Samet Pelen

Samet Pelen

sametpelen@hotmail.com

BİZİM ASHAB-I KEHFLER

BİZİM ASHAB-I KEHFLER

 

Mağara arkadaşları anlamına gelen Ashab-ı kehf, halk arasında yedi uyurlar olarakta bilinmektedir. Bunlar Hıristiyanlığın ilk yıllarında putperest romanın baskıları sonucu kaçarak bir mağaraya saklanmışlar ve Allahın bir mucizesi olarak uzun bir süre uykuya dalmışlardı. Yıllar sonra uyandıklarında içlerinden birini ekmek almak için kasabaya göndermişlerdir. Fırıncı kendisine sunulan “geçmez akça”yı görünce Romalılara haber vermiş ve bunların ne için kaçtıkları o zaman anlaşılmıştır… O günden sonra dünyadan haberi olmadan, rüya aleminde yaşayan insanları anlatmak için ashab-ı kehf deyimi kullanılmıştır…

 

İslami hareket fıkhında, hareket halinde olmayan bir canlı nefes alıp verse bile ölü kabul edilir. Platon mağara benzetmesinde, İnsanoğlu kendi mağarasında zincirlere vurulmuş, sırtı mağara kapısına dönük bir vaziyette,  hakikatten kopmuş, gölgelere odaklı bir şekilde esir hayatı yaşadığını için, duvarda gördüklerinin zahiri olduğuna ve gerçeğin mağaranın dışında cereyan etmekte olduğuna inanması imkânsızdır diyor.

 

Platon’un bu benzetmesinde: mağara; insanın içerisinde yaşamış olduğu toplumu, mağarada zincirlenmiş insan; toplum içerisinde yaşadığı halde farkındalığı gelişmemiş kişiyi, zincir; bireyi sınırlandıran onun özgürleşmesini engelleyen unsurları gölgeler ise; toplum tarafından belirlenen, sorgulanmamış doğrulara karşılık gelmektedir.

 

Yüzünü mağaranın kapısına çevirmekten aciz, zincirlere vurulmuş birey kendi gölgesini hakikatin kendisi sanmakta, bununla yetinmekte ve gölge oyunu izler gibi eğlenerek oyalanmaktadır. Gerçeklerle yüz yüze gelmek zordur. Güçlü bir iradeye sahip olmayı, yani şahsiyete dönüşmüş bir birey olmayı gerektirir. Oysa esaret, bağlılık rahattır, gerçekleri görmek ışığa bakmak cesaret isteyen bir iştir. Yorucu ve eziyetlerle dolu bir yolculuğun başlangıcıdır.

Peygamberler; insanları içerisinde bulundukları zindandan özgürlüğe çıkarmak için gönderilmiş kutlu elçilerdir. Hz. Muhammed (a.s) Son elçi olduğuna göre, ona tabi olanların onun öğretilerini her daim yaşayarak örnek insan profilini çağlara taşımaları gerekir.

Zindandan çıkışın yolu vahye teslim olmaktır.(Bakara suresi 257). Vahyin inşa etmediği kişilerin gölge olarak kalması, rüyalara, hurafelere inanarak kendi heva ve hevesini ilahlaştırarak, yaşantılarını dine dönüştürmeleri kaçınılmazdır. Topluma “geçer akçe” ile gitmemek ise hüsran ile sonuçlanacaktır.

Unutulmamalıdır ki bu kavga hira mağarası çocuklarıyla, Olympos dağı çocukları arasındadır ve Müslümanlar Kafdağı masallarını bırakıp gerçek olan hira’ya yönelmelilerdir.

Bizimkiler kendi mağaralarında dünyadan bihaber, tutsak hayatı yaşaya dursun; Kuranın bahsettiği Eshâb-ı Kehf, o yiğit insanlar ise şöyle dua etmişlerdi: O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: "Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve bizim için şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla." ( kehf suresi:10) onların bu samimi yakarışları kurtuluşlarına vesile olmuştu.

Oturanların yürüyenlerden daha fazla patırtı ettiği bu zamanda yola çıkanlara, yol alanlara selam olsun. Unutmamak gerekir ki; Ülkemizin yeni bir haçlı seferine maruz kaldığı bu günlerde, “Her an diriliş şafağının esiğinde bulunuyoruz. Sürekli gece, sürekli kış, sürekli ölüm yoktur.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 407
Bu Ay : 16487
Toplam : 25745

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom