Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

BAŞBAKAN’IN ADAYLIĞI

BAŞBAKAN’IN ADAYLIĞI,

ALMANYA

VE YENİ TÜRKİYE

 

Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte Türkiye’nin siyasi kodları ve siyasi güzergâhı bir aşama daha kaydederek değişecek.

 

Tartışmayı değişen zamanın ve sistemin esas çerçevesi içinde değerlendiremeyenler konuyu şahsileştirerek yetersizliklerini ortaya koymaktan başka bir şey yapmıyor. Gelip gidip Başbakan Erdoğan’ın aday olup olamayacağı, olursa kazanıp kazanamayacağı, kazanması halinde hükümetin ve partinin ne olacağı soruluyor.

 

Kendilerini içinde hazır buldukları gündemi, iyi niyetle tartışanlar yanında, önümüzdeki seçim süreçlerini de sabote etmenin yollarını düşünenler yok değil. Siyasi ve fiili sabotajlar başladı. Sabotaj yapanların kimlerle ittifak içinde oldukları, maksatlarının ne olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Mesele Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok ileride, bir ‘Türkiye’ meselesine dönüştü. Milleti, ülkesi, devleti ve düzeni ile Türkiye. Tarihsel gerçekliği ve güncel ağırlığı, etkisi ile Türkiye! Hangi cepheden, hangi hassasiyetle anlaşılırsa anlaşılsın, meselenin bu önemde anlaşılması yanlış değildir. Evet, mesele Türkiye meselesidir ve seçim, Yeni Türkiye’nin en önemli aşamalarından biri olacaktır. Birileri ne yapıp edip Yeni Türkiye’yi engellemeye çalışabilir. Bizse bütün engelleri aşarak ne yapıp edip Türkiye’nin önlenemez yükselişini sürdüreceğiz.

 

Başbakan’ın Almanya’da Köln’de yaptığı konuşma adaylığını ilan etmesi ve seçim çalışmasına başlaması şeklinde yorumlanabilir.

 

Tam da bu esnada çeşitli bahanelerle Gazi’de terör olaylarının yapılması, sokakları ısıtmak, ateşlemek isteyen kimi odakların harekete geçtikleri anlamına geliyordu. Biz zaman zaman bu tarz çıkış veya protestoların kimseye bir yarar sağlamayacağını söyleyip duruyoruz. Ancak zaten adamlar bizim istediğimiz tarz veya yöntemle bir başarı elde etmek istemiyorlar ki. Ne kadar yıkarlarsa o kadar başarılı olacaklarına inanan çarpılmış ve kandırılmış insanlar var maalesef. Bizim asıl itirazımız, illegal zorlamalarla seslerini duyurmak isteyen örgütlü yapılara siyasi partilerin veya siyasi parti içinde kimi kişilerin destek vermesi. İşte halkımız bunu süzer, analiz eder ve kararını o partilerin aleyhine olacak şekilde verir.

 

Burada siyasi partileri tekrar uyaralım. Partiler, yasal sınırlar içinde ‘daha çok demokrasi’ , ‘daha çok hukuk’ için vardır ve onun için gayret gösterirler. İllegal örgütlere yanaşmaktan medet ummak onların kendi varlıklarını inkâr etmek anlamına gelir. Kendi varlığını hiçleştiren, önemsizleştiren bir partiye halk niçin destek versin? Söyleyin niçin oy versin? İnsanımız, özellikle her seçimde verdiği oyla, partileri yasadışı yollara sapmamaları konusunda uyarmıştır.

 

Anlaşılan o ki, yurt dışında da bu oluşumlara destek verilmektedir. Başta Almanya, bir zamanlar PKK’yı şımarttığı gibi şimdi de mezhebi ayrımcılılığı körükleyerek Türkiye’ye karşı yeni, farklı bir tutum almaya hazırlanıyor belli ki.  Bunun kısa evrede Başbakan’ın Cumhurbaşkanlığını engelleme amacına hizmet ettiği söylenebilir. Biz bütün bunları görüyoruz. Uzun vadede Türkiye’ye zarar verme hesabı içinde olanlar, gelecekte kendileri için hiçbir yarar elde edemeyecekleri bir serüven içine giriyor olabilirler. Anlayana şimdilik bu kadar söz kâfi. Bu konulara belki sonra eğiliriz. Ancak Almanya ‘yanlış’, yanlıştan da önce kendisi için ‘vahim’ sonuçlar doğuracak işler yapıyor. Yanlış yönleniyor, yanlış yönlendiriyor. Bütün bunları niçin söylüyoruz? Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını engellemek için içeriden ve dışarıdan müthiş ama sonucu boş çıkacak hamleler yapılıyor. Bu hamleler ancak yapanlarını mahcup eder. Eğer görme yetenekleri aktifse, daha şimdiden mahcup etmeye başladığını fark etmeleri gerekir.

 

Lafı uzatmadan söyleyeyim: Başbakan en güçlü Cumhurbaşkanı adayıdır. Bu süreç engellenemez. Bunu engellemenin bir tek Abdullah Gül’ü aday gösterme yolu olabilirdi. O da muhalden daha muhal. Muhalefet bu konuda da tıkanmış durumda. Cumhurbaşkanı Ak Parti’den ve Başbakan olacaktır. Muhalefet hiç olmazsa taktik, stratejik bir hata yapmamalı. Adam gibi çıkıp kendi adaylarını önermeliler. Hiç olmazsa oyunu kuralına göre oynayarak kaybetmiş olurlar. Siyasi usul, teamül ve nezaketi elden bırakmamış olurlar. Bu da insanımızdan takdir görmeyecek davranışlar değildir. Ama siz anlayışınızı, Ak Partiden ve özellikle Başbakan’ı Cumhurbaşkanı seçtirmeme üzerine kurarsanız hem çözülür, hem de ağır bir yara alırsınız. Hiç olmazsa 2015’deki genel seçimleri düşünerek duruş yerlerini tahkim etmeliler. Bizden söylemesi.

 

Böyle rezalet olmaz. Cumhurbaşkanının kim olacağına değil de kim olmayacağına dair bir siyaset tarzı, dili, söylemi mi olur mu Allah aşkına. Neden? Başbakan’ın şartları mı uygun değil? Yoksa o şartlardan biri de adayların önceden CHP’nin onayından mı geçmesi. Veya böyle bir yasa mı çıkaralım, ne dersiniz? Diyelim ki, peşinen CHP’nin ve Demirel’in, -hani imini unuttuysanız şu her düdük çalındığında şapkasını alıp sıvışan siyasetçi eskisi Demirel’in- veto etmemesi gerekir? Nasıl, olur mu? Milletin kapılarını ebediyen yüzlerine kapattığı anlaşılan siyasetçi çırakları boşa aranmasınlar. Yol belli, yordam belli. Türkiye’nin gideceği yer belli, menzil belli.

Başbakan Cumhurbaşkanı olmakla Ak Parti’yle başlayan hareket hitamına erecek. Yani devrim tamamlanacak.

 

Cumhur’un başkanını seçtiği gün Yeni Türkiye’nin istikametinde, güzergâh ve yürüyüşünde yeni bir aşamaya girilecek. Yeni Türkiye yenilenen aklı, duygusu, heyecanıyla yeni ufukların, bütün bölgeyi kuşatan yeni ufukların bilinciyle dolacak, donanacak.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 170
Bu Ay : 15600
Toplam : 24858

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom