Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

HAYATI OYUN CİDDİYETİYLE KAVRAMAK!

HAYATI OYUN CİDDİYETİYLE KAVRAMAK!

 

Şimdi serinkanlı olup tekrar düşünelim.

Olaylar göründüğü, daha doğrusu yayın kuruluşlarından bizlere yansıyan gibi değil. Olanlar tamamen bir kurgu ve mizansen.

Bir konuda herkes bir şey biliyor da sadece devlet mi bilmiyor?

Hayır.

Hele herkes bir şey biliyor da sadece MİT bilmiyorsa bu zaten fecaat.

Bunun böyle olmadığını en çok da MİT’e, Hakan Fidan’a operasyon yapanlar, yaptığını sananlar biliyor. MİT ve doğal olarak devlet, genel anlamda gelişmelere hâkim.

Bu kurgunun, tezgâhın özellikle bu tarafının yani özellikle oyuna gönüllü katılanların çoğu şeyleri bilmemesi, yani bir oyun içinde olduklarını bilmemesi gerekir. Eğer bilirlerse operasyon sahiciliğini yitirir, işin tadı kaçar. Bu işin doğası, kuralı bu! Kendini kaybedercesine katıldığın zaman oyundan zevk alırsın! Oyun, seni sana unutturacak ölçüde sende gerekli hissi uyandırmalıdır. Oyun bu ya bazen kendi bilincinde olman bazen kedini kaybetmen gerekebilir. Böyledir, böyle olur, böyle olmalıdır. Oyun gereği yani rol icabı oldukta sonra,  kendinde olmakla kedini kaybetmek aynı anlama, yani oyunu yazanın amacına hizmet eder.

Oyun ciddi olmazsa yapılan hamleler, inandırıcılığını kaybeder. Gündem gevşer. Ne yapalım ki, ‘Devlet Tiyatroları’nda oyun sandığınızdan da ciddi oynanır. Ve bir oyun size gerçek gözüktüğü ölçüde etkili, başarılıdır. Gerçekliğin böyle bir oyun tarafı, oyunun da böyle bir gerçeklik tarafı vardır. Ve siz onun oyun olduğunu bile anlayamazsınız. Oyun ama çok ciddi. Oyun bittiğinde aktörlerin gerçek kişilikleri sizleri şaşırtabilir. Bir anlamda oyun içinde oyun yaşarız. Ben çok şaşırmışıdır böyle. Eğer varsa biraz sanatçılığım, yazarlığım, bunda asıl pay şaşırmalarımın, hayretlerimindir. Siz şaşırmıyor musunuz? Daha doğrusu şaşırdıklarınız, şaşırmanız gerekenler olmayabilir. Son şaşırmalarınızdan anlarsınız bunu:  Oyunun burasında izleyenlerin şaşırması gerekir. Bu zaten beklenen bir tepki. Oyunun başarısını ise en sonunda şaşırdıklarımıza şaşırdığımız zaman anlayacağız. Tehlikenin hiç ummadığınız insandan geldiğini gördüğümüzde. Ya da hiç beklemediğiz bir anda ve yerde bir çıkış, bir çözüm bir kurtuluş belirdiğinde. Güzel birdenbire çirkine dönüşür. İyi kötüye, doğru yanlışa, sadık haine, mümin kâfire dönüşür. Hesiodos’tan Shakespeare’e, Brecht’e kadar bu böyle olagelmiştir. Niçin? Çünkü oyun!

Biz sahnenin bu tarafındakiler, oyunun asıl geride, kuliste kurulduğunu, tasarlanıp biçimlendiğini her zaman düşünemiyorsak, hatta çoğu zaman seyirci olduğumuzu unuturcasına kendimizi oyuna katıyor, kaptırıyorsak; bu, kurgunun, oyuncuların gerçeğe çok yakın sahiciliğinden kaynaklanır. Bir oyun- hele bu Devlet Tiyatrosu ise- sizde gerçeği aratmayan bir duygu, bir algı oluşturduğu ölçüde başarılıdır. Giderek çoğumuz oyunda olduğumuzu bile unuturuz. Oyun gerçekliğimizi biçimlendirmeye devam eder. Gerçeğimiz adına, gerçeklik adına savunduklarımız, oyunun bizden, bizler üzerinden yansıyan tasarlanış sonuçlarıdır. Belki yıllar sonra bir oyundan çıktığımızı, oyuna getirildiğimizi fark ederiz. İşin ilginç yanı bir oyunda olduğumuzu da size fark ettiren yeni, başka bir oyundur. Bu iş böyledir. Oyun olması, bir hadisenin, gelişmenin olumsuz olduğu anlamına gelmez. Zaten hayat bir oyun değil midir bir bakıma? Bir yönüyle oyun tadında, oyun kıvamında yaşamak belki de hayatımıza anlam katar. Hem sonra çok güzel, çok başarılı oyunlar, kültür dünyamıza, yaşantımıza başta estetik güzellikler olmak üzere, naif değeler duyarlıklar katar.

Aziz dostlar, müthiş başarılı bir oyun sahneleniyor. Delikanlılık zamanlarımda ‘Oyun’ diye bir öykü yazmıştım. Buna benzer bir konu etrafında kurmuştum öyküyü. Demek ki hayatımızda hiç oyun eksik olmuyor, olmamış. Şimdi o öykünün bir başkasını mı yazmalıyım bilmem.

Gerilim hattında bir oyun içindeyiz.

Hepimiz seyirci, hepimiz oyuncuyuz.

Oyun kurucu olarak Türkiye, oyuna tüm ciddiyetiyle hâkim merak etmeyin. Oyunun ciddiyeti sandığımız ilişkilerin çok ötesinde, derininde bağlantılarla hesaplaşma gerçekleştirdiği için önemli.

Türkiye’de olup bitenlerle ilgili yaşamak, insan mecburen zeki yapıyor. Hayatı oyun ciddiyetiyle kavrıyorsunuz. Hayatı oyun ciddiyetiyle kavramak sanatçı olmak gibi bir şey belki.

Yaşadığımız günlerde sanatçıların yetişmesine uygun imkânlar var. Çünkü derin düşünerek, hissederek kavrayacağımız bir oyun oynanıyor.

Yanlış mı duyuyorum?

necmevci@yahoo.com.tr

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 194
Bu Ay : 16274
Toplam : 25532

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom