Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

HAM VE BAYAT HAYALLER

HAM VE BAYAT HAYALLER

 

Paralel yapı ile mücadele nasıl olacak?

Başbakan Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?

Aday olursa başbakan kim olacak?

Önümüzdeki dönem güvenlik, demokratik gelişme ve sosyal huzur bakımlarından nasıl geçecek?

Gündem bu sorular etrafında yoğunluk ve yön kazanıyor.

 

Son sözümü lafı dolandırmadan hemen söyleyeyim: Evet Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hatta 2015 genel seçimlerine kadar Türkiye’de olaylar eksik olmayacak.

 

Türkiye’yi istikrarsızlaştırarak, gererek bir kazanç elde etmek isteyenler az değildir. Onlar bu oyunları tezgâhlayarak bir yarar elde edemeyeceklerini gördüler, yine görecekler. İşin kötüsü daha doğru çirkin olanı hangi hesaplarla yapıldığını anlayamadığım sebeplerle muhalefetin bu çirkinliklere çanak tutmasıdır. Gezi olaylarında böyle oldu. 1 Mayıs Taksim ısrarında özellikle CHP’nin benzer bir tutum takındıklarını gördük.

 

Yüz defa söylediğimiz, bin defa yararı olmadığı test edilen bu tür olaylar karşısında muhalefetin uslanmaz tavrı onların iktidar iddiasında olmadıkları şeklinde anlaşılmalıdır. Demokrasilerde muhalefet, düzenin mantığı ve işleyişi adına iktidarlardan daha önemlidir. Sandığa değil sokağa yönelen muhalefet kendi varlık nedeni ile çelişkiye düşer. Geçici bir süre belki marjinal odaklarla beraber kimi bastırılmış, kimi nostaljik heyecanlarını duygu düzeyinde yaşarlar. Belki yalancı bir hayalin doyumuyla kendilerini avuta da bilirler. Ancak çıkarını ve huzurunu, güvenli, genel demokratik arayışta gören halk, sizi her defasında seçenek dışı bırakır.

 

Bu eylemlerin çoğu maalesef dışarıdan örgütlenen karanlık, bulanık kalkışmalar olabilmektedir. Onlar Türkiye’yi ne kadar huzursuz ederlerse o kadar kazançlı olduklarını sanma bedbahtlığı içinde olabilirler. Türkiye meyve veren bir ağaç ve bu ağaç taşlanmaya devam edilecek. Bu süreçte muhalefetin aklı varsa hiçbir zaman yasadışı ve antidemokratik oluşumlara ödün vermemelidir. Değilse şimdilik olgunlaşmamış heyecanlarını tatmin etseler de milletin uzun erim ve amaç gözeten feraset ve beklentisi içinde kendilerini itibarsızlaştırır, tüketirler. Bu tespit BDP için de MHP için de CHP için de geçerlidir. Üstün siyasi performans bir tarafa, hiç olmazsa ham veya bayat hayaller peşinden koşulmasın! Bu kadar basit.

 

Türkiye her geçen gün demokratik kazanımlarını çoğaltmakta, zenginleştirmektedir. Türkiye’de seçimlerin nasıl yapılacağı, kimlerin aday olup olamayacağı bellidir. Bu minval üzere Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Cumhur, başkanını seçecek. Olay bu kadar net ve yalın. Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olamayacağına dair tezviratlar, muhatap alınmayacak düzeysizlikte boş lakırdılardır. Peki, o makama başbakan değil de kim aday olabilir? Meselâ Kılıçdaroğlu olabilir mi? Ona itiraz etmezler. Haşim Kılıç’a dünden razılar. Yani? Yani her zaman yanılgıyla sonuçlanan hesaplarından birini yine dayatıyorlar. Dün de Sayın Abdullah Gül için benzer saçmalıkları dillendirip durmuşlardı. Şimdi o dönemin zorluğu da yok. Halk sandığa gidecek ve başkanını seçecek. Bu kadar net, bu kadar açık. Halk kimi isterse onu seçecek. Şimdiden niye gocunmaya, kaşınmaya başladınız? Efendim başbakan sertmiş! Tamam, sen yumuşak aday göster. Başbakan kutuplaştırıcıymış. Tamam, sen kuşatıcı aday göster. Yerel seçimlerde bile %46’ya yakın oy almış bir partinin genel başkanı aday olmayacak da kim olacak? Deniz Baykal mı? Kamer Genç mi?

 

İnsan biraz dengeli, ölçülü lâflar eder. Ben bu karşı çıkışlara cevap mahiyetinde kimi şeyler söylerken bile inanın rahatsız oluyorum. Bunlara kalsa her türlü kurumların, kuralların dışında bir “Belirleme Heyeti” kuracaklar. Düşünün, başında da Kılıçdaroğlu. Yanında Gürsel Tekin. Kimin başkan olacağına, olmayacaklarına karar veriyorlar. Emredersiniz. Siz nasıl onaylar, kimi veto ederseniz baş göz üstüne. Ne de olsa sizin öteden beri kendinizde ayrıcalıklı bir hak olarak gördüğünüz mümtaz seçkinciliğiniz, size, halkın iradesi üzerinde her şeyi belirleme keyfiyeti de kazandırıyor. Bunlar galiba kendilerini yüz Türk büyüğü arasında görüyorlar. Halk da her defasında bunları küçülttükçe küçültüyor.

 

Bu seçimde kim aday olacak? Bilemem. Başbakan henüz adaylığını açıklamadı. Onlar eğer biraz siyaset biliyorlarsa, başbakanın aday olamayacağı yönünde gürültü çıkarmak için gösterdikleri çabanın yarısını, kendi adaylarını belirlemek için göstermeliler. Ama bu feraset, bu basiret nerede bunlarda. Bunların aklı olmazlıklar üzerine çalışıyor olmalı. Olur çerçeveler içinde değil, olmazlar içinde milleti, yasaları ve en çok da kendilerini zorluyorlar. Zorluyorlar da ne oluyor, giderek kendi ağırlıklarını, hantallıklarını, yanlışlıklarını bile taşıyamaz oluyorlar.

 

Peki, ne olacak?

Ne olacak, vakti zamanı geldiği zaman Türkiye şıkır şıkır Cumhurbaşkanını seçecek. Saatlerimiz tıkır tıkır çalışmaya devam edecek. Başbakan Cumhurbaşkanı olur veya olmaz. Onu bilemem. Ama bildiğim Türkiye’nin siyasi birikim ve tecrübe anlamında artık çok dinamik bir ülke olduğudur.

 

Göreceksiniz bu süreç, her şeye, her engelleme, tökezletme çabalarına rağmen, rahat geçilecek. Sonunda kazanan yine Türkiye olacak, insanımız olacak.

Peki ya CHP? Ya muhalefet? Ülke ve millet gerçekliğiyle tersleşmek için ısrar eden yapılara karşı ne diyelim? Ne denir?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 288
Bu Ay : 17949
Toplam : 27207

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom