Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

İZZETİ BIRAKTINIZ ZİLLETİN DE KEYFİNİ SÜREMEYECEKSİNİZ

İZZETİ BIRAKTINIZ

ZİLLETİN DE KEYFİNİ SÜREMEYECEKSİNİZ

 

Fethullah Gülen Cemaati tasfiye olur mu?

Bana göre artık cemaat diye bir şey kalmamıştır.

Çok yakın gelecekte hatırlayanı bile olmayacak.

“Vay be” denecek, “bir ara neydi öyle, cemaat diye bir oluşum vardı. Adamlar devlet içinde paralel örgütlenmeye gitmişlerdi. Darbe yapıp devleti ele geçirme aşamasına gelmişlerdi.” Bu kadar hatırlayan olursa iyi. Bu kadarcık bile hatırlanmayacak. Tıpkı Aczimendiler veya Kaplancılar gibi.

 

Peki paralel yapı tasfiye edilir mi?

O da edildi.

Paralel ihanet şebekesine operasyon yapıldığı gün, Gülen’in kartondan kuleleri, gürrüdek çöktü, savruldu. Bu dediklerimin yaşadığımız hayat içinde karşılığını hemencecik göremeyebilirsiniz. Çünkü yaşadığımız günlerin sıcak aktüel etkileri, olayın boyutlarını ve neticesini anlamamıza engel olabilir. Yaşarken hadiselerin gerçek mahiyetlerini anlamak mümkün olamayabiliyor bazen. Bir de şu var; Cemaat de olsa, paralel de olsa insanlarla bir yakınlığınız, dostluğunuz var. Siz tüm samimiyetinizle kalbinizi onlara açmış olabilirsiniz. Hangi konumda bulunursanız bulunun ilişkilerin merkezine öncelikle saf, temiz insani duyguları yerleştirmişsiniz. İlişkiler bir anda kesilmiyor. Etkileşim bir anda olmuyor. Kimileri hatasını bir süre sonra anlıyor, ya da kabul ediyor.  

 

Kardeşiniz bildiğiniz arkadaşınızın size karşı sinsi emeller besleyeceğini aklınızın ucundan geçirmemişsinizdir. Hele bir ihanetle dostluğu yan yana asla getiremezsiniz. Ne çare ki, aslında ‘dostum’ dediğiniz adam da size karşı aynı duyguları besliyor olmakla beraber yukarıdan, emir komuta zinciri içinde bir talimat almış ve sizden başlayarak en yakın çevresini dinlemiş, fişlemiş, hatta kameraya almış, işleyiş içinde onu abisine veya imamına bildirmiştir. Akıl alır gibi değil. Sorsan bunların hiç birini onlar yapmamıştır. Utanmaz sıkılmaz adamlar bütün çirkinlikleri yaptılar, bir de zeytinyağı gibi suyun yüzüne çıkıyorlar. Sanki onlar sütten çıkmış ak kaşık da siz suçlusunuz. Dinlemeleri siz yapmışsınız. İstihbarat teşkilatını siz düşman bellemişsiniz. Devlet sırlarını dışarıdaki odaklara siz servis etmişsiniz.

 

Dış işlerini siz dinlemişsiniz. Açılıma siz karşı çıkmışsınız. Meğer onlar çok dostmuş, memlekette kardeşlik, birlik beraberlik istiyorlarmış da meğer siz bunu engellemişsiniz. Ulan hâlâ televizyonlarınızda saçma sapan, aslı astarı olmayan düzmece hikâyelerle toplumlar arasında kavgayı, savaşı körüklüyorsunuz. Millet kardeşlik diyorken sizler hâlâ düşmanlığın, ateşin, ölümlerin fitilini ateşlemeye çalışıyorsunuz. Şu televizyonlarındaki dizilerinizden iğreniyorum. Kardeşliğimiz onları niçin huzursuz eder anlayamam. İsrail’e karşı öfke, Siyonistlere olan öfke onları niçin huzursuz eder anlamak mümkün değil. Sırf mazlum ve müdafaasız insanlardan yana olduğumuz yani İsrail’in işini zorlaştırdığımız için MİT tırlarını engellemek istediler. Velev ki, içinde silah taşıyor olsunlar MİT tırlarını hangi akla, hangi odaklara hizmet için engellemek istediler? Hiç tereddüt etmeyin, bunlar İsrail Siyonistlerinin yerli işbirlikçileridir. Utanmadan kalkıp bir de hükümeti, özellikle de Hakan Fidan’ı İran ajanı olmakla suçluyorlar. Bu kadar basit aptallıklarla suçlarını gizlemeye çalışıyorlar.

 

Bu kadar çelişki, bu kadar yalan, bu kadar alçaklık ne için? Ve bütün bunları hangi sebeplerle, hangi saiklerle yaparsınız? Hiç tereddüt yok ki, bu yapıyı veya cemaat üzerinden teşkilatlanmış bu hain yapıyı bizim insanımızın masum duygularıyla telif etmek imkânsızdır. Bir de kalkmış Hoca efendileri son kasetinde aklınca masum, mağdur edebiyatı yaparak “Paralel kimse Allah belasını versin” diye beddua ediyor. O ve onlar çok akıllı bizler aptalız ya. O çokbilmiş dangalaklar her şeyi biliyorlar bizler geri zekâlıyız ya.

 

Ben insanın aptal olmasına yanmam. Ancak aptal adam seni aptal yerine koyma edepsiz kurnazlığı içinde olursa, canım mı sıkılır? Hayır, cin ifrit olurum. Bir de feci şekilde acırım. Niçin biliyor musunuz? Bu insanlar maalesef bizim toplumumuzun bir realitesi. Biz bu çok akıllı insanlarla ne ederiz, ne yaparız? Sayıları az da olsa, boş beleş insanlar da olsa, kişilik ve kimlikleri bakımından büyümemiş, olgunlaşmamış da olsalar, sonuçta bunlarla birlikte yaşıyoruz. Çelik çomak oynar gibi adam devletçilik oynuyor. Oynasın daha da ileri gidip Oğuz Atay’ın dediği gibi tehlikeli oyunlar içinde oluyor. İstihbarat oyunlarına bu kadar aleni bulaşarak kurulan oyun, ancak banko dangalakların işi olmalı. Sen bu işleri, bu işleyişi çocuk oyuncağı mı sandın kuzum? Ne yapmak istiyorsun, kime hangi akla hizmet ediyorsun evladım?

 

Şimdi de kalkmış ‘Paralel kimse Allah belasını versin’ diyor. Böyle beddua edince de hemen işin içinden sıyrılacağını sanıyor. Yakında o belayı her biriniz yaşayacaksınız merak etmeyin. Numaradan içten görünmelerle, yumuşatılan üslupla psikolojik etkisi artırılmış söylemlerle milleti kandıramazsınız. Amerika’ya, Mossad’a, CIA’ya sırtını yaslayıp, ondan sonra da bütün bir milleti, hükümeti suçlamanı haklı gösteremezsin. Karşında el pençe divan durmuş, ne söylersen boyun büküp kabullenmeye dünden hazır müritler topluluğu yok. Millet her şeyi görüp duruyor. Şu kepazeliğe bakınız: Adam kendisini esas; milleti, devleti yapay sanıyor. “Nerede paralel varsa Allah belasını versin.” Verecek merak etmeyin. Niye panikliyorsunuz? İddiaların politik, keyfi, afakî olduğunu ortada delil bulunmadığını söylüyordunuz. Delil yoksa, kendinize güveniniz tamsa, devlete karşı bir suç ve örgütlenme içinde değilseniz niye telaş ediyorsunuz? Sakin olun, rahat olun. Bela suçsuz insanları bulmayacak korkmayın. Dürüst olun. Ergenekon soruşturmasından bu yana ne de olsa dürüst olmayı öğrenmiş olmalısınız.

 

Ortak varoluş zeminimizi çökertici eylemler içinde olanlar elbette cezalarını çekecek. Paralelcilerle beraber Siyonistlerin de hayalleri suya düşecek.

Size gönül rahatlığıyla uşaklık yaptırmacağız.

Adam gibi yaşama, adam gibi dost ve kardeş olma onurunu taşıyamadınız.

Memlekete ihanet etmenin alçaltıcı zevkini bile size yaşatmayacağız.

Aldatmanın, yalancılığın, tuzak kurmanın zevkini yaşadınız; bir ihaneti başarmanın zevkini size yaşatmayacağız.

Kardeşlerinize, sizi kardeş bilenlere tuzak kurarak var olma zilletini bile doya doya yaşayamayacaksınız. İzzeti bıraktınız, zilletin de keyfini süremeyeceksiniz.

O nedenle cemaat denen şebeke çökmüştür. Paralel denen şebeke çökmüştür. Sadece Zaman’ın kudretli yazarlarından Hüseyin Gülerce’nin, Gülay Göktürk’ün yazılarına bakın, sadece bunlara bakın, bana hak vereceksiniz. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 140
Bu Ay : 16220
Toplam : 25478

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom