Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

TOPLUM VE BİREY

                                 TOPLUM VE BİREY

                 İslam coğrafyası ilk medeniyet kurulan bölgesidir. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizin çağların ritmine ayak uydurması tartışılır. Muasır medeniyet seviyesi son asrın en klişe söylevidir. Dünyanın değişimi çağların kültürel mirasına sahip olan unsurları barındırır. Bu değişimin bireylere ve toplumlara etkisi olduğu aşikârdır. Bu durumun bireylerin ve toplumların düşünce dünyasına derinlemesine etkilidir. Toplumların ve bireylerin entelektüel duruşu; çağın dinamiklerine katkısı büyüktür.  Çağın güzelliklerinde nasibini almak sorumluluğumuzun en temel öğesidir.  Ülke olmak, millet olmak, medeniyet kurmak büyük bir başarıdır

           Çağdaş dünya normlarına göre kurulduğunu iddia eden devlet ve yönetimlerin bireyler gibi ömürleri vardır. Toplumların bireyleri refleksleri önce gelişir daha sonra olgunlaşır ve en sonunda yaşlanarak miadını doldurur.  

Geçmişin gerçeklerini ortaya çıkarmak tarihçilerin işidir. Günümüze yakın olan ve bizim şahit olduğumuz tarihi gerçekleri bilmek anlamak ve anlatmak bir insanlık borcudur.

            Bu gün değişen ve gelişen dünyanın ortasında yaşayan bizleri geçmişimizle tanıyan günümüzle anlayan ve geleceğimizle değerlendiren bir çağın eşiğindeyiz. Son dönemlerde toplumsal hayatımızı derinden etkileyecek olayların olduğu bir dönemdir.  Bu durum doğu ve batı savaşının temel unsurunu oluşturur. Batı dünyası sanayileşme devrimi öncesi kendi reform ve Rönesans’ını tamamlamış olmasıyla ekonomik askeri gücü elinde toplamıştır.

Doğu cephesi özellikle İslam coğrafyası kendi köklerinden koparılıp ekonomik ve askeri gücünü kaybetmiştir.  Gelişen ve değişen dünyaya ayak uyduramayan doğu cephesinin yani İslam dünyasının büyük tefrikaların içine düşmesidir. Ve bunun sonucu olarak sömürülmeye müsait küçük devletçikler oluşmasıdır.

            Son yüzyılın içine sığdırılan onlarca darbe mevcuttur. Bu batılı emperyalistler ve onların yerli işbirlikçilerinin bu coğrafyanın kaynaklarını sömürebilmek için onlarca siyasi sosyal olaylar tezgâhlamış olmaları önemli bir nedendir. Yanı başımızda İslam âleminin içindeki değişim ve bahar rüzgârı olarak tanımlanan ve bu toplumları savaşa götürecek oyunun ülkemize ve bu coğrafyaya etkileridir. Bölgemizde var olan güdümlü devletler ve ülkemizin millet olarak yakın geçmişimizde yapılan darbelerle ve haksız yönetimlerle hesaplaşma sürecidir

      Mevcut erk sahipleri demokratik ve hukuki düzenlemeler adı altında vatandaşların gözünü boyayan çağdaş normlarla donatılmış bir devlet havasını vermeye çalışan iktidarla yönetilmeye çalışılmaktadır.

          Bu gün darbe yapanlar,  darbe girişiminde bulunanlar ve bazı dönemlerde çeteleşerek bu tür gayri hukuki durumlara destek verenler yargılanıyor ve bu konularla ilgili meclis araştırma komisyonları çalışıyor diye basın ve yayın yoluyla siyasi reklamlar yapılıyor. Bu gün meclis çalışıyor, meclis yasa ve kanun fabrikası durumuna gelmiştir. Ancak sokaktaki vatandaşın hayatına yansıyan ne var? Bu nokta pek anlaşılmıyor. Ülke demokratikleşiyor, ülkede hukukun üstünlüğü sağlanıyor gibi gündemler siyasi erk sahiplerinin dillerinde düşmeyen maske giydirilmiş yalancı nakaratlardır.

Çünkü bu gün hukuk: hırsız katil yankesici yolsuzluk ve usulsüzlük yapanlar için af niteliğinde şartlı tahliyeler yapıyor. Ancak düşünce ve sivil siyasi suçlular için toplumsal barışı güçlendirecek hukuki düzenlemeler yetersizdir. Güçlü olanlar yargının önünde daha haklı görülüyor.

Vatandaş olarak bizim ne yapmamız gerekir?

            Bireyler milletler gibidir, bireylerin toplumlar gibi tepkileri vardır, var olma savaşı verirler. Bireyin amacı milletlerin amacı gibidir.

Milletlerin kuruluşlarının asıl amacı; varlıklarını sürdürme ve devlet yapılarının oluşturma hedefleriyle var olmuştur. Günümüze kadar tarihin ırmağından süzülerek gelen toplumlar, benzer gelenekleriyle ayakta durmuş, varlıklarını sürdürmüşlerdir. Kültürlerin ve medeniyetlerin oluşumunda katkıları olan toplumların serüvenleri, onlardan bize kalan en önemli miraslardır. Bu miras, günümüze ışık tutan kültürel bir varlıktır.

            Geçmiş mazide kalmış, günümüzün koşulları değişmiş. Ancak bireylerin ve toplumun refleksleri zamanın ruhuna uygun olacaktır. Geçmiş dönemlerde böyle olmuştur. Gelecekte nasıl olacağını birlikte yaşayacağız.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 688
Bu Ay : 20760
Toplam : 30018

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom