Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

VURDUĞUNUZ HER DARBEYLE KENDİMİZE GELECEĞİZ!

VURDUĞUNUZ HER DARBEYLE KENDİMİZE GELECEĞİZ!

*

Şimdi topyekun toparlanma zamanı.

 

Kötülük tüm imkânlarıyla dip yaptıysa, bu, iyiliğin tüm hatlarıyla var olma imkânlarını da kolaylaştırır. Şatlar bir yandan çok kötü gelişiyor, ancak diğer yandan iyiliği yeniden ihya ve inşa etme arayışları çoğalıyor. Çoğalan arayışlar bilincimizi, pratiğimizi artırmaktadır.

 

Daha çok çevremizde olup biten özellikle Gazze de zirveye çıkan zulümler, bütün bir dünyayı teslim almış örgütlü yapıya, daha açık ifadeyle Siyonizm’e cesaret vermektedir. Sözüm ona dünya barışı adına işlemesi gereken sistem, bir avuç katiller ve caniler sürüsünün işgali, dayatması altındadır. O yüzden bugün dünya barışı ve insanlığın huzuru adına, çözülmesi gereken en temel meselelerin başında dünya sistemi gelmektedir. Zulmetmeyi ve öldürmeyi ideolojik pratik haline getirmiş Siyonizm, bugün bütün dünya sistemini rehin almış vaziyettedir. Başta BM olmak üzere Dünya Bankası’ndan IMF’ye kadar birçok kurum ve işleyiş İsrail’in çıkarları hilafına bir karar alamıyor. Adeta 1948’de İsrail kurulunca, onu yaşatmak ve dünyaya egemen kılmak için de bir sistem kuruldu. Bu cümle bilinmedik bir espri içermiyor. Birleşmiş Milletler örgütünün kendisinden beklenen amaçlar için kılını kıpırdatmadığı ortadadır. Ortaya çıkan başka bir gerçek de arık BM’nin neredeyse sadece İsrail’in güvenliğini sağlamak, onun yayılmacı politikalarına yasal imkânlar tanımak için kurulmuş olduğudur. En azından son yirmi yıldır bu kanaatimizin tersini doğrulayacak neredeyse bir uygulamaya tanık olmadık.

 

BM, savaşı, soykırımı, zulümleri engelleyen bir birlik olmaktan çıkmıştır. BM egemenlerin dünya politikalarına etkinlik kazandırma organı gibi çalışmaktadır. En son Gazze olayında kendisini, kendi gözetiminde olan okul ve hastaneleri bile koruma iradesi gösteremeyecek kadar aciz ve kişiliksiz bir kurum olduğu düşünülmektedir. Bosna ve Gazze’de soykırım BM desteği ile yapılmıştır. BM’nin özellikle günümüzde içine düştüğü durum, korkutucudur, kuşku vericidir. Şu haliyle BM yanlı, ideolojik tutumuyla dünya barışına hizmet eden değil, dünya barışını tehdit eden bir kuruma dönüşmüştür. Bu sözler ağır mı kaçıyor? Gazze’de yüzlerce çocuğun, emzikle büyümeye çalışan bebeklerin oyuncaklarıyla beraber paramparça edilmeleri ağır kaçmıyor da, vahşeti İsrail’in savunma hakkı gören bir teşkilata karşı benim sözlerim mi ağır kaçıyor?

Bu konularda sonra yine yazalım. Siyonistlerin gözetimindeki bu teşkilatlar bu işleyişleriyle devam ettikçe daha çok konuşacağız.

 

*

Ben asıl bu gidişe dur demenin uzak yakın yollarını aramak üzerine düşünüyorum. Bunları da çok konuşacağız. Konuşmalıyız da. Sivil toplum örgütlenmelerinden siyasi parti ve oluşumlara kadar Türkiye’de ve bütün dünyada bu konularda farkındalık, bilinç ve hareket oluşturmamız gerekmektedir.

 

Artık bir kez daha anlaşıldı ki, olaylar zalimle mazlum, hak ve batıl, iyi ile kötü, dostluk ve düşmanlık arasında cereyan eden bir savaştır. İyinin, mazlumun dini imanı olmaz. Zulüm yapana da mazluma da hangi dinden hangi ırktan olduğu sorulmaz. Geçenlerde kendisini ziyaret eden Yahudi bir iş adamımıza Bülent Yıldırım çok anlamlı bir söz söyledi: “Bugün Gazze’lilerin yerinde Yahudiler olsaydı aynı duyarlıkla onların yanında olurduk” Her bir harfini benimseyerek bu sözün altına imza atıyorum.

 

Ayrıca IHH’yı yaptıklarından dolayı tebrik ediyorum. Bu iyilik hareketinde TİKA’nın, AFAT’ın ve KIZILAY’ın yardımlarını da ayrıca anmak gerekir.

Türkiye yeryüzünün vicdanıdır. Bizler bütün ezilenlerin, zulme uğrayanların hakkını savunmayı bir varoluş meselesi biliyoruz. Ancak söylem bazında kalan temennilerin hayatta gerçek karşılığı olmuyor. Artık gidişatı değiştirecek hamleler yapma zamanı geldi. Hem Türkiye’de hem dünyadaki kamuoyu hassasiyetleri bu alanda kimi pratik girişimleri kaçınılmaz kılmaktadır.

Bu aşamada devlet olarak ve sivil örgütler olarak yapmamız gerekenler var.

 

Filistin, Irak, Suriye, Mısır önemli direniş noktalarıdır.

Bu cephelerden asla geri adım atılmamalıdır. Gazze’de bir an önce ve hızla imar faaliyetleri başlamalı. Tüneller çok daha tesirli bir savunmaya imkân verecek tarzda onarılmalı, tahkim edilmeli, uzatılmalıdır. Bana kalsa tüneller İsrail’in içlerine kadar uzatılmalıdır. İnşallah olmaz ama yine tekrar edecek İsrail zulmü görülmemiş bir şekilde cezalandırılmalıdır. İmkânsızlık insana en akla hayale gelmeyen işler yaptırır. Kassam Tugayları’nın başarısı böyle bir başarıdır. Ve İsrail Siyonistleri, feci şekilde karşılık görmüştür. O, uzaktan fırlattıkları füzelerle parçaladıkları bebeklere karşı çok cesur olan Siyonist askerler, Kassam Tugaylarının özgürlük savaşçıları karşısında hiçbir varlık gösterememişlerdir. Kassam mücahitlerinin varlığını hissetmek bile onların altlarına kaçırmalarına yetmiştir. İşte bunlar bu kadar cesur, bu kadar savaşçıdırlar.

 

Bir şey daha var: İşlediği savaş suçundan dolayı İsrail yargılanmalı; yargılanmasının olu açılmalı, bu konuda ısrarcı olunmalıdır.

Filistinliler asla birliklerini bozmamalıdır.

 

Filistinlileri boğma, İsrail’i rahatlatma girişimi bölgeyi cehenneme çeviren politikaların uygulanmasını gerekli kılıyor. Bugün sistemli ve kasıtlı olarak Irak, Suriye, Mısır kötürüm haline getirilmektedir. Şu IŞİD denen kepazeliğe, iğrençliğe bakınız. İslâm adına ortaya çıkarılmış, ortalıkta kuduz köpek gibi gezindirilmektedir. Tam bir çapulcu sürüsü! Akla hayale gelmeyen zulüm ve katliamlarla bölgede terör estiren bu örgüt, asla İslâmi bir örgüt olamaz. Bırakınız İslâm’ı insanî bir örgüt olamaz. Bu örgütün amacının Müslümanlar arasında keskin, acımasız bir mezhep savaşı çıkarmak olduğu anlaşılmıştır. Bunun yanında bölgedeki azınlıklarla Müslümanların boğazlaşmasının da amaçlandığı bellidir. Bu örgüte karşı Müslümanlar birleşmelidir. Bu vesileyle İslâm kardeşliği sağlam temeller üzerinde hayat bulma imkânına da kavuşur.

 

Dikkat ediniz ne ABD, ne batı ne de BM bu örgütün yaptıklarına karşı etkili, önleyici bir tavır ortaya koymuyor. En saf insan bile bunun neden olduğunu bilir: Bu iğrenç örgüt ABD ve Siyonistlerin amacına hizmet ediyor da ondan. Doğrusu biz onlardan artık hiçbir şey beklemiyoruz. Bu örgütün onların maşası, taşeronu olduğunu da biliyoruz. Hatırlayın bu IŞİD’i ne yapıp edip Türkiye’ye yüklemek, yamamak istediler. Olmadı. Olmayacak.

Vurduğunuz her darbeyle kendimize geleceğiz!  

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 529
Bu Ay : 15959
Toplam : 25217

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom