Samet Pelen

Samet Pelen

sametpelen@hotmail.com

ŞEYH SAİD KIYAMINDA İNGİLİZLERİN ROLÜ VAR MI?

ŞEYH SAİD KIYAMINDA İNGİLİZLERİN ROLÜ VAR MI?

 

Şeyh Said neden kıyam etti başlıklı yazımı “Tarih yalancılarının mumları da bir yatsıyı bekliyor ve o yatsı çok yakındır.” Sözüyle bitirmiştim. Bu yazım ise; Kıyamın iç dinamiklerle değil de dış mihraklarla ilişkisi olduğu, Musul meselesinin görüşüldüğü sıralarda İngilizlerin kışkırtması sonucu çıktığı iddialarına cevap niteliğinde olacaktır.

Tüm siyasetine İngiltere’nin şekil verdiği, istediği tüm taahhütleri açık veya gizli kabul ettirdiği Ankara yönetimi dururken; İngiltere’nin, şeriat isteyen Şeyh Said ile ne işi olabilirdi? Zira her istediğini yaptırmış olan İngiltere’nin karşısında tak dediğini şak diye yapan ülke durumuna gelmiş bir Türkiye vardı. İngiliz dayatmalarını başı üstüne kabul edenler, şeyh Said’i haksız ve mesnetsiz bir şekilde İngilizlerle işbirliği yaptı diye yaftalaya dursun, İngiliz arşivlerinde araştırma yapan tarihçiler, “Şeyh Said İsyanını İngilizlerin tertiplediği veya desteklediği konusunda bir belge ve bilgi olmadığını belirtiyorlar”. (Prof. Ömer Kürkçüoğlu, sf.310)

Başvekil olarak Şeyh Said isyanının bastırılmasını yönetmiş olan İsmet İnönü bu konuda şunları söylüyor: “Şeyh Said İsyanını doğrudan doğruya İngilizlerin hazırladığı veya meydana çıkardığı hakkında kesin deliller bulunamamıştır. Fakat bundan şüphe edilmiş ve gerekli tahkikat yapılmıştır” ( İsmet İnönü, Hatıralar, sf,465) Benzer bir ifadeyi dönemin Erzurum Milletvekili Rüştü Paşa da yaptığı meclis konuşmasında şöyle ifade ediyor: “hadisede yabancı parmağı olduğunu zannetmiyorum. Çünkü Genç ve Muş memleketin ortasındadır. Yabancılarla temas etmek amacı olsaydı asiler sınıra yakın bir yerde mesela Zaho’ ya çekilip şimdiye kadar tek bir memurumuzun girmediği aşiretlerle birleşebilirdi.”(B. Cemal, Şeyh Sait isyanı, sf. 51)

Hatta Anadolu’daki İngiliz konsoloslukları ise Londra’ya telgraflar yağdırarak, isyanın Irak’a müdahale için bahane olarak kullanılmak üzere Ankara tarafından çıkarılmış olabileceğini ileri sürüyorlardı. (Baskın Oran, Türk Dış Politikası, sf,266) Demek ki İngilizlerde başta Türk milliyetçilerinden şüphelenmiş, isyanı bahane ederek sınıra asker ve mühimmat sevk edebileceklerini düşünmüş, fakat sonradan onlarda işin arkasında Kemalistlerin olmadığına ikna olmuşlardı. Gerek Fransızlar, Suriye’nin kuzeyindeki demiryollarının asker ve mühimmat sevkiyatı için kullanılmasına müsaade etmesi, akabinde İngilizlerin Kemalistlere destek olmaları batılı devletlerin kimin yanında durduğunu göstermesi açısından önemlidir. Çünkü SSCB ve İngiltere, Kemalistlerin öncülüğünde bir tampon bölge görevi görecek Türkiye’ye sıcak bakmışlar ve politikalarını bu minval üzere yürütmüşlerdir.

Türkiye, Musul ile ilgili iddialarını Türkler ve Kürtler dinleri, gelenekleri ve emelleri birdir. Musul, Irak’ın değil Anadolu’nun bir parçasıdır tezi üzerine kuruyordu. (İsmet paşaya göre Süleymaniye, Kerkük ve Musul’un toplam nüfusu 503 bindi; bunun 264 bini yani % 52 si Kürt,147 bini yani %29’u Türk, 43 bini ise Arap’tı.) Şeyh Saîd olayı Türkiye’nin Musul tezine şüphesiz ki büyük bir darbe vurmuştur. Fakat Musul’u onun yüzünden kaybettiğimiz iddiası ise tamamen Kemalistlerin Lozan’daki hezimetlerine buldukları bir kılıftır. Lozan dedim çünkü Lozan’da Musul meselesi çözülememiş ve sonraki süreçte İngilizlerin güdümündeki milletler cemiyeti Musul’u İngilizlere vermiştir. Musul meselesi henüz halledilmeden alelacele halifeliğin kaldırılması Musul, Süleymaniye ve Kerkük’te gerekse Anadolu’da Kemalist kadroya karşı bir güven sorunu ortaya çıkarmış bu durum kıyama giden yolun başlangıcı olmuştu.

Üstat Necip Fazılda da bu konuda şu gerçekleri ifade etmektedir: “Şeyh Said’in İngilizlerin adamı ve müstakil Kürtlük ideali peşinde olduğu çirkin bir yalandır. Öyle olsaydı ilk başarılarının ardından güney istikametinde sınıra doğru sarkar, Irak Kürtleri ve İngilizlerle irtibat kurar ve davasına, gerilerini ve yardım kaynaklarını sağlamış olarak belli başlı bir çevre içinde girişirdi. (…) Bütün bu hadiselerin seyri de gösterir ki, Şeyh Said dış ve yabancı desteklerle alakalı olmaksızın sırf kendi başına ve sadece inancı uğrunda hareket etmektedir.”[ Necip Fazıl Kısakürek, Son Devrin Din Mazlumları, Büyük Doğu Yayınları, 10. Baskı, İstanbul 1990, sayfa 53, 54, 56.]

Bu konuyla ilgili hiçbir somut belge, vesika söz konusu değildir. Konuyla ilgili uğur mumcu gibi Kemalistler, Şeyh’e gönderilmiş bulunan İngiliz silahları kataloğu şeklindeki zayıf iddiadan başka ciddi deliller ortaya koyamamışlardır. İlhan Selçuk gibi yazarlar ise “Şeyh Said ayaklanmasında, cumhuriyetçiler ile şeriatçılar çarpıştılar. Çatışmadaki `etnik´ renk, olayın toplumbilim açısından özünü saptıramaz. Bilimsel yaklaşım, etnik ayrımın da altını çizmekle birlikte, tarihsel dönüşümün cumhuriyetçi-şeriatçı çelişkisini öne çıkarmak zorundadır.”[İlhan Selçuk, Kıyam!, Cumhuriyet Gazetesi, 07 Ağustos 1991, sayfa 2.]diyerek olayı cumhuriyetçi-şeriatçı bağlamında değerlendirmektedir.

Gerek yerli gerekse birçok yabancı yazar, siyasetçi ve bilim insanı gibi, Dr. Yaşar Kalafat da  “Bu konuda çeşitli iddialar ortaya atılmışsa da İngiltere’nin isyandaki yeri hakkında belgelere dayalı kesin bilgiler ortaya konulamamaktadır.” (Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, s. 179) demektedir. Mustafa Kemal bile bu işin bir “karşı devrim girişimi” olduğunu ifade etmişken, Kraldan daha kralcı kesilip işi illa Bir yerlere bağlayarak kıyam önderlerini itibarsızlaştırma politikası kabak tadı vermiş durumdadır. Kaldı ki İngilizler tarihleri boyunca İslamcılarla işbirliği içerisine girmemişlerdir. İngilizlerin bu durumdan çıkar sağlamış oldukları onların olaya destek verdikleri anlamına gelmemektedir.

Tarih yazılmış ve yaşanmış olarak ikiye ayrılır. Onlar kanlarıyla bu tarihi yazdılar. Eğer başarsaydılar kahraman olacaklardı! Ama kaybettikleri için hain ve işbirlikçi yaftası yiyorlar. Lisede öğretilen tarih bilgilerinden yola çıkarak tarihi ters-yüz etmeye çalışanlar beyhude bir çabanın içerisinde olduklarını er geç anlayacaklardır. Ve baştaki sözümü yineliyorum “Tarih yalancılarının mumları da bir yatsıyı bekliyor ve o yatsı çok yakındır.”

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 83
Bu Ay : 16990
Toplam : 26248

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom