Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

KENDİMİZİ AŞMA ZAMANI!

KENDİMİZİ AŞMA ZAMANI!

 

Bu memleketin, bu memleket çocuklarının kalbi, oradaki duygular, hissediş, iman ve samimiyet, dini için her şeyi göze alacak kadar cesur olduğu kadar dini duygularla bile istismar edilemeyecek kadar uyanıktır.

Bize, varlığımıza, düzenimize, huzurumuza karşı kurulan komplo küçük bir komplo değildir. Hesap büyüktür. Oyun büyüktür. Hile büyüktür. Ancak bütün bunlara karşı bizim de kalbimiz büyüktür. Bilincimiz, idealimiz, hedefimiz, rüyamız büyüktür. Kimseyi küçümsüyor değiliz ancak naylondan kimliklerin, kolaj hedeflerin insanı değiliz. Minyatür adamlar, karikatür insanlar olmadık. Anlık sevdaların değil, büyük düşlerin düşüncelerin insanıyız. Bizler müminiz, Müslümansız. İman coğrafyamızın diriltici rüzgârıdır. İmanımız, aşkımız büyüktür. En önemlisi Allah büyüktür. Daha doğrusu büyük olan sadece Allah’tır.

Allah’a inanmış bir kalp küçük olamaz. En az ülkem kadar geniş sevdası, sarar tüm iklimleri. Allah’a teslim olmuş bir benlik teslim alınamaz. Allah’a yürüyen insanın yolu kapatılamaz, yürüyüşü durdurulamaz. Bütün bu duyarlıklar, gerçekler şeytanın dengesini de denklemini de temelden sarsıyor. Onların programlarını bozan bizim asıl bu samimi duyarlığımız. En olmadık yerde, en olmadık zamanlarda hiç hesap edemedikleri refleksler, tepkiler vererek, hiç hesap edemedikleri tavırlar alarak, eylemler yaparak emellerini boşa çıkarıyoruz. Oyunları bozuluyor. Düzenleri yıkılıyor.

Onların hile ve desiseleri belki bizleri biraz sarsar. Belki biraz sendeleriz. Ama asıl sarsılan onların yapıları, dünyaları oluyor. Yatay mı dikey mi, paralel mi eş kenar mı her ne zıkkımsa bütün düşmanca yapıları bizim iman dolu göğsümüze çarpıp orada darmadağın oluyor. Tuz buz oluyorlar. Her boşa giden hamlelerinden sonra yeni bir imkâna kavuşuyor, yeni bir başarı kazanıyoruz. Samimiyet imandandır. Ciddiyet samimiyettendir. Yapay kurgular, bozmak istedikleri doğal dünyamıza daha yaklaşmadan bozulacaktır inşallah. Öyle de oluyor. Her şey ortaya çıkıyor. Ortaya çıkan her bir gerçekten sonra aklımız, bilincimiz büyüyor. Zekâmız, ferasetimiz çevikleşiyor. Aktif, diri, samimi bilincin, daha çıkarsız, daha dolaysız kardeşliklerin insanı oluyoruz. Daha bir içten bağlanışın, katıksız tebessümün fedakârlığın insanı oluyoruz.

Her olan bizim aşkımızı, sevgimizi yani inancımızı artırıyor. Her olan bizi birbirimize daha çok mecbur ediyor. Bizi sokmak istedikleri her dar geçitten, dar koridordan, birbirimizi tutacak ellerimiz daha güçlü, kalbimiz daha sıcak, kucağımız daha geniş çıkıyoruz. Bizi birbirimizden ayırmak isteyen eller felç oluyor. Elleri kuruyor Ebu Leheb’in. Bizi birbirimize kırdırmak, küstürmek isteyenlerin içleri kuruyor. Bizi birbirimizden her itmek istediklerinde aramızda mesafeler kalkıyor. Uzaklaşmıyor, yaklaşıyoruz. Küçülmüyor büyüyoruz. Kardeşliğin mükâfatı ve bereketidir bu yaşadığımız. Gevşemiyor kenetleniyoruz. Uyumuyor uyanıyoruz. Daralmıyor genişliyoruz. Ayrılmıyor birleşiyoruz. Dağılmıyor bütünleşiyoruz. Böylece Rabbimizin gerçek bir lütfü ve ihsanı olarak kardeşliğimiz daha çok pekişiyor. Gerçek kardeşliklerle ödüllendiriliyoruz. Kalbimiz dayanışmayla birlikte büyüyor. Hayallerimiz birlikte sonsuz ufuklara doğru genişliyor. Aklımız, ruhumuz birlikte bir kararlılıkla yüceliyor. Bizi birlikte yok etmek isteyenler, şaşırtıcı bir tecelliyle birlikte muhteşem varoluşumuzu, var olduğumuzu görüyor, gözlemliyorlar.

Dostlar,

Şimdi ucuz, basit hesapların, gönül kırgınlıklarını büyütmenin zamanı değildir.

Dostlar, şimdi gereksiz mahcubiyetlerin, boş benliği azdıran gurura teslim olmanın zamanı değildir. O kör olası gururla beşeri yanılgılarımızı aşılmaz engeller olarak büyütmenin, orada tutuklu kalmanın zamanı değildir. Eğer böyle yaparsak şeytanın oyuncağı oluruz. Şimdi kendimizi aşma zamanıdır. Gerçek ve samimi anlamda ‘İslâm’ diye, ‘kardeşlik’ diye, ‘Millet’ diye, ‘Türkiye’ diye bir davamız bir derdimiz varsa kendimizi aşmamız gerekmektedir. Kendimizi aşmalı ve her türlü grup, cemaat taassubu içinde yanlışlarımızda, saplantılarımızda ısrar etmeyi terk etmeliyiz. Yazıktır, günahtır. Bu inat, bu boş gurur bize yakışmaz.

Ülkemiz ve insanımızın felaketini hazırlamak isteyen komplocu odakların bizleri kullanmaya çalışmaları bile, bizim iyi insanlar olduğumuzun kanıtıdır. Kötüler için, iyiler ve iyilik, kullanıldıkları sürece var ve değerlidir. İyi ama yakın tarihimizde yaşadığımız bunca acı, trajik tecrübelerden sonra, iyiliğin safdillik, bönlük olmadığını, kendilerini akıllı bizi enayi sanan aptallara göstermenin vakti gelmedi mi? İnsan hata yapabilir. Evet, hata yaptık ve Allah bilerek, bilmeyerek işlediğimiz hatalardan dolayı bizi affetsin. Tüm Müslümanlar bize hakkını helal etsin. Biz hizmet diye cemaat diye, hizmet ve cemaat adına köreltilemeyiz. Hiçbir amaç bizi ülkemize ve kardeşlerimize zarar verme noktasına getiremez. Asla! İnanmak bir erdemdir. Ama memlekete ihanet ettikleri aşikâr olan CIA ve Mossad bağlantılı girişimlere yardım etmek de erdem midir? Erdem bu yanlışta ısrar etmemek, kardeşlerimize dönmektir. Biz bunu yapacağız. Yani bize yakışanı yapacağız. İslâm kardeşliği duygularıyla dolu olarak kendimizi, kendi dar dünyamızı aşarak, kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Ülkemizin her alanda ilerlemesini istemeyenler, temiz duygularımızın istedikleri gibi kullanamayacaklarını bilmelidir, bilecekler.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 665
Bu Ay : 15177
Toplam : 24435

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom