Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

MİLLET BÜYÜK AİLE

MİLLET BÜYÜK AİLE

-Cemaat için ülkeyi mi batıralım?-

 

Paralel yapı, Türkiye’nin siyasi işleyişini hedef almıştır.

Paralel yapı, Türkiye’nin siyasi yapısını hedef almıştır.

 

Cemaat içinde olan her ferdi aynı yaklaşımla değerlendiriyor veya değerlendirecek değilim. Ben bu vicdansızlığı yapmam. Ancak onlar da kendilerini dolgu malzemesi olarak kullanan yapının hainliğini görsünler artık. Oturup şöyle ciddi bir analiz yapsınlar. Kendilerini aşmaya, kalplerinin kafalarının etrafına örülmüş duvarları yıkmaya çalışsınlar. İdraklerine, anlayışlarına vurulmuş kelepçelerini kırsınlar.

 

Son tahlilde bizden istenen nedir? Bir yol ayrımındayız. İnsanın ömründe böyle bir iki kez yol ayrımı olur. Hayatımızın seçimini yapmak mukadderdir. Şimdi ne yapalım söyleyin? Cemaatin hatırı için memleketi mi batıralım? Cemaatin yaptığı veya cemaat üzerinden yapılan tüm pislikleri temiz mi gösterelim? Cemaati temiz göstermek için iktidarı, Ak Parti’yi mi kötüleyelim? Hayır. Fazla ağır konuşmayayım. Ama artık herkesin haddini hududunu bilmesi gerekir. Kimse kutsalları, manevi duyguları kullanarak millete kötülük yapmasın. Ayıptır günahtır. Kimse ne şahtır, ne padişahtır. Ne Mesih’tir, ne Mehdi’dir. Kimse kendini müstağni, arınmış, kurtulmuş görmesin. Arınmış haliniz, şantaj için milleti dikizlemekse vay sizin Müslümanlığınıza, vay sizin insanlığınıza. Kimse kendinde İlahi güçler, ayrıcalıklar vehmederek algımızı biçimlendirme soytarılığı yapmasın.

 

Şimdi söyleyin ne yapalım?

Muhterem hoca efendi hazretleriniz için hükümeti mi düşürelim? Hâlâ taassupları gözlerini kör etmiş kimi arkadaşlarımız cemaati savunuyor. Savunsunlar; bu doğal. Hatta insan mümkünse bir dernek, bir cemaat bir parti içinde faaliyet göstermelidir. Ancak bu cemaatlerin etki ve yetki alanı millet çıkarını zedelediği anda biter. Bitmez diyenleri bu millet bitirir. Hiçbir cemaat Türkiye aleyhine planların bir parçası olamaz, o planlara hizmet edemez. Hizmet dedikleri meğer millet düşmanlarına hizmetmiş! Evde, mahallede, çarşı pazarda arkadaşımız, kardeşimiz olan şakirt bilemese de bilmeye yanaşmasa da bu hizmet meğer CIA’ya, Siyonizme hizmetmiş! Hiçbir cemaat ihanet şebekesine dönüşemez.

 

Bizim iyi niyetle, kardeşçe bağlanışlarımızı hain emellerine sonsuz teslimiyetimiz şeklinde anlayanlar, fena yanılıyorlar. Bu millet Allah ile aldatılamaz. Bizim evlatlarımız sandığınızdan da fazla feraset ve basiret ehlidir. Kalp ve gönül gözleri açıktır. Arkadan vurucuları, gâvur kayırırcıları tanımakta ustadır. Hem bizim insanımız hatasında ısrar da etmez. O kadar yoz, yobaz, o kadar odun değildir. Bunu bir kez daha görüyoruz. Bunun böyle olduğunu yani insanımızı ağlayarak, sızlayarak, suret-i haktan gözükerek daha fazla aldatamayacaklarını onlar da anlayacaklar. Feci şekilde anlayacaklar. Feci şekilde demem maskelerinin düştüğünden, düşeceğinden değil, dişlerinin, tırnaklarının söküleceğindendir. Hiç yolu yok, bu milletin kalbini, ruhumu sömürmenin, vicdanını istismar etmenin bedelini ciğeriniz sökülerek ödeyeceksiniz. Rezaletin geldiği aşamaya bakınız. Cemaat değil sanki porno şebekesi! Cemaat imamı böyle ananaslı iş takipleri, alüfte veya aşüfte işleri mi takip eder. Binlerce ses ve görüntü kasetlerini Allah’ın hangi ayetlerine göre hazırladın veya hazırlattın ey hoca?Hoca hoca, bu işlerle maksadın(ız) nedir? Sen nasıl hocasın hoca?  

 

Şimdi pırıl pırıl kalpleriyle cemaat içinde yer almış bazı kardeşlerimiz şaşkın. Bu böyle olmamalı diyorlar. Olamaz diyorlar. Elbette olmamalı, elbette olamaz. Bu işin yenir yutulur yanı var mı? Ahlaksız yöntemlerle, ahlaksız bir yolla kalkıp siyaseti dizayn etmenin Müslümanlıkla, millet sevgisiyle ne alakası olabilir? Şantajlarla himmet toplamak, yani haraç almak, olsa olsa mafya hem de tarzı çirkin bir mafya örgütünün işidir. Ama diyor kimi dostlarımız bizim gerçekten hizmetten, iman gayretinden başka amacımız yoktu! Elbette öyle aziz dostlar. Cemaati siz yönetiyor değilsiniz ya! Olanlar sizin duygu ve düşüncelerinizi yansıtmıyor. Siz de biliyorsunuz ki sizler, emir komuta zincirine bağlı olarak zurnanın son deliğisiniz. Kalkıp size ‘bizler CIA ile Mossad ile birlikte çalışıyoruz, biz Vatikan’la birlikte çeşitli karanlık örgütlerle, vakıflarla birlikte çalışıyoruz, bize bunun için destek verin, gönül verin’ mi diyeceklerdi? Bizim asıl maksadımız budur mu diyeceklerdi? Ama şimdi her şey ortalığa dökülmüş, saçılmıştır. Her şey hiçbir başka anlamaya meydan vermeyecek açıklıkta ortadadır.

 

Cemaat, millet düşmanı, İslâm düşmanı şer odakları tarafından kullanılmaktadır. Bu anlaşılmıştır. Milletimiz kirli oyunu, kirli ittifakı, yalanı, ihaneti görmüştür.  Bu yapının CIA ile Mossad ile ilişkileri neredeyse açık seçik ortaya çıkmıştır. Bu yapı doğrudan Türkiye’nin varlığını imha etmeyi hedef almaktadır. Kimse kusura bakmasın, senin cemaatinin amacı için de devletimizi çakalların insafına terk edemeyiz. Bunca yapılanlardan sonra kesin bir kararlılıkla müsamaha sınırının da sonuna gelinmiştir. Artık hem orada hem burada olmaz. Onlarla olup buradan da ilgi ve müsamaha görmeyi beklemek ahlaksızlıktır. Ya orayı ya burayı terk edeceksiniz. Kendinize saygınız varsa, bize saygınız varsa bunu yapacaksınız. Fert fert, grup grup kesin bir karar verip açık bir dille deklere edilmelidir. Dostlara duyurulmalıdır. Değilse sözüm ona cemaat yapısını kullanan paralel devletin veya paralel devleti kullanan cemaat yapısının kararlarına ortak olmuş olurlar. İşte açık seçik söylüyorum, söylüyoruz. Gün safları belirleme günüdür. Gün çamurlu, bulanık, belirsiz ilişkiler kurma günü değildir. Ya yaşadıklarımızdan ve yaşananlardan bir ders çıkararak kardeşliğimizi, dostluğumuzu pekiştireceğiz ya da yollarımız ayrılacak.

 

Yolların ayrılış noktasındayız. Her şeyi konuşabiliriz. Her konuda taviz de verebiliriz. Ama asla Türkiye ve milli irade üzerine pazarlık yapamayız. Bu bizim varoluş meselemizdir. Türkiye bizim ortak paydamız, ortak realitemiz, ortak temelimiz, ortak iklimimiz, ortak sesimiz, nefesimiz, ortak kimliğimiz, amacımızdır. Türkiye bizim canımız, varlığımız, varlığımızın boyutu, zeminimiz, mekânımız, büyük evimizdir. Millet büyük aile, Türkiye büyük evdir. Yani Türkiye bizim varlığımızı büyüten varoluş mekânımızdır. Biz burada varız, burada anlamlıyız. Burada iyi ve güzeliz. Türkiye bizim dayanağımızdır; dayanma, direnme noktamızdır. Türkiye her türlü cemaat ve parti gerçekliğinin üzerinde ve her birimizinkinden çok farklı başka bir gerçekliktir. Türkiye çok başka bir hakikat başka bir bağdır, bağlanıştır. O nedenle ülkemizi çökertmeyi hedef alan hiçbir hareket bizi yanında bulamaz. Tam tersine şiddetli bir tepkiyle karşısında bulur. Türkiye’ye dönük hiçbir hareketin, hiçbir kalkışmanın makul bir izahı, hoşgörü beklentisi olamaz. Başta Hıristiyan ve Yahudiler olmak üzere herkese hoşgörüyle yaklaşan hatta el etek öpenlerin Türkiye’ye müsamaha etmeyişleri çok tuhaftır. Bu öfkenin, cemaatin tabanından kopuk, güdülmüş, politize edilmiş bir kurgunun parçası olduğu düşüncesindeyim. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 104
Bu Ay : 2307
Toplam : 2307

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom