Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

ERDOĞAN ÖNCE OKUDU

ERDOĞAN ÖNCE OKUDU

SONRA DOKUDU

 

 

Olağanüstü 1. Kongre, Ak Parti’nin sadece kendi sorunlarını çözmesiyle değil, asıl yol ayrımında yapacağı tercihle Türkiye’nin sorunlarını çözme kararlılığı, kudret ve kabiliyeti göstermesi bakımından da önemli.

Yapılan, bir parti kongresinin çok fevkinde, çok ötesinde faaliyettir.

Prensiplerine bağlı, aktif, dinamik bir parti.

Parti gücünü, Türkiye’yi iyi okumasından alıyor.

Ak parti geçmişi, geleceği, acıları, sevinçleri, umutları, rüyası ve gerçeği ile Türkiye’yi iyi anlıyor ve iyi anlatıyor. Türkiye’nin dokusuyla, anlamıyla, enlem ve boylamıyla örtüşen koordinatlara sahip. Ak parti’nin koordinatları Türkiye’nin anlam haritasına göre belirlenmiş. Bu hareketin sahici karşılığı, bitmeyen azmi, tükenmeyen aşkı, heyecanı bu gerçeklikten besleniyor.

 

Kongrede Erdoğan partiye veda etti, helallik istedi.

Başbakan konuşmasında özellikle Yeni Türkiye’nin temel kodlarını, ana güzergâhını anlattı.

Bu kongreyi tarihi yapan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yenilenmesinin, yeniden tertiplenmesinin, teşkil edilmesinin dönüm noktası olmasıdır. O nedenle de bu kongre bir devrimin ilanı ve yeni bir dönemin başlangıcıdır.

 

Kongrede elbette Erdoğan ve Davutoğlu öne çıktılar.

Bu iki isim, bu aziz milletin hakka ve hakikate sadakatinin müşahhas ödüllendirilmesinin karşılıkları, öncüleridir.   

Erdoğan, Allah’ın bu millete armağanıdır.

Kasımpaşa’da top koşturan bir delikanlı, sosyal, siyasal, kültürel konulara ilgi duyuyor. İnsanlara karşı görevlerini yüksek bir sorumluluk duygusuyla yerine getirirken, kendini bir yolda yürüyor buluyor: Siyaset. Bütün amacı inancına ve insanlara yardım hassasiyetiyle çalışmak oluyor. Mahalle başkanlığından başlayan siyasi çalışma, çok zor badirelerden geçerek başarıya ulaşıyor. Başarı, ama ne başarı; kurduğu parti Türkiye’nin, dünyanın en güçlü, en çevik, en organize teşkilatlarından biri oluyor. Sadece Türkiye’nin değil çevresinin de siyasi ve ekonomik gündemine istikamet çizecek etkinliğe sahip olan Türkiye’nin ruhunu, mefkûresini inşa ediyor. “Yeni Türkiye”, gelecek ideallerini de içine alan bir aşamanın son kavramsallaştırılması. İşte yeni Türkiye’nin seçilmiş yeni Cumhurbaşkanı. En tabandan en tepeye yükselen yaşamöyküsü, aslında yakın zamanın siyasi tarihinden başkası değil. O Türkiye’yi iyi okudu. Ve sonra dönüp Türkiye’nin beklentilerini, aşkını, heyecanını, umudunu, hislerini, başarısını nokta nokta, santim santim, düğüm düğüm nakış gibi dokudu. 

Önce okudu, sonra dokudu.

 

Erdoğan her zamanki gibi her kelimesi inceden inceye hesap edilerek süzülmüş bir konuşma yaptı. Her konuya son derece dengeli, orantılı yer verdi. Verilen mesajlar son drece açık, anlaşılır ve vurucuydu. Bu önemli bir husus. Özellikle bu tarz kalabalıklarda ve programlarda, konuşmalar özlü, açık, vurucu olmalıdır. Kitleleri hareketlendirmeli, onlara heyecan katmalı, kazandırmalıdır. Başbakan başarıyla yaptığı konuşmalarından birini daha yapmış oldu. Erdoğan’ın liderlik profili çok etkili. Çevresindeki insanlara, pratik uygulamalarıyla, etkili, örnek bir model oluyor. Heyecan yükünü yakın arkadaşlarına ve partililere yüklemekle kalmıyor, onlara üslup da, tavır da kazandırıyor. Erdoğan gerçek bir öğretmen, bir hoca gibi. Bu vasıflarıyla alışılmış liderlik ölçütlerini çoktan aşıyor.

 

Aslında mümkün olsa bu yazıda Erdoğan’ın konuşmasını olduğu gibi alıntılamalı. Şu andan itibaren okumayı bırakıp Erdoğan’ın kongre konuşmasını bulup okuyacaklara hiçbir sözüm olamaz. O konuşmadan ne edinirseniz, neler duyar, neleri düşünürseniz, kabulümdür.

 

Erdoğan konuşmasında güçlü bir dava vurgusu yaptı. “Davamız Türkiye davasıdır.” Konuşması, yeni konum ve görevine uygun bir vizyonla tarihi perspektife sahipti. Objektifini Türkiye Davası olarak ve onun üzerinde olabildiğince geniş tuttu.

 

Erdoğan’ın konuşması, sıradan bir parti kongresi konuşması değil, bir devrim manifestosu niteliğindeydi. Erdoğan daha selâmlama bölümünde Ak Parti ile ifade bulan medeniyet hareketinin tarihi, kültürel bağlarına değindi. “Bu dava kökü tarihte olan bir gelecek şuurudur.” Hazreti Peygamberden Selahaddin Eyyubi’ye, Sultan Alparslan’a, Mustafa Kemal’e, Menderes ve Erbakan’a güçlü göndermeler yaparak sarıcı, kuşatıcı olmaya özen gösterdi.

 

Davanın kişilere bağlı olmadığını ‘Ben yoksam dava da yoktur’ anlayışının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Hud suresinin 112. ‘Emrolunduğunuz gibi doğru olun’ ayetini ve istişare ilkesini hatırlatarak asıl şiarlarını ve referans kaynaklarını açıklamış oldu. Koltuk ve makam kavgasının, hırsın, öfkenin, çelme takmanın, Ak Parti içinde var olamayacağını söyledi. Hareketin köklerini anlattı. İlk Meclis’in açılışındaki dini referanslara atıfta bulundu. Milli iradeyi var eden ruhun İslâm ve millet iradesi olduğuna dikkat çekti. Bu açılım ve açıklamalar, devletin ve milletin asıl karakterinin tarihsel, anlamsal boyutlarını kavramış bir dimağın ulaştığı siyasal bilinci ifade etmesi bakımından önemlidir.

Konuşma, Yeni Türkiye’nin kuruluş bildirisi niteliğindeydi. Eski Türkiye’ye dayatılan resmi ideolojinin, milli iradeyi, yaşamın ve  yönetimin dışına iten uygulamalarını eleştirmesi bunun en güçlü kanıtıdır.

 

“Eski Türkiye, siyaseti imkânsızlaştıran bir Türkiye’ydi; geride kaldı.

Yeni Türkiye güçlü bir temele dayanmaktadır. Bu da Türkiye’nin yeni sosyolojisidir. Türkiye’de topluma rağmenci, millete rağmenici siyasetin sonu gelmiştir. Yeni Türkiye çoğulcu siyasettir. Yeni Türkiye’de makbul ve makbul olmayan vatandaş yoktur. Daha çok demokrasi, daha çok özgürlük yeni Türkiye’nin uzlaşacağı değerlerdir. Tarihi ve demokratik tecrübemizle vesayeti sonlandırıyoruz. Eski Türkiye’ye özlem içinde olanlar var. Demokrasi açığı kapanınca, toplumsal kardeşlik çoğalınca umutsuzluğa kapılıp, şiddetten medet umanlar Yeni Türkiye’de karşılık bulamayacaklardır.” Böyle söyledi Erdoğan.

 

Son olarak Davutoğlu’nun emanetçi bir başbakan olacağına dair yapılan kara propagandaya da çok açık bir dille değindi. “Davutoğlu emanetçi değildir. Ak Parti ilkelerin partisidir. Biz işlerimizi istişareyle yaparız.”

Zincirin halkalarını bozmadan bir hareketin sürmesi ve sürdürülmesi ayrıdır, fikren ve siyaseten güçsüz bir başbakanın veya genel başkanın o makama getirilmesi ayrıdır. Davutoğlu konuşmasında zaten Özal_Akbulut arasındaki ilişkiye benzer bir ilişkinin olamayacağının güçlü işaretlerini verdi. Hatta korkarım ki, Erdoğan’ın başbakanlık tarzından hoşlanmayanlar, karşılarında çok daha kesin ve güçlü bir başbakan figürü görecekler. Özellikle çevresel konularla ve elbette onlarla doğrudan bağlantılı iç meselelerle ilgili olarak.

Konuyu tartışmaya devam edeceğim.

Bana kalırsa Türkiye düşmanları şimdiden zangır zangır titremeye başladı.

Sırf bu nedenle bile herkes kendini huzur içinde hissetmelidir. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 483
Bu Ay : 17390
Toplam : 26648

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom