Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

MİLLETİN DESTEĞİNDEN MEMNUN MUSUNUZ?

MİLLETİN DESTEĞİNDEN MEMNUN MUSUNUZ?

 

30 Mart seçim sonuçları, Ak Parti ile gerçekleştirilen Yeni Türkiye’den bir adım, bir santim bile geriye gidişin mümkün olmadığı kararlılığını beyan etmiştir.

 

Millet bugünümüze ve yarınımıza kast etmek isteyen hain planlara, planlayıcılara, sinsi ittifaklara karşı güçlü bir mesaj vermiştir. Genel seçim havası içinde olmasına rağmen yine de meseleyi yerel seçim ölçeğinde düşünmek gerekir. Ayrıca seçimin Ak Parti hükümetinin de oylanması anlamına geleceğini söyleyenler, kelimenin tam anlamıyla bozguna uğramıştır.

 

Ak Parti zafer kazanmıştır. Daha doğrusu millet Ak Parti ile zafer kazanmıştır. Seçimi ‘savaş’, ‘zafer’ gibi kelimelerle düşünmek istemem. Ne var ki bu seçimlerin milli varlığımızı hedef alan saldırılar ortamında yapıldığını biliyoruz. Bizim için değil belki ama kimi uluslararası veya uluslarüstü karanlık odaklar, bize karşı bir savaş yürüttüler, yürütüyorlar. Kazandırmak umuduyla planlarına yerli ortaklar da bulmuyor değiller ne yazık ki. Parti, dernek veya cemaat; nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, Türkiye’ye kaybettirmek üzerine kazanılmış bir zafer kurgulamayı hangi onur, hangi vicdan kabul eder? Biz ‘Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız’ diyoruz, onlarsa kazanmak için Türkiye’ye akıllara ziyan kayıplar vermede tereddüt etmiyorlar. Evet, o nedenle bu seçimle milletin kazanımı gerçek bir zaferdir. Çünkü bir savaşın en önemli hattı kurtarılmış, en önemli cephesi düşürülmüştür. Şimdi bulanık, müstehzi, sinsi gülüşleriyle Richardone, kendilerine bel bağlayan işbirlikçileriyle bir imparatorluğun çöküşünü keyifle izleyebilirler.

 

Başta Başbakan olmak üzere Ak Parti’nin bütün lider ve yönetici kadroları, illerden ilçelere kadar tüm ana ve ara kademeler, sonuçları değerlendiriyorlar. Kimse tereddüt etmesin ki, eğer bu seçimler genel seçim olsaydı tek tek CHP, MHP, BDP veya onların Pensilvanya tezgâhında kurdukları ittifaklar, daha korkunç daha sefil bir yenilgi alacaklar, paramparça olacaklardı. Şimdiden çatlamalar başladı bile. Eğer ortaya çıkan sonucu akl-ı selim ile kritik edemezlerse, yetmez, kritikten ders çıkaramazlarsa, ilk seçimlerde tuz buz olacaklarını söylemek kehanet olmayacak. Niçin? Niçin olmasın bu Türkiye’nin realitesidir. Türkiye’nin meseleleriyle örtüşen çözüm önerileri, programları yok. Türkiye bol gönüllülüğü, müsamahakâr tavrı ile bunları siyaset alanında tuttu. Bu tutum onlara imkân ve toparlanma fırsatı vermek içindir. Şimdiye kadar kendilerine tanınan kredileri sorumsuzca tükettiler.

 

Yanlış hesap yaptılar. İki buradan gelir, iki de şuradan, iki de cemaatten; sonuç altı eder dediler. Oysa o ikiler denklemde artı olarak değil eksi olarak yer aldı. Var olan potansiyellerini de erittiler. Kılıçdaroğlu veya Bahçeli siyasette iki kere ikinin dört etmediğini bilmiyorlarsa, bu işte fazla ısrarcı olmasınlar derim. İki kere ikinin çarpım etkisi, bir araya geldikleri siyasi koşullara, koşulların oluşma samimiyetine bağlıdır. Öyle zorlama koşullarla, zorlama evliliklerle gönüllü beraberlikler olmuyor. Bir kişi bir sebeple buraya geliyorsa aynı sebeple iki kişi de gidiyor.

 

Hem sonra partiler, kendi kitlelerini, siyasi pazarlıklar, tüccarca hesaplar ile buradan oraya aktarılabilen yekûn gibi görmemeli. Tabir belki kaba olacak ama hiçbir partili kitle, mal da değildir, köle de. Bunun böyle olduğu tutmayan hesaplardan anlaşılmaktadır. CHP MHP’yi destekledi. Şu işe bakın. ‘Sen niye partisin?’ diye sorarlar adama. Parti üyeleri “Benim oyum senin babanın malı mı ki benim üzerimden hesap yapıyorsun, irademi başka partiye, üstelik hazzetmediğim partiye pazarlıyorsun?” diye sorar. Sordu da. Buna mukabil MHP de CHP’yi destekleme kararı alıyor. Oh ne güzel. Yani Ak Parti Karşısında ilke, doktrin, kural, ahlâk, çizgi gözetmeksizin birleşiyorlar. Ak Parti kazanmasın da kim kazanırsa kazansın. Ne büyük bir handikap. Belki sıfır çektikleri bugünkü sonuçlarıyla değil ama önümüzdeki seçimlerde ne büyük, ne sıkıntılı bir çıkmaz içine girdiklerini daha feci anlayacaklar.

 

Siz kendi üyenizi başka partiye yönlendiriyorsanız, evvela onlar üzerinde inandırıcılığınızı yitirirsiniz. Zamanla gönül bağı kaybolur. Partili olmak biraz böyle bir bağ, bir aidiyet kurmayla mümkün oluyor. Bu sizde bir kimlik bunalımı, kimlik erimesi, aşınması oluşturur. Çünkü bağlar gevşer, aidiyetler zayıflar.

 

Bana kalırsa madem arada sınırlar kalkabiliyor, madem bu kavgasını verdiğinizi söylediğiniz ilke ve doktrinlerin pratikte bir karşılığı, geçerliliği kalmamıştır, o zaman kurumsal olarak birleşin daha iyi. Tabelalardan başka bir farklılık kalmadı nasıl olsa. Böyle dolambaçlı yollara sapmayın. Milleti de aldatmayın. Böyle kıt akıllı, popülist bile olmayan basit çıkarcılıkla geldiğiniz, geleceğiniz yer işte burası, buraya kadar. Millet bu tutumlara müsamaha gösterir mi bilemem. Ancak böyle devam edenler, bugünden tezi yok artık pılını pırtısını toplamaya bakarsa bence çok iyi eder. Bugünden itibaren milletin size verdiği krediler bütünüyle tükenmiş gözüküyor.

 

Milli varlığımızı çökertmeyi amaçlayan saldırılara alkış tutacaksın, bu amaçla bütünlüklü darbe girişimlerinden medet umacaksın, olmadık ittifaklar yapacak, seçmenini satacaksın; siyaset sandığın bu tutumun da desteklenmesini bekleyeceksin.

Alın size destek.

Yanlışta birleşmek insanı haklı kılmıyor.

Haksızlıkta birlemek insanı güçlü kılmıyor.

Millet haklı olanı yalnız da güçsüz de bırakmıyor, destekliyor.

Nasıl milletin desteğinden memnun musunuz?

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 502
Bu Ay : 2705
Toplam : 2705

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom