Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

GÖZÜMÜZDEN DÜŞMEK UÇURUMDAN DÜŞMEKTİR

GÖZÜMÜZDEN DÜŞMEK

UÇURUMDAN DÜŞMEKTİR

 

Bu topraklarda yaşıyorsanız, halkı ve yöneticileri ile bir saniye bile gaflete düşmeyeceksiniz. Sağlam olmayan zemine, bir saniye bile gevşek basmayacaksınız. Burası diri, canlı, keskin bir coğrafyadır. Bütün farklı coğrafyaların, iklimlerin buluşma, dağılma noktasıdır.

 

Burada yaşıyorsanız çok yönlü, çok boyutlu olacaksınız. Ağlamayı da gülmeyi de bileceksiniz. Tatlıyı da acıyı da tadacaksınız. Yerine göre çok esnek, yerine geldiğinde çok kararlı. Bu dili, bu tarzı edinememişseniz bu coğrafyada var olamaz, siyaset yapamazsınız. Ülkemizin jeopolitiği iyi değerlendirildiği zaman muazzam imkânlar sağlıyor. Heba edildiğindeyse korkunç sıkıntılarla baş başa bırakıyor. Canlılık, dirilik, kıvraklık, değişkenlik, hareket, sadece coğrafyanın değil, kültürel, tarihsel derinliğimizin, insan unsurumuzun da asıl unsurudur. İyi ki de böyledir. Böyle olduğu için burada gevşekliğe, tembelliğe, uyumaya yer yok. Burada hantal olamazsınız. Vurdumduymaz, ilgisiz, bilgisiz olamazsınız.

 

Başbakanın liderliğinde Ak Parti hareketinin on iki yıldır iktidar oluşu, varlığımızın bu asıl karakterlerine uyumsuz politika ve program izlememesi sebebiyledir. Bu anlamda liderler, insanımızın ana ve toplardamarlarını iyi tutmalıdır. Liderler dediysem sadece siyasi öncüleri kastetmiyorum. Sanatta, ekonomik alanda, kanaat önderlerini de içine alacak farklı kişiliklerden, aydınlardan söz ediyorum. Evet, liderler insanımızın kalbini, ruhunu iyi dinlemelidir.

 

Biz Türkler dost canlıyızdır. Sıcakkanlıyızdır. Sevgi dolu, merhamet sahibiyizdir. Yardımlaşmayı severiz. Ancak bir gerçek daha var: Bir yanımız serin sular gibiyse öbür yanımız kızgın ateş. Bir yanımız barışsa öbür yanımız savaş. Bir yanımız zemheri, öbür yanımız bahar bahçe. Bu varlığın işleyişindeki yasadır. İyiliklere sevgi ve yardım, kötülüklere öfkeye ve engellemeye dönüşmüyorsa orada samimiyet, bilinç var mıdır? Bu toprakların insanı sevgiden, dostluktan, kardeşlikten yana olduğu için hıyaneti, istismarı, yalanı, münafıklığı, komployu kabullenemez, kabullenmedi. O nedenle örgütlenmiş kötülük bu topraklarda başarıya ulaşmak istiyorsa, işini bir hamlede bitirmelidir. Üstelik kötülüğünüzü iyilik arkasına gizlenerek yapmalısınız. Eğer kötü niyetiniz fark edilirse sizi kimse bu insanların elinden kurtaramaz. Kurtulamaz da ne olursunuz? Çarmıha mı gerilirsiniz, uçurumdan mı düşersiniz? Daha kötüsü olur. İnsanımızın gözünden, gönlünden düşmek, uçurumdan düşmekten daha beterdir. İnsanımız yol ayrımına geldiği zaman iyi niyetle destek verdiği insanların kötülüğüne değil, kendine yani iyiliğine döner, oraya sığınır. Değilse iyiliğinin kıymeti kalmaz. O nedenle ülkeyi, milleti veya devleti hedefine alan hareketler işlerini bir hamlede, yani insanımız kullanıldığını fark etmeden bitirmelidir. Değilse bu işler, insanı şişler!

 

Eğer bir anlık gafletimizden yararlanarak darbenizi yaptınız yaptınız değilse darbeyi siz yersiniz. Sözün başında ne dedik; bir yanımız bahar bahçe, bir yanımız keskin bıçak! Bunun başka yolu da, izahı da yok. Bu işte merhamet de olmaz. İnsanımızın sevgi ve merhametine, bol gönüllülüğüne sığınarak, ondan güç olarak, onun sana verdiği imkânlarla, kuvvetle, kalkıp bu insanlara karşı ölümüne hamle yapacaksın. Ne için? Ne için olduğunu işin tepesinde olanlar çok iyi biliyor. Hangi gizli odakların, gizli servislerin, casusluk örgütlerinin çıkarına hizmet ettiğini işin tepesindekiler, yani sözüm ona cemaatin yönetici imam kadroları biliyor. Sonra? Başaramayınca da darbe yapmak istediğinden merhamet dileneceksin. Birinci hamlede hainlik, ikinci hamlede alçaklık var. Ne olursa olsun, kim olursa olsun insan bu kadar aşağılık olmamalı. Düşman bile olsan onurlu, cesur, kişilikli olacaksın.

 

Alttan başlayıp ilçe imamlarına kadar olan saf insanlarımıza benim zaten bir diyeceğim yok. Benim onlarla işim olmaz. Umuyor ve bekliyorum ki, hâlâ kirli, karanlık, bulanık bir yapılanma içinde kullanılıyor olduklarını anlamadılarsa inşallah bundan sonra onlar da anlarlar. Her insanın anlama hızı, yeteneği farklıdır. Anlayacaklar, anlamaları gerekiyor. Uyanmalı, “yanılmışız, yanıltılmışız” demeleri gerekiyor. Değilse çok kötü travmalar onları çarpılmışa çevirecek. Niçin böyle söylüyorum? Bakın işte açık açık söylüyorum; yakında, evet çok yakında dehşet bir operasyon başlayacak. Paralel yapılanma diye isimlendirilen şebekenin siyasi, istihbarat, parasal, cemaat bağlantıları, şantajları, gizli, kirli operasyonları bir bir ortaya çıkacak.

 

Dahası da var. Kestirebildiğim kadarıyla Hrant Dink’ten, Muhsin Yazıcıoğlu suikastına, adam kaçırmalardan, tehditle haraç almalara, Uludere olaylarına kadar birçok organize işlerin perde arkası aydınlanırsa şaşmayın. O zaman sakın şaşırmayın. Başbakanlıktaki böcekler ve Dışişlerinin dinlenmesine, Oslo sızdırmasından, MİT tırlarına, sınavlarda yapılan hile ve adam kayırmalarla mevki işgal etmelere kadar birçok olay ummadığınız bağlantıları ile açıklık kazanırsa, kimsenin kıpırdayacak hali kalmaz. Öyle belgeler ortaya çıkacak ki, şok olacaksınız. Bakın şimdiden söylüyorum. Şoklara hazır olun. Çünkü hâlâ Anadolu’da yıllarını cemaate vermişliğin taassubu ve koşullanması ile bu olup bitenleri kabullenmeyenlerin olduğunu biliyorum. Ama ne çare ki, bu işler böyle.

 

Büyük fırtına başlayacak. Devlet sadece neyi bekliyor biliyor musunuz? Okulların kapanmasını, üniversite sınavlarının yapılmasını. Dedim ya bizim böyle bir tarafımız var. Operasyonların muhtemel uzantıları, etkileri özellikle bu yavrucaklarımızı olumsuz etkilemesin diye hassasiyet gösteriliyor. Devlet çok da fazla acele etmiyor. Hele panik asla yok. Çünkü 17 Aralık ve 25 Ocaktan sonra bunlara hafif bir dokunuldu. Şöyle kimi personelin yerleri değiştirilerek sadece tozları alınınca iki şey oldu. Bir yandan aralarındaki irtibat ve zincir kopunca operasyon kabiliyetlerini kaybettiler, diğer yandan da örgütte çözülmeler başladı. Çözülenler muazzam itiraflarda bulundular, bulunuyorlar. Korkunç belgeler geliyor. Yani “Bir imparatorluğun çöküşünü hep beraber izleyeceğiz” diye gözleri parıldayan Riccardone’nin bağlı olduğu yapıdan da destek aldığı anlaşılan şebeke çöktü. Şimdi Ricci bavulunu hazırlamakla meşgul. Yani unutamayacağı son ibretlik film olarak, paralel yapıyla birlikte kendi çöküşünün filmini izliyordur. Umarız dersini almıştır. Bizimkiler de olanlardan ders çıkarmalıdır.

 

Sonuç: Paralel yapıya dönük operasyon Türkiye’nin seçim gündemi ile ilgili olmayacak. Ayrıca 30 Mart seçimlerinde verdiği destekle hiçbir yarar sağlamadığı partilerden ve diğer örgütlerden de yardım göremeyecek. Artık cemaat yapısını çoktan yitirmiş örgüt içinde iyi niyetle var olan kardeşlerimize gelince, olanlar onlar için de acı bir ilaca dönüşebilir. Bu kendilerini arıtmanın, gözden geçirmenin imkânına dönüşebilir. Tertemiz içleri ve kalpleri ile diğer kardeşlerine ellerini ve gönüllerini açmanın imkânına dönüşebilir, dönüşmelidir.   

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 552
Bu Ay : 1807
Toplam : 1807

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom