiz, daha da önemlisi gerçekten halkımız için önemli bir değer bir şahsiyet görebilseydim. Ama olmuyor. Olmadı, olmuyor, olmayacak. Yine de Allah razı olsun diyeyim, ne diyeyim. Hiç olmazsa tiyatroya gitme masrafından bizi kurtarıyor. Bakarsınız bu yazı bir şekilde eline ulaşır, bunu bir hizmet olarak ekranlarda anlatmaya başlar. Anlatır mı anlatır. Vallahi bu Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde olmadık şeylerin gerçekleştiğini gördük, görüyoruz. Adam tam Aziz Nesin’lik bir mizah konusunun kahramanı. İnsan üzülüyor tabi. İnsanın içi acıyor.

 

Bazı akıllı, kâmil arkadaşlar, CHP’li olmadığım halde niçin böyle söylediğimi soracaklardır. Hemen söyleyeyim, evet ben CHP’li değilim. Asla olmadım. Ama bakınız ailem CHP’lidir biliyor musunuz? Daha doğrusu Malatya’da herkes, her aile köken olarak biraz CHP’lidir. Vaktiyle, İnönü, Malatyalıları fena kandırmış. Neyse ben CHP’li olmam. Bu benim için felaket olur. Bu benim, kıymetimin, kişiliğimin bittiği, değersizleştiğim, hiçleştiğim anlamına gelir. Bir başkası “Hayır arkadaş, ben CHP’de değer buluyorum” derse ona bir lâfım olamaz, saygı da duyarım. Benim sözüm kendime. Tamamda arkadaş, kimse kusura bakmasın yüz yıl geçse ben bu adamın başında olduğu bir partiye ne oy veririm ne de böyle bir oluşum içinde bulunurum. Bu oluşumu yanlış gördüğümden değil. Saçma ve gereksiz gördüğümden. Çaya tuz atma ihtiyacım ne kadar varsa bu parti’nin varlığına, politikasına da o kadar ihtiyacım var. Yani hiç yok. Daha doğrusu bu parti yanımda yok hükmünde. Politikası yok, programı yok. Ufku yok, aklı yok. Ben bu yoklara mı varlığımı adayacağım? Maazallah.

Şimdi bakın yanlış olsa katılabilirim. Bu ne demektir? Canım herkes, hepimiz baştan sona doğru muyuz? Hayır, ben desteklediğim bir oluşumun yanlışlarına da saygı duyabilirim. Ama saçmalığın, ama trajikomik düzeyde kaymaların, akılla izanla izah edilemeyecek tutumların desteklenmesi benim için yanlıştan da öte saçmadır. Yanlışa destek veririm. Nasıl ki her doğru içinde biraz yanlış barındırıyorsa, her yanlış da içinde biraz doğru barındırır. Bugünün yanlışı yarının doğrusu olabilir, o yanlışı yarının doğrusu da görüyor olabilirim. Durmuş bir saat bile günde iki kez doğruyu göstermez mi? Bugün kendisini doğru sananlar yarın yanıldıklarını anlayabilirler.

 

Ancak bu CHP’de beni iten veya çeken bu da değil. Bir acayip, bir akıl almaz durum var ki sormayın. Başka bir yerde mesela bir şirkette görevli olsa bu Kılıçdaroğlu’nu bir gün tutmaz, kulağından tuttukları gibi kapı önüne korlar. Neden? Neden olacak her şeyi bozar, her şeyi karıştırır da ondan. Gel git akıllı. Aklı o anlık da çalışmıyor. Bakın 6-7 Eylül’de Kurultay yapıyorlar. Ata’nın huzuruna çıkıp, o çok sevdiği tartışmasız olan ve partisinin kurucusu olduğu için ayrıca övünüyor olmaktan başka da bir numarası olmayan Ata’sının huzurunda Kurultay tarihini 4-5 Eylül olarak yazıyor. Bir âlem. Efendim yanlışlık olmaz mı? Elbette olur da, insan kendi kurultay tarihini, üstelik asıl genel başkanının, atasının huzurunda unutur mu? Muhtemelen kafası kıyaktı. Kıyak olduğu için tarihlerde bir kayma oldu. Kayma deyince Kılıçdaroğlu sağın kendilerine kaymasını anlıyor. Öyle demedi mi? Yani? Yani bu adamlar ayık kafayla bile sarhoş gibiler.

 

Kurultay delegelerine etmedik laf bırakmadı. Onları ikiyüzlülükle, sahtekarlıkla suçladı. Kendisi çok dürüst ya!.. Ne olursa olsun, bir genel başkan kendi partililerini yalancılıkla, ikiyüzlülükle suçlamamalı. Ne yani seni desteklediklerinde iyi, İnce’yi desteklediklerinde kötü mü oldular? Sonra “partinin rakı sofrasında idare edilmesine izin vermeyeceğim” diye bir kükremesi vardı ki, bilmeyen hiç kötü alışkanlığı olmayan dini bütün insan sanır. Zaten bir gün sonra da bir soru üzerine “Ben dinsiz değilim” diye bir açıklama yaptı. Sana dinsiz diyen olmadı. Ancak böyle bir savunma, ruhunun oturduğu temelleri ele vermesi bakımından önemli. Dinsiz olsan bile, dinsizlik seninle değer kazanmaz, onu söyleyeyim. Neden mi? Saçmalığın dini imanı olmaz da onun için.

 

Sen dini imanı bırak, önce tutarlı ol. Düzgün, çelişkisiz ol. Bunun için doğru, dürüst, dümdüz bir adam olman yeterli. Yani senin için çok zor olandan bahsediyorum. Mümkün olsa sana bu konuda bir kurs verilse, ancak bu işlerin de kursu yok ki birader. İşte her şey ortada, hangi sözüne, hangi tutumuna güveneceğiz? Rakı sofrasından bahsettiğinin ertesi günü kendisinin rakı sofralarında çekilmiş boy boy fotoğrafları yayınlandı. Hayır hayır, öyle kumpas falan değil. Dostları güzel, keyifli anılarını paylaşmak için bunu yaptılar. Gazeteci bu durumu da sordu. Ne dedi izlediniz mi? “Ne bileyim” dedi, “aklımda yoktu, öyle birdenbire geldi ve söyledim. Önceden düşündüğüm bir söz değildi” Buyurun.

Yalan mıyım?

Gel git akıllı derken yalan mıyım?

Tutarsız ve saçma dediğimde yalan mıyım?

Yanlış mı? Yanlıştan öte bir durum.

Saçmalık yanlıştan öte bir durumdur.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığına milletvekili Tarhan da aynı tepkiyi vermemiş miydi? “Yanlış bile değil” Yani? Yani yanlışın bile bir doğru değeri vardır. Bunlar yanlış bile değil.

 

Onun için Tiyatro masrafından kurtuluyor olsam bile artık bu mizaha, bu komediye daha fazla dayanamıyorum ve elbette ülkem ve elbette sosyal demokratlar, bil cümle samimi solcular adına üzülüyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 304
Bu Ay : 1559
Toplam : 1559

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom