Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

BUGÜNÜ YARINSIZ MI KAZANALIM?

BUGÜNÜ YARINSIZ MI KAZANALIM?

 

IŞİD’in sahneye çıkmasıyla bölgenin fotoğrafı, en azından fotoğraftaki renkler birdenbire değişti. Beşar Esad’a karşı Suriye’de yürüyen direniş sırasında ara ara sahneye çıkmasıyla tanınan IŞİD, sanki birden var olmuş gibi konu edilmektedir. Bu örgütün Suriye’de Özgür Suriye Ordusuna karşı tutumu beni hep düşündürmüştür. Hâlâ düşünceme bu tutumun etkisinde esaslı bir değişiklik olmamıştır.

 

IŞİD üzerinden olanları ve yapılmak istenenleri anlamaya çalışırken hem bu acı, buruk gerçeği göz ardı etmiyorum hem de bölgenin ne kadar canlı, dinamik unsurlara sahip olduğunu biliyorum. Bu hareketli unsurlar, olayların akışını önceden kestirilmez ölçüde hızlı ve umulmadık noktalara doğru zorlamaktadır. O nedenle statik bir dış siyaset tarzının, bölgenin doku ve karakterine uygun düşmediğini, düşmeyeceğini bilmek gerekir.

 

Her şeyin her an hareket ettiği veya ettirilebildiği bir ortamda, değişmez ilkelere dayalı siyaset tarzı doğru olmaz. Bu tarihsel iddiaları olmayan gündelik siyaset olmaz mı? Hayır. Yaklaşımımız siyasetimizin derinlikten, ufuktan, gelecek vizyonundan yoksun olması gerektiği şeklinde anlaşılmasın. Stratejik ve taktik dengeler iyi kurulmalıdır. Bir anlamda da siyaset budur. Sakin ve çevik. Zamanı iyi okuyan dimağın hareketi ancak başarılı siyaset yürütür. Dünü bugünü okuyan ancak yarını siyasetle biçimlendirir. O nedenle aktif dış siyaset son derece esnek, her duruma hazırlıklı, intikal kabiliyeti yüksek niteliklere sahip olmalıdır. Ayrıca Ortadoğu’da her şey her an başka bir şeye dönüşebilmekte ve her amaç başka amaçlara hizmet edebilmektedir. O nedenle denklem oluştururken, oyun kurarken veya bir oyunda rol alırken bu anlık değişkenler asla göz ardı edilmemelidir. Her şeyin her an değişeceği (taktik) gerçeği üzerinden her duruma zihin ve hareket olarak hazırlıklı (strateji) olunmalıdır. İşte şimdi tam da böyle bir sürecin sıcaklığı yaşanmaktadır.

 

Dün dostunuz olan bugün düşmana, dün zararınıza olan bugün yararınıza dönüşebilmektedir. Bu noktadan hareketle sağlıklı siyasetin değişkenleri olabildiğince kuşatıcı olmalıdır. Türk Dış politikası kimseyi ebedi dost veya ebedi düşman bilmemelidir. Reel siyaset ve faydalar, insanın da yararına olabilir. Başka bir söyleyişle temel hareket noktamız, insan ve onun ihtiyaçları, insan ve onun huzurunu karşılamak olmalıdır. “Hangi insan?” sorusunun cevabı Kürt, Arap değil, Şii, Sünni değil, yalın insan olmalıdır, sadece insan!. İnancı, mezhebi, dili, dini ne olursa olsun, her insan bizim için muazzezdir, gerçek bir değerdir, gerçek bir karşılıktır. Şimdiye kadar Türk Dış Politikası bu vizyonda hassas olmuştur. Doğrusu da budur. Bu vizyon, kısa aralıkta net sonuç alıcı da olmayabilir.

 

Ancak etnik yapılara, marjinal keskinliklere, anlık gerçeklikleri genelleştirmeye dayalı siyasi tutumlar son aşamada iflas ederler, ediyorlar. O siyasi tutumlar geriye varlıklarından kat be kat fazla acılar, ıstıraplar bırakarak terk edildi, terk ediliyor. Bu böyle olmak zorunda. Çünkü hayatın, insanın realitesi bu tutumlarla örtüşmez. Biz varlığın mahiyeti ve özüyle örtüşmeyecek politikalarla, belki anlık başarılar elde edebiliriz, ancak uzun vadeli kazanımlarımız olmaz. Geleceği kaybetmek karşılığında kazanacağımız bugün yoktur, olmamalıdır. varsın bugün sıkıntılı geçsin ama yarınımız kurtulsun. Esad ve Maliki’nin izlediği siyasetler, benzer özellikleriyle işte bu ferasetsizliğin acı sonlarını, sonuçlarını hazırladı.

 

Maliki’ Irak’ta, Esat Suriye’de dışlayan, kucaklamayan, paylaşmayan bir siyaset yürüttü. Türkiye ısrarla doğru bildiğini bu iki ülkeye ve liderlerine tavsiye etti. Ancak farklı şartlanma ve taassupları burunlarının dibindeki hakikati ya da tehlikeyi göremeyecek kadar onları köreltmişti. Taassup insanı köreltir. Taassupla siyaset olmaz. Tamam, IŞİD’in gizli, karanlık bağlantıları vardır. Sonuçta IŞİD itilme, dışlanma, baskı altında tutulma gibi buradaki yanlışlıkların da büyüttüğü, cesaretlendirdiği bir örgüttür. Olanlar, hepten indirgemeci bir mantığın basitliği ile ele alınmasın. Eğer Maliki hayat ve insan gerçekliği temelinde demokratik bir açılım yapmış olsaydı Irak bugün bu sıkıntıları yaşamayacak, daha güçlü, daha huzurlu, belki örnek bir ülke olacaktı.

 

Taassup siyasetini anlamak kolay değil. Türkiye’nin ideolojik taassuplarından, yani keskin kapalı paradigmalarından sıyrılarak sözünü ettiğimiz temelde açılım yapmasının ne kadar hayati bir hamle olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Yarın çok daha iyi anlaşılacaktır.

 

Türkiye’yi çökertmek isteyenler açılım programını baltalamak isteyenlerdir. Açılım bizim asla vazgeçemeyeceğimiz programımız olmalıdır. Ne yapıp edip bu programı başarıya ulaştıracağız. Kardeşlik, özgürlük, demokrasi yaşanılır olduğu oranda bölgede güçlü oluruz. Suriye’de, Irak’ta olup bitenlerin, bizim açılımla elde ettiğimiz kazanımları boşa çıkarma planlarıyla ilgisiz olduğunu kimse söylemesin. Şimdilik karışıklık petrol bölgelerinde olmaktadır. Türkiye bölgenin reel politiğini tarihinden, sosyolojisinden ayrı düşünmeyerek kurmakta, Irak gerçekliğiyle yakınlığını bu zeminde inşa etmektedir.

 

Kuzey Irak Petrolü Türkiye üzerinden akmaya başlamıştır. Irakla ve Barzani ile 50 yıllık anlaşmanın imzalanmasını takiben bu olayların patlak vermesi, petrol pastasına Türkiye’yi ortak etmeyen lobilerin de bir oyunu olmalıdır. Bölge Türkiye’nin motor gücü etrafında toparlanmaya başlamıştır. Türkiye bir cazibe ve çekim merkezi oluşturmuştur. Çekim alanı içindeki ülkeler ve halklar kendiliğinden kurulan ilişkiler, işbirlikleri geliştirmektedir. İşbirliği hayatın her alanında yeni güç odakları oluşturuyor. Küresel kapitalizm bu alanda umduğunu yeteri kadar bulamadığı gibi, özgür İslâmi ve demokrat oluşumları kendine tehdit görüyor. Tehdidi bertaraf etme hamleleriyle başarılmak istenen esas amaçlardan biri de Türkiye’yi durdurmaktır. Gerekirse Şii –Sünni savaşının kıvılcımı yakılmalı bölgenin canlanmaya başlayan bütün unsurları kendi kendilerini bitirmelidir. Bizim için en tehlikelisi budur. Asla bu oyuna gelinmemelidir.

 

Dinle imanla zerre kadar ilgili olmayanların önümüzdeki günlerde hızlı Şii veya hızlı Sünni olduklarını görmek sizi şaşırtmasın. Akıllı olun. Irak’taki, Suriye’deki halkayı biraz daha genişletin, İran ve Türkiye’deki yıkım kimin işine gelir? Bu yıkımın altında kim kalır, kim ezilir; üstünde kim bayram eder? Allah korusun böyle vahim bir durumda İsrail ve Siyonistler ne yapar? Onların kazançlarını bizim zararımıza, huzurlarını üzüntümüze endeksledikleri bilinmeyen bir sır değildir. Onlar ancak bizim ölümüzden memnun olurlar. Bizim diri varlığımız, sesimiz, sözümüz, bildirimiz, tarzımız, yürüyüşümüz onlara sıkıntı verir. Bizim bilincimiz, irfanımız, cesaretimiz, ferasetimiz, kararlılığımız, sabrımız onları deli divane eder.

 

Evrensel şeytanların ittirmesiyle içine girilen savaşı/savaşları kim kazanırsa kazansın, baştan kaybetmiş bir kazanan olacaktır. Harap ve bitap düşmüş bir yurdun muzaffer komutanları, Siyonistler karşısında, para baronlarının karşısında sefil bir çaresizliği yaşarlar. Yaşadıkları sefaletleri zafermiş gibi sevinç çığlıkları atarak kutlasınlar. Peki, ne yapılmalı? Bu soruya detaylı olarak sonra cevaplayalım. Şu gün için yapılması gereken mezhep refleksleri ile değil insani ve reel gerçekliklerle politika sürdürmektir, yapılan da odur. Türkiye şimdiye kadarki politikasından sapmamalıdır. Aşırı duygusal, fevri hareket ve hamlelerden sakınmalıdır. Biz insanın ve bölgenin maddi, manevi zarar görmesini istemeyiz. Şimdi tam da bölgesel güçlerin ve hareketlerin akıllı, şuurlu bir şekilde Siyonist komplolara karşı bütünleşme zamanıdır diye düşünüyorum. Bu bütünleşmenin her zaman her yerde yapacağı bir güzellik mutlaka vardır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 570
Bu Ay : 16650
Toplam : 25908

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom