Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

HIRSIZIN ELİNİ KESİN

HIRSIZIN ELİNİ KESİN

 

Hırsızlık tüm günahların özüdür diyordu yazar Halid Hüseyni “Uçurtma Avcısı” isimli romanında; yalan söylersen bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını alırsın… Bir insanı öldürdüğünde bir hayatı çalmış olursun… Hile yaptığında, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun…

Böyle farklı bir yaklaşım hırsızlığı ve hırsızın aslında neye yol açtığını anlamak açısından önemli bir bakıl açısı içeriyor.

Bunu bir kenara yazalım.

Bizde bir kural vardır, çok konuşulur. Kimi bir gerçeği dile getirmek adına, kimi İslâm’a hakaret etmek için hırsızın elinin kesilmesini, çeşitli ortamlarda dile getirir.

Ne yapar hırsız; çalar. Kendisine ait olmayan bir şeye sahip olmak için gayrı meşru yollara başvurur. Hırsızlığın tanımı da bu olsa gerek. Hırsızlık, sana ait olmayan bir şeye sahip olmak için, gayrı meşru yollarla onu uhdene geçirmendir.

İslâm hırsızın elinin kesilmesini ister. Ayette şöyle denir: “Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir.

İlk olarak fiziki anlamda, onu elsiz bırakmak anlamı üzerinde durulur. Sonra şu soruya muhatap olunur; bu ayetin hükmü ne zaman, kaç kişi üzerinde uygulanmıştır. Veya peygamber döneminde bunun örneği var mıdır?

Ben burada eli güç, kuvvet anlamında alırsam, şöyle desek nasıl olur diye düşünürüm. Kişinin, ona ait olmayan bir şeyi uhdesine geçirmek için kullanacağı tüm yolları kesin. Böylece o, kendisine ait olmayan bir şeye sahip olmak için, elindeki o gücü, yetkiyi kullanamaz olsun.

Dün ve bugün, hırsızlık hep gündemde… Her hırsız kendine ait veya başkalarınca kendisine verilmiş güç ve yetkiyi kullanır. Hırsızlığı önlemek esas olduğuna göre, öncelikle kişide var olan o dürtüleri harekete geçiren, yolları kesmek gerekir. Mesela yetki verilen birinin, kendi kurumunda hırsızlık yaptığı, şimdilerde yolsuzluk diyorlar, söyleniyorsa, ispatlanan bir fiil olmasa bile, onu denetleyip muhtemel hırsızlık da dâhil olmak üzere, kullanma ihtimali olan yolları kişinin elinden almak gerekir. Hırsızlığı ispatlandıktan sonra da yapılması gereken budur. Kişide kendisine ait olmayana ulaşma iştahını harekete geçiren gücü almazsanız, o alıştığı şeyi yapmaya devam eder.

Hırsızın elinin kesilmesinin bir başka anlamı bu olsa gerek.

Hırsızlığa alışmış el kangren olmuş bir uzuv gibidir der Elmalılı Hamdi Yazır. Öyleyse öncelikle o elin kangren olmasına müsaade etmemek gerekir. Hırsızın öncelikle sağ elinin kesilmesi üzerinde durulur. Sağ el aynı zaman elde edilen güç ve kuvvet veya imtiyazlar olarak da ele alınabilir. O kişinin elindeki imtiyazlar elinden alınmazsa, o kişi çalmaya devam eder. Yolsuzluğu sürdürür. Bunu bir alışkanlık olarak sürdürür. O zaman sol eli de kesilmelidir. Fiziki anlamın dışında sol el, imtiyazlardan öte, kendisine takdim edilen makamdan öte başkaca güçler de olabilir. Kısaca fiziki olarak ellerin kesilmesinin yanında, bugün meseleyi bu yönüyle de düşünmek gerekir.

Bu anlamıyla düşündüğümüzde, hırsıza göz yuman, ona o yetkiyi kullandırmaya devam eden yönetici de hırsız kadar suçludur. Üzerinde durulması gereken hususlardan biri de, gerçekleştirilen hırsızlık ortaklığıdır. Bir zincirleme koalisyonun tamamına el atmak ve özellikle halkın ortak malı üzerinde dolanan o ellerin yetkilerini kesmek gerekir ki, hırsızlığa çözüm yolu elde edilebilsin.

Amacım hırsızlık ayeti üzerinde farklı bir tartışma açmak değil, hırsızın elinin kesilmesinin yolunun tek olmadığını anlatmaktır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 277
Bu Ay : 19364
Toplam : 28622

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom