Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

BAŞBAKAN’I YOĞUN BAKIMDAN KİMSE ÇIKARAMAZ!

BAŞBAKAN’I YOĞUN BAKIMDAN KİMSE ÇIKARAMAZ!

 

Adi, çirkin propagandalarla üzerimizde negatif etki yapılmak isteniyor. Moralimizi, psikolojimizi bozmak için olmadık yalanlar gazete, internet sayfalarına, ekranlara servis ediliyor. Zihnimizde algımızda karışıklık, bulanıklık oluşturmak isteyenler, akla hayale gelmeyen yollar, yöntemler deniyorlar: Saldırıyorlar. Yalanla, iftirayla saldırıyorlar. Uydurma haberlerle, montaj kasetlerle saldırıyorlar.

 

Suret-i haktanmış gibi gözüküp şeytanın uşaklığını yapıyorlar. “Bu ahlaksızlıktır, onursuzluktur” demek bile içimden gelmiyor. Bir insanın gizli maksatlarını gerçekleştirmek için yalan söylemesi, onu doğruymuş gibi yayması ne iğrenç bir durumdur. Burada ahlak yok olmuş, vicdan tükenmiş, benlik çökmüştür. Yani burada insani vasat, insani temel kalmamıştır, yıkılmış harap olmuştur. İktidara darbe yapmak, olmadıysa zayıflatmak üzere millete saldıranlar, milletin değerlerini ayaklar altına alanlar, bunları kimi değerlerden hareketle yaptıklarını söyleyebiliyorlar. Bu haliyle onların değerleri değersizlikten başkası olamaz. Değersizlik, hiçlik, çirkinlik onların değeridir. Değilse insani ve İslâmi değerlerin bir santim bile yanında olan kişiler bu iğrençliği yapamaz. Bu yapılanların insanlıkla, Müslümanlıkla ilgisi yoktur.

 

Olanlar, cemaat faaliyetini çok çok ve çoktan aşmış doğrudan çete eylemlerine dönüşmüştür. Siz binlerce insanın mahremine giriyor onları gizli gizli, habersizce ve belli maksatlar için dinliyorsanız, bu yapılanın yenilir yutulur,  tevil edilir bir yanı olamaz. Maksadı bizce belli olmayan dinlemelerinizi hangi İslâm kardeşliği veya insani değer için yaptınız? Bu çirkinliği kimin emriyle, kim için ve nasıl bir sevap umarak yaptınız, yapıyorsunuz? İşi gücü bırakıp, insanların, elde ettiğiniz, etmeye çalıştığınız mahrem görüntülerini şantaj ve tehdit için kullanma çalışmalarının İslâm’da ve İnsanlık değerinde yeri nedir? Bütün bunları sevap işlemek için mi yaptınız? Utanmıyor musunuz? Sizde hiç ahlak yok mu? Edep arlanma, sıkılma yok mu?

 

Diyelim ki adam bir yanlış yaptı (Kaldı ki, tüm çirkin, hain izlemelere rağmen bir şey elde edilemediği anlaşılmıştır), tamam bu yanlış ama sizler bin yanlış yaptınız. Diyelim ki adam bir yanlış yaptı, tövbe eder Allah da affeder. Millet de değerlendirmesini yapar, sandıkta tavrını belli eder. Peki ya sizin binlerce, sistemli ve yabancı ajanlık örgütleriyle birlikte işlediğiniz günahlar iyi mi? Artık bundan böyle sizler alçak ve hainsiniz. Bu çirkinliğe ortak olmak istemeyenlerin ikircikli, kararsız bir tutum içinde olmamalarını söyleyip durduk. Biz tebliğimizi, davetimizi yaptığımıza inanıyoruz. Bunca kepazelikten sonra olayın anlaşılmaz bir tarafı kalmamıştır. Şimdiye kadar iyi niyetle bu yapıya destek verenler kendilerini daha fazla sömürtmemeli, onları çirkinlikleri ile baş başa bırakmalıdır.

 

Ak Partililerin yaptıkları iyi bile olsa kötü, ve fakat sizin yaptığınız iğrençlik bile olsa iyi öyle mi? Böyle mi değerlendireceğimizi sandınız? Nasıl olsa siz kutsal adama, kutsal lidere sırtınızı dayamış, yunmuş yıkanmış adamlarsınız değil mi? Bakın ben size bir şey söyleyeyim, sizin yaptıklarınız her tövbeyle affedilecek cinsten değil artık.

 

Bu süreç içinde biz kime inanacağız?

Hemen söyleyeyim ki, önce size ve sizin kuyruğunuza takılan CHP’ye inanmayacağız. Her zaman olduğu gibi milletin değerlerini hiçe saymayı siyaset tarzına dönüştüren CHP ve diğerleri, bizden asla itibar göremeyecek. İtibarsızlaştırmak isterken itibarsızlaştınız. Hatta alçaldınız, aşağılandınız. Bu alçaklığı kabul etmiyor da gözükmüyorsunuz. Yediğiniz herzelerden pişman gözükmüyorsunuz. Ahlaksızlıkta, sınır ve ölçü tanımamakta, ilkesizlikte birleştiniz. Sanıyorsunuz ki bir şekilde bir araya gelip ortak cephe açarsanız, o cephelerden ortak saldırıya geçerseniz amacınıza ulaşacaksınız. Sanıyorsunuz ki bu kuş beyinli halk(!) sizin aşağılık kara propagandanızdan etkilenecek ve tercihini değiştirecek. Yani sizi tercih edecek. Bakın çok akıllı geçinen, kendilerini akıllı sanan gerçek kuş beyinliler, size bir şey söyleyeyim; bu millet kimi seçecek o kendinin bileceği iş. Her seçimine saygı duyarız. Genel anlamda oyunun rengi ezici bir çoğunlukla belli olmaya da başlamıştır. Ancak bu millet hiçbir zaman ahlaksızlığa, ilkesizliğe, tutarsızlığa, yalana, ihanete oy vermedi. Geri zekâlılar hâlâ mı anlamadınız?

 

Her söylediğiniz yalan çıkıyor. Adeta bir yalan makinesi gibi çalışıyorsunuz. Ve açık seçik ihanet içindesiniz. İnsanımızın oyunu Ak Parti dışında kime verirse vermesi için baskı kuruyorsunuz. Cemaat olarak siyasete bu kadar dalmak, hiç çıkmamacasına içine girmek yanlış ama olabilir diyelim. Bir partiyi destekleme kararınızı da anlarım. Sonuçta millet kendi kararını kendisi verecektir. Yani bizim milletimiz siyasi tercihini kıtalar, okyanuslar ötesinde bir işbirlikçinin emrine teslim edecek kadar basiretsiz değildir. Bu işbirlikçinin “hoca” diye “hoca efendi” diye anılması, kimilerinin nezdinde neredeyse ilah gibi putlaştırılması insanımızın kanaatini değiştirmez. Buna rağmen CIAmat’ın bir partiyi desteklemesi anlaşılmaz bir durum değildir. Ancak bütün siyasi kurgu ve planını Ak Parti’ye karşı yapmak nasıl bir şeydir? Hadi diyelim ki bu da anlaşılmaz değildir. Dün bir haber okudum, Güneydoğu’daki yurt ve kurslardaki kızlara Kuran’a el bastırılarak oylarını BDP’ye vermek için yemin ettirmişler.

 

Şu hale bakın.

Cemaatin düştüğü şu sefilliğe, şu rezilliğe, seviyesizliğe bakın.

Bu zavallılık fotoğrafından sonra anlıyoruz ki, millet düşmanları Türkiye’ye dönük yıkıcı çalışmalarında Ak Parti’ye karşı birleşmiştir. O zaman onların da bilmeleri gereken acı, yakıcı bir realite var: Millet Türkiye’ye karşı ortak cephe kuranlara karşı Ak Parti’de birleşmiştir. Gerçek güç bu birliktelik, beraberliktir. Çünkü bu birlik sele dönüşen duygu beraberliğidir. Bu birliktelik gizli karanlık odalarda ihanet şebekeleri ile kurulmuş sentetik bir birlik değildir. Bu birlik, millet birliğidir. Tarihsel, kültürel, geleneksel derinliğin canlı damarları birleşmiştir. Öksüz de köksüz de değildir. Yürekli, duygulu bir beraberliktir. Akıllı, heyecanlı, cesur beraberliktir. Bu birlik Türkiye’nin birliği, Türkiye’nin beraberliğidir.

 

Yine millet kazanacak, Türkiye kazanacak ve yine onlar kaybedecek. Sadece kaybetmeyecekler, seçim sonrası kesin bir hesaplaşma yaşanacak. Bunların yalanlarla, iftiralarla, yasa dışı ve gayrimeşru yollarla yaptıkları saldırılar cezasız kalırsa, iktidar milletten aldığı yetkiyi kullanamıyor dolayısıyla milletin desteğini hak etmiyor demektir. Bu saatten sonra bunların ciğeri sökülmezse asıl o zaman millet hakkını helal etmez.

 

Geçenlerde Başbakanın yoğun bakımda olduğu yalanını yaydılar. Başbakan da aynı gün ve ertesi gün miting meydanlarında gümbür gümbür konuştu. Dikkat ettim Başbakan gerçekten yoğun bakımdaydı. Hele Malatya mitinginde yoğun bakım doruğa çıkmıştı. Millet başbakanına gözü gibi bakıyordu. Tüm dikkatler onda yoğunlaşmıştı. İlgi onda yoğunlaşmıştı. Yani Başbakan gerçekten milletin yoğun bakımındaydı.

Milletin teveccüh ve ilgisine gereken cevap verildiği sürece Başbakanı yoğun bakımdan kimse çıkaramaz.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 13
Bugün : 401
Bu Ay : 20473
Toplam : 29731

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom