Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

İNSANLIĞIN SIĞINACAK VİCDANI KALDI MI?

İNSANLIĞIN SIĞINACAK VİCDANI KALDI MI?

 

 

Gazze katliamı 2014’ün en hazin olayları arasında tarihte yerini alacak. Tek hazin olay Gazze değil. Suriyeli kardeşlerimizin yaşadıkları ondan arta kalan cinsten değil. Irak öyle, Mısır öyle.

“Bu uğursuz gecelerin yok mu sabahı?”

Neredeyse yüz yıl önce Mehmed Âkif böyle soruyor, daha doğrusu çığlık çığlığa dua ediyordu. Bir yüz yıl sonra bugün aynı feryadı ediyoruz. Zulmün mahiyeti demek ki değişmemiş. Zulmün değişmeyen mahiyeti, dünle mukayese edilmeyecek tarzda etkin, yaygın teknolojik imkânlarla kesifleşmiş, koyulaşmış.

Göklerden ölüm yağıyor, yerler ölüm püskürüyor.

Hemen yeryüzünün siyasal, sosyal, askeri anlamda tüm sorunlu alanları doğrudan ya da dolaylı olarak Müslümanlarla ilgili, Müslümanları ilgilendiriyor.

Dünyanın eski sistemi, dengeleri içinde Müslümanların yararına işlemiyordu. Ancak hiç olmazsa denge ve denklemler, yine de soluklanmaya, var olmaya imkân veriyordu. İyi kötü dünyanın sizi de duyacak, dinleyecek, sizin de hakkınızı hukukunuzu gözetecek bir işleyişi vardı. İnsanlığın aklı bütünyle çelinmemiş, iradesi çalınmamıştı. Vicdanı hepten körelmemiş, ruhu tümüyle tam manasıyla ölmemişti. “Biz İsrail’in politikalarına karşı politika geliştiremeyiz” diyen kişiliksiz bir dünya yoktu. Yine de ağlayan gözler, zulmü dayanılmaz bir aşamasında bile olsa reddeden insanlar, yöneticiler, siyasiler vardı. Oysa şimdi karanlık bir dönem yaşıyoruz.

 

Bana sorarsanız çağlar boyu yaşanan en öldürücü, en yakıcı, yıkıcı bir karanlık dönem yaşanmaktadır. İnsanlık hangi hesapla olursa olsun, bu karanlık kuşatmayı yarmadığı sürece, ne dışında ne içinde gerçek bir aydınlık bulabilir. Bu zulmün karanlığıdır. Karanlık vicdanları işgal etmiştir. Vicdanlar kapkaradır; hissizdir, duyarsızdır. Göklerden, kayalardan ses gelmekte ve fakat insandan, hususen de siyasi kurumlardan, liderlerden, onların devletlerinden çıt çıkmamaktadır. Genelde bütün bir insanlığın, hususen de kurdukları sistem gereği olarak da Müslümanların acılarına, çığlıklarına bir tepki verilmemektedir.

Dünyaya egemen sistem Müslümanları imha etmek üzerine kurulmuştur. Sistem Müslüman kıyımı yapmak üzerine işlemektedir. Bu dönemin eski dönemlerden bir farkının, çok önemli bir farkının olduğu söylenebilir: Siyonizm. Siyonizm bütün dünyayı esir alalı beri dünya siyaseti özgürlüğünü, vicdanını yitirmiş gözüküyor. Korkudan tir tir titreyen benlikleri sığınacak bir vicdan bulamamaktadır.

Siyonizm, duygusuz, duyarsız bir şekilde kendi amaçlarını gerçekleştirmek için hiçbir insani değeri önemsemiyor. Siyonizm düşmandır, düşmanlık ideolojisidir. O kendisi dışında her şeyin düşmanıdır. Sadece insanın değil, tabiatın, bütün canlıların, yerin, göğün düşmanıdırlar. Onlar Allah’ın düşmanlarıdır. Dünya bu ve benzer ideolojilerin sebep olduğu yıkıma çözüm bulacak kudrette olmalıdır. Ancak gelin görün ki,  bütün bir hayat, bütün bir varlık ve insanlık, kendi çıkarı için akılları donduran zulüm ve katliamlara göz kırpmadan girişen bu zalimlerin, bu Firavunlar çetesinin emrine girmiştir. Dünya kimi ufak tefek çıkarların tehlikeye gireceği korkusuyla bu zalimlerin tahakkümünü kabul ediyor görülmektedir. İnsanlık ortak aklıyla kabullendiği tüm insan hakları ve özgürlük değerlerini yerle bir etmiştir. Akıl, onur, şeref, haysiyeti yerlerde sürünmektedir. Bütün dünya Gazze’de, Suriye’de işlenen kitlesel ve sistematik cinayetlere sessiz, seyirci kalmıştır, kalmaktadır.

Hamdolsun her ne pahasına olursa olsun Türkiye, herkesin sustuğu bir zamanda insanlığın, vicdanın, özgürlüğün gür sesi olarak haykırmıştır, haykırmaktadır. Öldürülen, küçücük bedenleri İsrail füzeleriyle paramparça edilen bebeklerin temiz ruhları adına ve onlardan yana bir duruş ortaya koymuştur.

Duruşumuz bütün dünya mazlumları için umut olmuştur, olmaktadır.

İyi ki Türkiye vardır.

Türkiye bütün mazlumların sığınağıdır.

 

Türkiye bu anlamda değerleri içselleştirmiş, onları samimi olarak yaşama ve egemenlik programı haline getirmiş bir ülke olarak gerçek bir barış havzasıdır. Türkiye insanlığın, gerçek manada var olduğu var olacağı gerçek bir vatan, gerçek bir direniş hattının merkezidir. Türkiye’nin varlığı mazlumların sevinci, umudu demektir. Tersten aynı ölçüde zalimlerin kâbusu, korkulu rüyasıdır.

Biz umut olmaya devam edeceğiz. Zillet içinde yaşamaktansa izzet içinde ölmeyi göze alamayanlar, onurlu bir hayatı hak edemezler. Biz onurlu bir duruşla, onurlu bir hayata talip olduk. Onurlu bir yaşam inşa etme kararlılığında olduğumuz için, bizi kendi boyunduruğuna alamayan Siyonist odaklar, deliye döndüler, dönüyorlar. Şu ya da bu şekilde etrafımızdaki coğrafyalarda programlarını hayata geçirme imkânı buldular. Bizde ise hiçbir darbe planları, Gezi kalkışmaları, Paralel komploları tutmadı, tutmayacak da. Esenlik dolu yarınlara içimizdeki beyinsizlere rağmen ulaşacağız. Bana göre Mossad bağlantılı bir kumpas sonucu MİT tırlarının durdurulup aranmak istendiği operasyona rağmen başaracağız. Nedeni hiç de merak edilmeye değmeyecek açıklıkta bir amaç için istihbarata kafayı takmış bir yapıya rağmen başaracağız. Ve evet, ve kendi insanına olmadık bedduaları sıralayan, ölen İsrailli asker ve çocuklar için yaşlı gözlerle taziye mesajları yayınlayan ama bir kez bile Gazze de paramparça edilen, yakılan çocuklara, kadınlara bir cümlecik dua bile etmeyen aşağılık ruhlara, sefil benliklere rağmen başaracağız.

Tuzağa düşmeyeceğiz

Tuzağa düşürmeyi sevap bilme aşkıyla yapanlara rağmen ve onlar için de.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 445
Bu Ay : 628
Toplam : 628

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom