Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

MADENDE YÜREK YARASI

MADENDE YÜREK YARASI

 

Belki şöyle yazmıştı işçilerden biri; “eşim, çocuklarım, annem-babam ışığım azalıyor, kömürün karası nefesimi esir aldı götürüyor, belki de nefesimi geri alamam artık, haklarınızı helal edin, haklarım helal olsun.”

İlk defa olmuyor bu kazalar. Ülkemizde 1865 yılından beri özellikle madencilikle ilgili iş güvenliğine, kazalara dikkat çeken düzenlemeler yapılıyor. Bilinen bir diğer gerçek, ölüme en yakın çalışma alanı maden ocaklarıdır. Bu bilinir ama ekmek parasıdır, başka yol bulunamayınca oraya gidilir. Muhtemelen, her işe giderken, helallikler istenir.

Ülkemiz ve dünya yıllardır maden kazalarının sonucunu, acılarını bilir. Yasal düzenlemeler yapılır, iş güvenliği yönetmenlikleri hazırlanır. Her iş kolu için bu düzenlemeler vardır. Bazen işveren ihmal eder, bazen çalışan ihmali önemsemez, bazen tüm tedbirler, olabildiğince alınır ama kaza yine de olur.

Karbonmonoksit, metan yerin derinliklerinde sinsi bir katil gibi bekler. Hem zehirler, boğar, hem yanıcı, hem belli bir orandan sonra patlayıcı… Tek bir özellikleri yok bu gazların. Belki alınan önlemlerle etkileri azaltılır. Yeterli havalandırma (temiz hava girdisi,kirli hava tahliyesi), kullanılan malzemelerin exproof olması gibi önlemlerle ve kaçış yolları, sığınma bölgeleri gibi tespitler iyi yapılırsa, olumsuz etkiler en aza indirilir.

Ortak bir bilinç gerekiyor. Öncelikle insan hayatının önemsenmesi, can güvenliğinin ciddiye alınması amacına yönelik, bütün pervasız, lakayt taraflarımızı yontmamız şart. Kendi aracında içtiği sigaranın izmaritini, araç küllüğüne bırakmak yerine, aracın camını açıp, süratle seyreden trafikte dışarı atan ve belki bir aracın döktüğü benzini, lpg’yi tutuşturacağını düşünmeyen tarafımız bu ortak bilinci gerçekleştirebilir mi, elbette hayır!

Bir işyerine ruhsat verirken, işyeri bodrumuna yemek pişirme alanı olarak izin veren, oraya indirilen LPG tüplerini önemsemeyen, muhtemel gaz sıkışmalarını hesaba katmayan bir idari anlayışla ve bir iş sahibi mantığıyla, iş güvenliğine yönelik bir ortak bilinç üretebilir miyiz, elbette hayır! Ben bizzat, bu tür patlama sonrasını inceleyen biriyim. Mesela, Darende’de Ankara’ ya giderken yol üstünde, sahur sonrası patlayan iş yerinin enkaza çevirdiği binayı, Ankara yoluna her gittiğimde hala görüyorum. Sahurdan sonra, tüm müşteriler ve çalışanlar gittikten sonra patladığı için, can kaybı olmamıştı ama gaz sıkışmasının sonuçlarını göstermesi açısından o binayı görmek, iş güvenliği bilinci açısından insanımıza göstermemiz gerekiyor. Resimleri bende hala mevcut…

Maden kazası geride, kapanması zor yürek yaraları bıraktı. O yaralar kapanmayacak, üzeri küllenecek ve unutacağız. O acıyla yaşamaya alışacağız. İşin alışma tarafı bu ama her kazadan sonra yeminler etmemiz, yeminleri yasalara yansıtmamız, cezaları yansıtan yasalardan da önce, iş yerlerine çalışma ruhsatlarını veren ve denetleyen birimlerin çalışmasını sağlamamız gerekiyor.

Acı olan şu; ülke insanı olarak vurdumduymaz tarafımız ağır basıyor. Yasal düzenlemeleri önemsemiyor ve iş güvenliğine yönelik kuralları uygulamak ağırımıza gidiyor. Caydırıcı bir denetleme mekanizmamızın olduğunu söyleyemem. Bazı sıradan konuları aşırı gündemde tutarken, can emniyetine yönelik kurallar konusunda aynı duyarlılığı sergileyemiyoruz. İş yerlerimizde, makinelerin kapladığı alan çalışanın dolaşma ve hareket alanını önemsemez şekilde dizayn ediliyor. Gidip oraya yangın projesi çiziyorsunuz, kaçış yollarını belirlemek mümkün değil, yangın pompalarını, jenarartörü yerleştirecek alan bulamıyorsunuz. Kapalı alanın her metrakaresi, yalnızca makine yerleşimi açısından verimli kullanılmış, iş güvenliği hiç dikkate alınmamış. Ne yapacaksınız, donup kalıyorsunuz. Usulen bir yangın projesi çıkıyor ortaya… İş hacmi ile işyeri alanı arasında dengesizlik gözlemliyorsunuz.

Derdimiz çok, derman arayışımız problemli…

Bir maden yüzlerce insanımızın katili oldu. Bir iş sahibi ummadığı, belki hesaplamadığı bu facia karşısında ne yapacağını şaşırmış vaziyettedir.

Yük ağır ve halk olarak, idari mekanizma olarak, yerel yöneticiler ve meslek grupları olarak, birbirimizi suçlamadan bir çözüm aramamız gerekiyor.

Ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, toplum olarak; verdiği aklı israf etmeden kullanmayı nasip etmesini diliyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 13
Bu Ay : 6718
Toplam : 6718

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom