Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

ESENLİK GÜNLERİNİN SAHİCİ ŞAFAĞI SÖKÜYOR

ESENLİK GÜNLERİNİN SAHİCİ ŞAFAĞI SÖKÜYOR

 

Müslümanlar, bütün dünyada korkunç işkence ve soykırımları da içerecek tarzda sistematik insan hakları ihlallerine maruz kalıyor. Türkistan’dan, Filistin’e kadar Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da Müslümanlar sadece inançlarından dolayı yok edilmek istenen toplumlardır.

Sağlıklı, derin düşünme adına hiçbir kıymeti olmayan boş lafları bir yana bırakalım. Saldırıyı yapanlara öfke duymak gereksiz demiyorum. Ama sadece öfke yeterli değil. Hele öfkenin ümmeti, şuursuz, densiz eylemler içine sürüklemesi asla kabul edilemez. Açıkça söylüyorum, biz böyle bilgisiz, böyle ferasetsiz, basiretsiz olduktan sonra düşmana gerek de kalmaz.

Mevcut algımız, bilgimiz, bilincimiz, kişiliğimiz, bir medeniyeti ihya edecek canlılıkta, verimlilikte değil. Medeniyetinden, irfanından kopmuş, koparılmış yapı, hamasi, şuursuz tepkilerle düşmanın oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Şuursuz heyecan ve öfkemiz, ancak ilimle, bilgiyle elde edilecek başarıların eksikliğini gidermiyor maalesef. İnancında yaşamaya ve yaşatmaya yer olmayanlar, ‘değer’siz varlıklarını, yok etmenin ve yok olmanın çılgın sevinciyle tatmin etme eğiliminde olabilirler. Bu psikoloji, zulmün, oyununu tezgâhlarken piyon olarak kullanmaya en elverişli gördüğü psikolojidir. Oyuna gelmeyi yani kendi kendimizi yok etmeyi bir de Allah için, din için, mezhep için yaparlar. Bu akıl tutulmasını, ruh körelmesini de aşan bir durum.

İyiliklere, güzelliklere talip olmak için neler yapıyoruz? Kardeşliği, barışı, yeni bir dünyayı inşa etmek için ne yapıyoruz? Tez elden bu dünyanın, bu birliğin, birlikteliğin ahlâki, fikri, kurumsal alt yapısını ve örgütünü kurmalı mevcut olanlar güçlendirilmelidir. Eğer bugün IŞİD diye tuhaf, iğrenç bir örgüt İslâm adına cinayetler sergiliyorsa, maalesef bu örgüt bizim içimizden, bizim dünyamızdan çıktı, bizden besleniyor. Demek ki, böyle bir örgütü çıkaran, çıkarabilecek olan, böyle bir örgütü beslemeye, büyütmeye müsait bir bünyemiz var. Sözüm ona İslâm adına ortaya çıkan bu örgüt, sadece Müslümanları öldürüyor. Şii-Sünni çatışması çıkarmak için yangına benzin döküyor. Ve bu örgüt Filistinlilere karşı İsrail’i, Suriye direnişi karşısında Esad’ı destekleyebiliyor. Bu örgütün Siyonist ve ABD kurgusu olduğunu söylemek önemli değil. Önemli olan bile bile bu kışkırtmanın oyununa gelmek. Bütün yaptıkları kâfirlerin işini kaylaştırmakla, Müslümanları zora sokmakla sonuçlanan bu şeytani yapıyı sırf sakalından sarığından dolayı reddedememek dayanılmaz bir seviyesizliktir. İzzetini yitirmiş olanlar Müslümanları korkunç bir zillete çekiyor.

Yaptıklarımızla katillerimizin işini kolaylaştırmak istemiyorsak yeniden ve ciddi manada düşünmek, muhakeme etmek gerekmektedir.

Türkiye devlet ve millet olarak ümmetin en sağlıklı düşündüğü bir merkezdir. Hamdolsun,biz Türkiye Müslümanları, Allah’ın lütfüne mazhar olarak kardeşlik bilincini daha ileri seviyede tesis ettik. Küresel emperyalizmin üzerimizde oynadıkları oyunları fark ettik, önlemlerini aldık, alıyoruz. Bizi çevreleyen olayların bunaltıcı, kahredici etkileri olmakla beraber, Anadolu coğrafyasında da esenlik günlerinin sahici şafağı söküyor. Her birimiz, her bir kuruluşumuz, gönlümüze dolan bu ışıklardan demetler yaparak ulaşabildiğimiz her coğrafyaya aydınlık götürelim. Bir yeni uyanışın, bir yeni dirilişin müjdesini en yakından en uzağa ulaştıralım. Refah hep birlikte yaşanınca çoğalır. Kardeşlik, dayanışma da öyle. Bilgi, kültür, heyecan da öyle, aşk da öyle. Diriliş de direniş de öyle. Varlık ve hayat birlikte bereketlenir. Sıkıcı olaylarla çevrelendiğimiz doğrudur; ancak bütün bir ümmete umut ve örnek olacak gelişmelerin olduğu da yanlış değildir. 

Geride onca acı, hicran ve felaket bırakan yıkımlardan sonra şimdi, bıkmadan usanmadan büyük, köklü bir imar faaliyeti başlamalıdır. Sisifos gibi bıkmadan usanmadan, umutsuzluğa düşmeden, çaresizliği öğrenmeden, çaresizliğe teslim olmadan olmadan. Düşman bizi umutsuzluğa itmek istiyor. Umutsuzluk en öldürücü silahtır. Umutsuzluğa yer vermeyenler varoluşlarını en tesirli bir silahla musallah kılarlar. İmar faaliyeti sadece yıkılan evleri, caddeleri yeniden inşa etmekle sınırlı olmamalı. Mazlumluklar, çaresizlikler, incinmeler ortadan kaldırılmalı. Mahzun bakışlara sevgi, şefkat iliştirilmeli. Ümmet gerçek bir dayanışmayla aklımızı, kalbimizi, ruhumuzu yeniden inşa etmeli. Düştüğümüz, düşürülmek istendiğimiz yerden tekrar ve daha canlı ayağa kalkmamız bütün yeryüzü canilerini cinnete itecektir. Bizler yok edilemeyecek kadar var olduğumuzu göstereceğiz. Onlarsa var olduğumuzu görmenin kahrı içinde yok olacaklar. Aşkın, merhametin, sevginin, günlerin, gündüzlerin katilleri anlayacaklar. Onlar da anlayacak, anlamak zorunda kalacaklar, acımasızca öldürdükleri bebeklerin, kanlarına doyamadıkları kadınların kızların çığlıklarının ne yenilmez bir direnişe güç kattığını.

Bugünden tezi yok neyi nasıl yapmalı diye ciddi bir programı hayata geçirmeliyiz. Devlet, kurumlar ve birey olarak hepimizin sorumluluk alanında var olan, olması gereken çalışmalara hız vermeliyiz. Her birimizin yapacağı bir şey mutlaka vardır. Ve bu halis bu soylu niyetlerle yapacağımız her şey çok önemlidir. Filistin için, Türkistan, Irak, Suriye için yapacağımız şeyler var. Zaten yapıyoruz.

Başka ne yapabiliriz?

Yarın da biraz bu konuyu düşünelim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 102
Bu Ay : 16182
Toplam : 25440

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom