Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

RACHEL CORRIE

RACHEL CORRIE

 

Aliene Rachel Corrie ya da yüreği umutla, insan sevgisiyle, iyilikle, hoşgörüyle dolu yiğit kadın… 21. yüzyılın en gözü pek ve en cesur kızı… 2003 yılından beri adı her anıldığında iyi, güzel, doğru ve hoş olan ne varsa bizlere hepsini birden hatırlatan örnek insan… Filistin topraklarında giriştiği onurlu eylemiyle bizlere mertlik, yiğitlik ve cesareti öğreten kahramanlık timsali… İnsanlığın doğruluk, dürüstlük ve onur âbidesi... Baştan ayağa dürüstlüğün, ahlâkın, erdemin, duyarlılığın, mazlumun yanında olmanın, her kim olursa olsun, gücü ve kuvveti ne kadar büyük olursa olsun, topu, tüfeği, tankı, atom, napalm veya fosfor bombaları ne kadar tahripkâr olursa olsun zâlime karşı sebatla, dosdoğru ve dimdik durmanın sembol ismi… Dünyayı daha iyi, daha güzel, daha yaşanır bir mekân haline getirmenin yollarını arayan ve bu uğurda canı pahasına mücadele veren genç kadın…

10 Nisan 1979’da ABD’de, Washington eyaletinin başkenti Olympia’da hayata gözlerini açtı. Bu şehirde serpilip büyüdü. Okul çağında Evergreen Devlet Koleji’nde eğitim gördü. Mezun olduktan sonra yazar ve aktris olmak istiyordu.

Ancak, kendi memleketine çok uzakta, kilometrelerce ötede olsa bile, dünyanın bir yerinde sistematik olarak devam etmekte olan bir zulüm, bir katliam ve bir soykırım onun hayatını, olay ve olgulara bakışını tamamen değiştirdi…

Paranın, zenginliğin, gücün, silahın, ihtişamın, lüksün ve debdebenin azdırdığı, Batı’nın şımarık çocuğu İsrail’in, öteden beri kendi kaderlerine terk edilmiş mazlum ve kimsesiz Müslüman Filistin halkına yönelik giriştiği hiçbir ahlâkî değer, norm, yasa, hak, hukuk ve sınır tanımayan zulmü, yıkımı, barbarlığa rahmet okutan soykırımı, Rachel’in hassas vicdanını en derinden sızlatmaya, onu ta ciğerinin ortasından vurmaya, yufka yüreğini derinden yaralamaya başlamıştı…

Evet, canı yanıyordu Rachel’in, yüreğini yakıyordu İsrail’in pervasızlığı, mütemadiyen devam eden, hiçbir engel tanımayan katliamları… Bu yüzden o, “Sırf Müslüman oldukları için öldürülen, Allah’a iman etmekten başka hiçbir suçları bulunmayan, yalnız Allah’a iman ettikleri için, evet sadece inandıkları için onları, zulüm ve işkence yaparak cezalandıran” (Krş. Burûc, 85/8); çoluk, çocuk, ihtiyar, genç ve yaşlı demeden yaralayan, kollarını bacaklarını kıran, öldüren, evlerini başlarına yıkan İsrail’in bitip tükenmeyen zulmüne bir nebze olsun karşı durmak için doğrudan olay mahalline, bizzat Filistin’e geldi…

Peki engel olabilir miydi tek başına Rachel Filistinli sahipsiz, kimsesiz, mazlum Müslümanlara reva görülen bu sınır tanımayan sistematik zulme?

Tek başına belki çok zor, hatta imkânsız gibiydi bu barbarlığı önlemek, ama Rachel, İbrah’im (a.s.)’i yakmak için hazırlanan Nemrud’un göğe yükselen devasa ateşini söndürmek için küçücük ağzıyla su taşıyan güvercin ya da hac yolunda “bu halinle hedefe nasıl ulaşacaksın?” sorusuna “ulaşamasam da bu yolda ölürüm ya!” yanıtını veren ayağı topal karınca misali, Filistin halkına reva görülen soykırıma bizzat şâhit olmak, onların yanında olmak, bir nebze de olsa insan kıyımına engel olmak istiyordu…

Rachel Corrie, ABD’nin Irak’ı işgali üzerine, İsrail’in fırsattan istifade Gazze’de büyük bir kıyıma girişeceği ve bunun da ancak bölgeye olan ilgiyi canlı tutmakla engellenebileceğini öngörerek, üyesi olduğu Uluslararası Dayanışma Hareketi (International Solidarity Movement) adına gözlemci olarak Gazze’ye gitmişti. İsrail’in Filistinlilere reva gördüğü insanlık dışı zulme bizzat tanıklık ederken hayret ve şaşkınlığını gizleyemeyen Corrie, Gazze’den annesine gönderdiği bir mektupta “dünyanın böyle korkunç bir hâle gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek ciğerimi dağlıyor, canımı yakıyor anne !..” diye haykırıyordu…

Rachel, 14 Şubat 2003’te Filistinliler’in evini yıkmaya çalışan İsrail buldozerlerine karşı arkadaşlarıyla birlikte eylem yapmış, bu esnada bir buldozer onları hiç kale almadan tam da sığındıkları evin duvarını yıkmıştı. Corrie, ülkesine gönderdiği bir e-postada 14 Şubat’ta Filistinliler’in evini yıkmaya çalışan bir İsrail buldozerine karşı yaptıkları eylem sırasında, buldozerin kendilerini nasıl zorla geriye ittiğini, sığındıkları evin duvarını nasıl üzerlerine yıktığını ve kendilerinin nasıl kıl payı kurtulduklarını hayretler içerinde anlatmıştı.

Ne yazık ki, 14 Şubat 2003’te İsrail buldozerlerinden kurtulmayı başaran Corrie, 16 Mart 2003’te Gazze Şeridi’nde Filistinlilerin evlerini yıkmak üzere harekete geçen bir diğer İsrail buldozerinden kurtulmayı başaramamıştı… Buldozerin, Filistinli bir doktorun evini yıkmasını önlemek amacıyla elindeki hoparlörle uyarılarda bulunan Corrie, yıkım ekiplerini bu alçakça eylemlerinden vazgeçirmeye çalışmış, fakat nafile, başarılı olamamıştır. Üstelik gözü dönmüş İsrail askeri, Rachel’in üzerinden bir kez geçtikten sonra, öldüğünden tam emin olmak için bilinçli olarak buldozeri tekrar gerisin geriye sürmüş, onu ikinci kez ezmiştir. Aliene Rachel Corrie, bu hunharca işlenen katliam sonucunda, 16 Mart 2003 yılında Filistin’de hayata gözlerini kapamıştır…

Corrie, 16 Mart 2003’de Gazze’de barbar İsrail askerlerinin buldozeri altında ezildiği zaman 23 yaşındaydı. Rachel, Filistinli değildi, belki Müslüman da değildi… Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerini açmıştı. Ama o yine de Gazze’deydi. İkinci İntifada’nın başladığı Eylül 2000’den beri binlerce kişinin yaşamını yitirdiği Filistin topraklarında… Evinden, yurdundan edilmiş, kendi topraklarında mülteci kılınmış, kendi yurtlarında parya muamelesi gören mazlumların yanında...

Yüreği hep mazlumlarla çarpıyordu Corrie’nin... Bu yüzden o, hep mazlumlardan yana tavır aldı. O, zulüm kimden gelirse gelsin, ister Hristiyan, ister Müslüman, isterse de kendi dindaşları İsrailli Yahudilerden gelsin, hepsinin karşısında durdu… Corrie, daima mazlumun yanında durmayı yeğledi…

Muhakkak ki, Mü’minler, Yahudiler, Sâbiîler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve âhiret gününe inanıp sâlih amelde bulunanların (hayra ve barışa yönelik iş yapanların) kendilerine has ödülleri olacaktır. Onlar için korku yoktur. Onlar tasalanmayacaklardır da…” (Bakara, 2/62; Mâide, 5/69).

İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımı karşısında duadan başka ellerinden bir şey gelmediğini söyleyenler için Rachel Corrie’nin hayatında büyük ibretler var…

 

mehmetkubat@gmail.com

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 754
Bu Ay : 7459
Toplam : 7459

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom